Anasayfa > Slayt Haber, Yazar > 29 Ekim

29.10.2012 Pts, 22:48

29 Ekim

Reklam

“Cumhuriyet Fazilettir” sözü cumhuriyetin özetidir. Ülkemize cumhuriyeti armağan eden Mustafa Kemal’in bu özlü sözü tüm rejimlerin en gelişmişi olan cumhuriyeti anlatırken onun özelliklerini de özetlemektedir.

 

Ders kitaplarında anlatılanlar dışında cumhuriyeti kuranların çektikleri sıkıntı ve içinde bulundukları umutsuzluk günlerini hatırlayıp, bize cumhuriyeti armağan edenlere o fedakâr insanlara saygı , sevgi ve bağlılığı hiçbir zaman uzakta tutmamalıyız.

 

 

Bu insanlar Fransa’da , Rusya’da Almanya’da binlerce insanın yok oluşuna sahne olan iç savaşalar sonucu elde edilen cumhuriyet rejimine, hiçbir bedel ödemeden Mustafa Kemal ve arkadaşlarının fedakârlıkları sonucu kavuştuklarının bilincinde olmalıdırlar.

 

 

Kolay elde edilen şeyler değersiz gözükür, çünkü bir emek ve bedel harcanmamıştır.  Uğruna yapılan fedakârlıkları tüm toplum değil, sadece getirilen devrimi gerçekleştirenler yaşamıştır. Onun için toplumun farkına varmadan kavuştuğu değerlerin kıymetini bilmesi de zordur.

 

 

Ülkemizde bu gün yaşananlar anlattıklarımızın bir özetidir. Cumhuriyette vatandaşlık vardır. Özgürlük vardır, iradesini belli etme vardır, sanat , bilim ve sonucunda bağımsız yargı vardır.

 

 

Sultanlıkta vatandaşlık yoktur, sultanın kulları vardır. Kesin otorite egemendir. Kimsenin tartışma ve söz söyleme hakkı olmaz. Biat kültürü denen bir geleneksel yapı toplumda egemendir. Seçme özgürlüğü yoktur, onun için tahta kim gelmiş ise ona kesin uyum ve biat şarttır.

Günümüzde hiçbir araştırma yapmaksızın sadece cumhuriyetin getirdiği nimetlerden haberdar olmayanlar; onu yıkmak için ellerinden geleni yaparken istedikleri özgürlük, demokrasi , insan hakları değil, emirleri altında çalışacak, ezip sömürdükleri toplulukları ellerinin  altında tutma çabasıdır.

 

 

Ulusal bayramların en önemlisi bunun için Cumhuriyet Bayramıdır. Ona sıkı sıkıya sarılıp, ödün vermeden sahip olma görevi Türk Halkının birinci ve vaz geçilmez görevi olmalıdır.

 

 

19 Mayıs Anadolu Halkının emperyalizme ve işbirlikçilerine direnişin Anadolu’da Mustafa Kemal ve arkadaşlarının taşıdığı meşalenin yakıldığı tarihtir.

 

 

23 Nisan 1920 egemenliğin kayıtsız  şartsız halkta olduğunun, bütün dünyaya ilanıdır.

30 Ağustos 1922 yurdumuzun işgalden kurtuluş bayrağı, namusu, dini ve milliyetinin zaferle taçlandığı gündür.

 

 

Bu bayramlar bizim ulusal değerlerimizdir. Hepsinin birbirini tamlayan mücadeleler bütünü olduğu ortadadır. Bu günleri yok ettiğimiz an Türkiye Cumhuriyeti Devleti yok olmuş demektir. Günümüzde  milli bayramların en çok saldırıya uğradığı dönemi yaşıyoruz. Hiç kimse toplumun bu belirttiğimiz milli günler öncesinde neler yaşadığını tartışmadan bilgisiz ve hoyratça milli değerlerimize saldırarak onları yok edeceğini sanmaktadır. Çünkü önlerinde aydınlanmanın, demokrasinin, insan haklarının varlığını haykıran bir tek bu ulusal günlerimiz kalmıştır.

 

 

Ulusal günler bütün dünyada pekişerek kuvvetlenirken Türkiye’de neden hoyratça bir saldırı altına sokulmuştur? Bunu tartıp , ölçüp biçerek ulusça aklımızı başımıza toplama zamanı gelmiş , geçmektedir.

 

 

Bu gün 19 Mayıs kutlanmıyor, 23 Nisan yok sayılıyor, 30 Ağustos’ta devlet adamları böyle bir günün varlığını kabul etmez bir tavır içine giriyorsa; işte felaketimiz başlamıştır, yok olmaya doğru gidiş hızla devam etmektedir.

 

 

Ne pahasına olursa olsun, bu günleri kaybetmemek dileği  ile ulusal günlerimizin en yüksek yerlere taşınması gerektiğini unutmamamızı diliyorum.

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.