Anasayfa > Slayt Haber, Yazar > Akşam olur gizli gizli ağlarım

08.06.2014 Paz, 11:33

Reklam

Akşam olur gizli gizli ağlarım Kaderin dilinden iyi anlarım. Keder öğütmekle geçti yıllarım. Beni değirmende taşa döndürdün! Siyasileri ve kurumları isimle eleştiri yasağı, beni buralara getirdi. Önceleri kızgın öfkeli ve dargın kalemim şimdi türkülerle, şarkılarla, şiirlerle karadan denize, denizden demiryollarına, oradan da havaya yollarıyla gizemli yolculuğa beraber seyahat etmeye başlasakta, bundan kalemim de kelimeler de ben de rahatsızım ve o kadar kurcalamaya inanın isyan etmekteler, del şu yasağı diye!

 

İktidar muhalefeti kör kuyuya itmiş. Habire üstüne taş atmakta! Muhalefette bulunanlar başlarındaki kask ve miğferlerden kurtulmadıkça, uyarı ve ikazlara aldırmadıkça, uyaranları dışlayıp hain ilan ettikleri sürece, bu kuyudan çıkmaları mümkün değildir. Şu da bir gerçek bu durumdan muhalefette çok memnun görünüyor. Neden mi; iktidarın belirlediği gündemin peşine koşar adımlarla gidenlerin, gündem belirlemeye ne takati nede projeleri var! Muhalefetin, Salı konuşmalarını; söylemden eyleme geçmeyen, güzel sözler olarak cama yansımalarından öteye gidemediğidir! Aksini düşünmek görüntünün değişmesine bağlı değilmidir?

 

 

 

Milletin koltuklarına, Kerem sevdalısı olanlara ulaşmanın yolu, Ferhat olup, dağı delmek yetmiyor? Asıl’ın, vekilinin önünde elpençe divan durmasından geçiyor!

 

 

 

Bu ruhsuz, basiretsiz çaresizliğime bir baksana! Hadi ne duruyorsun açılıp açılıp patlatsana tokat’ı suratıma! Mavinin kirliliğini, yeşilin susuzluluğunu kim haykıracak kim!

 

 

 

Ülkümün doğum sancısını çeken ben, otuzüçlük tespihle ıslık çalarak volta atan sen! Yeter artık, rüyalarda beyaz sabahlara uyandığın! Şafağın kızıllığını dağıtarak gel! Sevgili dostum, şair ve yazar Cahit Okçu bir şiirinde derki;  “Hayat dediğin neki, mezar kuyruğu değilmi?”  Gel de şimdi dünya malına sevdalan!

 

 

 

 

Örümceklerin duvar örüp koruduğu Muhammed’in ümmeti,! Ruhu ve bedeni diri olan, Anadolu’dan kapı açarak, İslamı sıkışan Arap Yarım adasından dünyaya tanıtan. Türk denince İslam, İslam denince Türk okunan Türk milliyetçileri, Atatürkçüler, vatanseverler sizedir seslenişim, Ne Mutlu Türküm Diyene! Okusana Bilal gibi ezanı dağılsın şafağın üstündeki sis perdesi!

 

 

 

 

Bir müddet kendimi dinleyeceğim dedim ama beynimde hızla yuvarlanarak, takla atarak azan düşüncelerim rahat bırakmıyor ki beni! Kime neyi anlatacağım. Anlayan var mı ki? Bu kubbede sen haline yan? Üç kuruş emekli maaşıyla ay sonunu borçlu getiren adam! İsimsiz sancıların acısını senden başka hisseden var mı sanıyorsun?  Karanlık sokakların uğultusunu bir ben duyuyorum, birde sahipsiz kedi ve köpekler. Sonrası mı? Sessiz ve karanlık odamın havasına inen, uykumun yumuşak örtüsü kaplıyor vücudumu, şarkının devamını dinlerken. Kapanır mı göz kapaklarım, uyanır mı bu yorgun beden sabahın kızıllığına?

 

 

 

Bu güzel şarkıyı en iyi icra eden, Ayşe Tunalıyla sizleri baş başa bırakırken, bir müddet yazılarıma ara vereceğimin bilinmesini, Erzurum’da buluşmak ümidiyle, Ülküyle Esen Kalınız.

 

 

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.