Anasayfa > Slayt Haber, Yaşam > Bir kızıl otobüs komedisi!

28.05.2013 Sal, 11:16

Bir kızıl otobüs komedisi!

Reklam

Bir kızıl otobüs komedisi mi dersiniz, reklamcılıkta Erzurum için yeni bir dönemin başlangıcı mı dersiniz adına her ne derseniz deyin ama biraz komik biraz da yerel yöneticilerin ve halkın ufkunun nasıl olduğunu anlatan bir yaşanmış hikaye anlatacağım sizlere, benim yaşadığım bir hadise…

 

Erzurum’da bugün reklamcılık alanında gelinen noktaya bakarak o günlerden bugünlere nasıl gelindi diye geçmişi hatırlamak ta fayda var.

 

Yıl 1995 …

Erzurum’da İKS Reklamcılık adıyla reklam alanında faaliyetler gösteren oldukça aktif bir reklam ajansını yönetiyoruz.

Erzurum ve Doğu Anadolu Bölgesinde reklam alanında oldukça aktif rol oynayan bir çalışma yürütürken biz İstanbul’da gördüğümüz yenilikleri de şehrimize kazandırmanın heyecanıyla yeni yeni reklam alanları oluşturmaya çalışıyoruz. Tabii ki biz istiyoruz ama talip olduğumuz reklam alanlarının bağlı olduğu kurumların başındaki bürokratların tutumları bizleri canımızdan bezdiriyor. Bürokratlarımıza yenilikleri kabule ettirmek tabiri caizse “deveye hendek atlatmak” tan daha zor.

 

Beden Terbiyesi İl Müdürü selametlik Nihat Gezder Müdürümün hakkını yiyemeyiz,  o zamanki adıyla Cemal Gürsel Stadının dış cephe reklam alanlarını, kapalı spor salonunun parke zeminini, dağdaki teleferik direklerine ve çeşitli yerlere reklam alanı şeklinde kullanmaya izin vererek bizlere kolaylık sağlamış oldu. Beden Terbiyesi İl Müdürlüğüne makbuz karşılığı ödemesini peşin alır, o alanın reklam alanı olarak kullanılmasını sağlardı. Aslında çok ketum bir yapısı olan adamdır, fakat bu konularda da radikal adımlar atardı. Mesela cirit sporunun gelişmesinde çok gayreti olduğunu biliyorum.

 

Gel gelelim en çok reklam alanı olan belediye cephesine. O zaman Erzurum Büyükşehir Belediyesi Refah Partisinde, Belediye Başkanı da Ersan Gemalmaz.

Belediye otobüsleri ve duraklara talip olduk ama Durak Bulut’u ikna etmek kolay mı?

Durak Bulut o zaman Erzurum Büyük Şehir Belediyesi Makine İkmal Daire Başkanı.

 

Bizler dış cephesi reklamlarla giydirilmiş belediye otobüs resimlerinden oluşan teklif sunum dosyası sunuyoruz. Reklam uygulamasını yapmış şehirlerden örnekler sunuyoruz, bir türlü kabul ettiremiyoruz. Diyoruz ki sayın Belediye Başkanı, Belediyeye ait 72 adet otobüsün dış cephesine ilk etapta kuşak reklam olmak kaydıyla bir çalışma başlatmak istiyoruz. Otobüslerin reklam alanlarını belediyeden kiralamak istiyoruz. Bizlere yardımcı olun hem biz hem siz hemde reklam veren firmalar kazansın.

 

Bizim ajansta o  dönem çalışan Hanifi Örs adında ki bir arkadaşımızla bu görüşmeleri sürdürüyorduk. Kendisi Mısır’da tahsil görmüş olduğu için o zamanki belediye yöneticileriyle “ehlen ve sehlen” muhabbetiyle anlaşabilmesi avantaj sayılırdı.

Ama tüm çabalarımız nafile, sonuç alamıyorduk, bu ısrarlı teklifimizi kabul ettirebilmemiz yaklaşık altı ay sürdü.

 

Bir sabah bizim sekreter hanım telefonda Daire Başkanı Durak Bulut’un benimle görüşmek istediğini söyledi. Hemen telefona cevap verdim, Durak Bulut” Kenan Bey hemen belediyeye gelebilirmisin o bahsettiğiniz reklam konusunu bir görüşelim” dedi.

