Anasayfa > Yazar > Sevgi Üzerine

20.07.2012 Cum, 23:17

Sevgi Üzerine

Reklam

Geçenlerde Erzurum’da meydana gelen bir olay sevgisizlik ve tahammülsüzlüğün son noktasıdır. Saldırıya geçen insanlara şunu hatırlatmayı bir görev biliyorum. Kutsal Kitabımız Kur’anı Kerim’in Bakara suresinde hoşgörünün en güzel örneğini Allah bizlere bildirmektedir. “Dinde zorlama yoktur” Kafirin Suresinin birinci ayetinde Allah “Sizin Dininiz Size, Bizim Dinimiz Bize” derken hiç kimsenin dini inancının diğer kişileri ilgilendirmeyeceğini, birbirimize karışmamamızı , rahatsız etmememiz gerektiğini söylemektedir.

 

Sevmek fedakarlıktır, karşılıksız yapılan iyiliktir, insanlara yaklaşımdır, doğayı korumaktır, hayvanlara zulmetmemektir, hele, hele insanları hep hoşgörüp, onların Allah’ın yarattığı en mükemmel varlık olduğunu kabul etmektir.

Çevremize baktığımızda bu sevgi izlerinin kentimizde, ülkemizde yavaş, yavaş yok olduğunu görüyoruz. İnsanlar birbirlerine şiddetle saldırıyorlar. Hemen her gün bir kadının öldürüldüğü haberi  ile irkiliyoruz. Cinayetler, kapkaçlar, insanları yanıltarak dolandırmalar, aldıkları kötü eğitim sonucu caddelerde hiç çekinmeden ve hoşgörü örneği göstermeden başka insanlara hınçla bakıp onların yaşam hakkını yok edercesine yapılan tehditler ve küfürler…

Güneye baktığımızda yanı başımızdaki ülkelerde devletin kendi insanlarına katliam uyguladığı, kardeşin kardeşi yok ettiği, güçlü ülkelerin işgal ettiği topraklarda yaptıkları zulüm ve cinayetler sevgisizliğin görünümüdür. Bu sevgisizlik ortamında insanların bir arada yaşamaları ve vardıklarını sürdürmeleri gittikçe imkânsızlaşıyor.

Hoşgörünün ve birbirini sevmenin imkansız olduğu yerlerde husumetle birlikte parçalanma ve yok olma vardır.

Ülkemizde Güneydoğu Bölgesinde terör örgütünün kendi güvenlik güçlerini yok etmek için gösterdikleri çaba. Her gün birkaç askerin şehit edilmesi; sevgisizliğin zirveye çıktığı en gaddar şekilde yansımasının bulunduğu olaylar bütünüdür.

Televizyon ekranlarında tartışarak vatandaşı değişik kutuplara gitmeye zorlayan sözde gazeteci ve düşünürlerin birbirlerine gösterdikleri yok edici sevgisizlik, tabanda yerini buluyor ve insanlar hızla sevgisizliğe yöneliyorlar.

Hiç olmazsa şu kutsal Ramazan Ayında daha hoşgörülü ve daha seviden yana olmamız gerekirken birbirimizi yok etmeye ve sevgisizliğin tohumunu kökleştirmeye hızla devam ediyoruz.

Geçenlerde Erzurum’da meydana gelen bir olay sevgisizlik ve tahammülsüzlüğün son noktasıdır. Saldırıya geçen insanlara şunu hatırlatmayı bir görev biliyorum. Kutsal Kitabımız  Kur’anı Kerim’in Bakara suresinde hoşgörünün en güzel örneğini Allah bizlere bildirmektedir. “Dinde zorlama yoktur” Kafirin Suresinin birinci ayetinde Allah “Sizin Dininiz Size, Bizim Dinimiz Bize” derken hiç kimsenin dini inancının diğer kişileri ilgilendirmeyeceğini, birbirimize karışmamamızı , rahatsız etmememiz gerektiğini söylemektedir.

Peygamber Efendimizin en büyük düşmanlarından birisi olan Ebu Süfyan en son ana kadar Müslüman olmadı. Ve Peygambere düşmanca hareketlere devam etti. Müslümanların Mekke’yi fethetmeleri sırasında gelerek yalvardı ve Peygamberimizden af diledi. Onun çevresindekiler Ebu Süfyan’ın yaptığı kötülüklerden ötürü öldürülmesi gerektiğini söylediler. Ama Hazreti Muhammed Af dileyen bu insanı öldürmedi, affetti, bunun yanında da oğlu Muaviyeyi yanından hiç ayırmayarak Vahiy katibi yaptı.

İşte bu hoşgörü ve bağışlama örneğini kendimize örnek almak zorunda değil miyiz?

Sigara içen hanımefendi oruç tutanlara saygısızlık göstermiş olabilir. Ama biz inanmış insanlar olarak ona saldırmak yerine daha hoşgörülü ve dinimizin emrettiği şekilde yanaşarak anlatımlarımızla davranışın yanlışlığını söyleyebilirdik.

Bu sevgisizliğin altında bilgisizlik ve onun geliştirdiği hoşgörüsüzlük ile birleşen saldırganlık vardır, kabul edilemez.

Sevgi ortamına, hoşgörüyü insanlarımızı daha çok sevmeyi ve onları ikna etmeyi her fırsatta söylememize rağmen bunu bir türlü hayata geçiremiyoruz. Bunun nedeni de bence kutsal dinimizin en büyük kaynağı olan Allah’ın sözlerini ihtiva eden Kuranı bilmemek ve anlamamaktır.

Fırsat elimizde iken lütfen herkes Allahın emirlerini öğrenmek için Kuran’ın Türkçe Meallerini her akşam iftardan sonra veya gündüzleri boş kaldığımız zamanlarda okuyun. O zaman sevgi tohumlarının ne kadar güzel gelişeceğini, cahillikle bilgisizliğin yok olacağını, hoşgörünün yerleşeceğini birlikte göreceğiz.

Şunu da belirtmeliyiz ki toplumumuz; okumayan ve araştırmayan bir yapıya sahiptir. Hiç olmazsa bu kutsal ayda okuma alışkanlığımızı Allah’ın Emrini bize ulaştıran Kuranı okuyarak giderelim.

İnanıyorum ve biliyorum ki, önce çevremizde, sonra ülkemizde daha sonrada dünyada sevgi ve hoşgörünün en güzel örnekleri ortaya çıkacaktır.

Allah’ın vermediği yetkiyi kimsenin kullanmaya hakkı yoktur. Her işlenen suçun ve kusurun cezasını Allah takdir edecektir.

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.