Ben “ Tabii ki sayın başkan hemen koşarak geliyorum” dedim ve belediyeye Durak Bulut’un odasına gittim. Durak Bey beni gayet iyi, güleryüzlü bir şekilde karşıladı çok şaşırmıştım. O sert adam gülen bir ifadeyle meramını anlatıyordu.

Durak bey, “Kenan bey sizin teklif ettiğiniz reklam çalışmasını başlatmayı düşünüyoruz. Ben geçen hafta İstanbul’a bir görev için gitmiştim birkaç gün kaldım ve sizin bahsettiğiniz otobüs reklamlarını İstanbul’daki otobüslerin üzerinde gördüm, hatta resimlerini çektim biraz da nasıl yapılıyor diye bilgi edindim. Bizlere de çok mantıklı geldi, Belediye Başkanımızla da görüştüm, bu çalışmayı başlatacağız” dedi.

 

Ben “ Ooooh Allah’ım sana şükürler olsun! İyi ki İstanbul’a gitmiş de uygulamayı görmüş vede kabul ettiler” dedim kendi kendime.

 

Şimdi siz buradan ne anlam çıkarırsınız bilmiyorum fakat bir yöneticinin ufkunun genişliği tahmin edilebilir.

 

Neyse karşılıklı çıkarlar doğrultusunda sözleşme yaptık, 72 adet belediye otobüslerinin reklam alanlarını kiralamış olduk. Ödemelerini yapmaya başladık bir ay geçti iki ay geçti, reklam kira bedellerini biz belediyeye ödüyoruz fakat reklam verecek firmaları bulmakta zorlanıyoruz. Bu arada halk otobüslerini de sözleşmeyle bağlamış olduk. Reklam görüşmelerine başladık, fakat firma reklamı bulmak ta öyle kolay değil.

Otobüslerin reklam alanları boş bir şekilde çalışıyorlar. Esnafımız için de yenilik kolay kabul edilir bir durum değil. Baktık ki olmayacak bir otobüse kendi reklamımızı uygulayarak firmaları teşvik edelim dedik. Önce bir halk otobüsünü reklam giydirme uygulaması yapalım dedik ve kendi firmamız olan İKS reklamın tanıtımını ifade eden bir çalışmayı bir gecede yaptık, otobüsü komple giydirdik. Zemin rengi kırmızı üzerine hediye paketi şeklinde kurdela süsü verdik. Firma ismi ve sloganlar serpiştirdik, otobüsün şoförü sabah servise çıktı. Otobüste 1 numaralı hatta yani Yoncalık – Üniversite hattında çalışıyor. Bizlerde sabaha kadar çalıştığımız için biraz geç saate kadar uyuyacaktık.

Saat 10.30 civarı işyerinden acil bir telefon geldi, “ Kenan bey acilen işyerine gel, çok acil”

reklam-zorba-haberi

Filmin koptuğu an!

Ya hayırdır ne oldu dedim hemen işyerine koşarak geldim ki adamın biri işyerimizde bağırıp çağırıyor. Sekreter ve o dönem bizimle birlikte çalışan arkadaşlarım Siyami Yalçın, Taner Çakıcı bağıran adamı sakinleştirmeye çalışıyorlar. Ben de neler olduğunu öğrenmeye çalışırken, anlatmaya başladılar dediler ki “ Erzurum ayaklanmış, otobüsü ve şoförü taşlamışlar, Ülkücüler organize bir çalışma hazırlığı içindeler, emniyet Müdürlüğünden aradılar, reklam ajansının sahibini Emniyet müdürlüğüne bekliyorlar. Reklam uygulanması yaptığımız otobüs üniversite seferilerini yaparken, birkaç tur atmış hiç yolcu binmemiş,  daha sonra bu otobüs bir örgüt propaganda aracıdır diyerek saldırmaya ve  taşlamaya başlamışlar. Otobüsün şoförü taşlanmaktan kurtulmak için zorluklarla Yoncalık son durağa otobüsü getirmiş ve kaçmış. Bizim işyerinde bağıran adamda otobüsün sahibi. Bu adam da “benim otobüsümü ne hale getirdiniz” diye feryat ediyor”

 

Ben hemen uygulama taslak kağıt çıktısını alıp emniyete ve otobüsün yanına gittim. Emniyet müdürü reklam çalışmasının içeriğine bakarak her hangi bir sakınca olmadığını belirtti, lakin halkı galeyana getiren provakatörler olmuş ortalık karışmış.

otobus---reklam--003

Otobüsün yanına vardığımda gazeteciler ve halk toplanmış otobüsün başına reklam uygulaması yapılan etiketleri hem sökmeye çalışıyorlar, hem de yorum yapıyorlar. Bir baktım ki Kanal 25 ten Halil Daldal, kamerası ve mikrofon elinde kendince yorum yapıyor. Aynen şöyle diyor” Evet sayın seyirciler, Erzurum’da meydana gelen bu örgüt propaganda aracının üzerindeki yazılarda örgütsel mesajlar verilmiş. Bakın bakın “Düşleri sınırsız, adımları kararlı, istikrarlı sürekli” gibi ifadeler var bunlar siyasi amaçla yazılmış sözlerdir. Bu iş bir örgüt işidir, büyük ihtimalle de İşçi partisinin çalışması gibi anlaşılıyor” derken bende Halil Daldal’ı dinledikçe güldüm.

dusleri

Bir cümle içinde geçen ( Ş ) harfinin altındaki çengeli göstererek bunun bir orak – çekice benzediğini izah etmeye çalışıyordu. Ne diyebiliriz ki komedi…

reklam-HURRİYET--haberi-002

Hürriyet manşetten verdi! Kızıl otobüs komedisi!”

Daha sonra o olay ertesi gün gazetelerde haber olarak yer aldı. Bazı gazetelerde “Bunlar reklam zorbaları! Bazı gazetelerde de “ Kızıl otobüs komedisi!” şeklinde başlıklarla haber oldu. Buradan o dönem Hürriyet’te çalışan Sayıl Narmanlıoğlu abiye saygılar sunarak, o günkü olayı en sade anlatımla haber yaparak Hürriyet gazetesinin 1. sayfasında manşet haberin yanında yer almasını sağlamıştı.

kizil--reklam-haberi-001

Daha sonra ne oldu? ertesi gün Aker Eşarplarının reklam firması bizlerle temasa geçti 4 dört tane otobüs reklam alanlarını kiraladı ve otobüslerin hepsi reklamlarla donatıldı. Sonrasında Yataş, Pimapen, gibi firmalarla reklam uygulaması çalışmasına başlandı. Fakat bu olay,  reklam uygulamalarını Erzurum şartlarında halkın benimseyebilmesi için çekilen zorluklara güzel bir örnek ve tatlı bir hatıra olarak yer aldı hafızalarımızda.

 

Bu hikaye bize aslında önemli bir mesaj vermektedir. Yerel yöneticilerin dünya görüşü ufuk çizgisi, hayata hangi pencereden baktığı o kadar önemli bir konudur ki, bir kentin hızlı gelişmesi veya gelişememesi tamamen bu konuyla alakalı.

Seçim öncesi genelde adaylar kendini göstermeye başlayınca eleştirilerde hemen başlar ya, -şu aday yetersiz bu aday da ithal. Mesela Erzurum Büyükşehir Belediyesini yönetmek üzere Kadir Topbaş gelse çok merak ediyorum acaba biz ithal adam diyerek istemiyoruz dermiyiz. Yani adamın dünya metropolü olan İstanbul gibi bir kenti yönettiğine bakmadan olmaz biz istemezük dermiyiz. Hoş Kadir Topbaş’da Erzurum’a gelmez ya… Ama varsayalım ki Sayın Topbaş ayarında bir tecrübeli yönetici gelse liyakatına mı bakarak değerlendiririz, yoksa boyuna posuna nereli olduğuna mı bakarak değerlendiririz. Artık kenti yönetenlerde liyakat durumuna bakarak karar vermeliyiz.

YORUMLAR

Toplam 1 yorum bulunmaktadır.

Gürhan Özorhan

Sevgili Us-Tadım, yazınızı dikkatlice okudum.Yaşadıklarınızın bu günde devam ettiğini söylemem yanlış olmaz, ileri görüş ve vizyon eksikliği, içine kapanık yaşamayı seven bir vatandaşlar topluluğudur Erzurum.Bu zincirleri kıracak yiğit bir idareciye ihtiyaç olduğu herkesce bilinmesine rahmen bu yapamaması kıt görüşlü insanların etkisinde kalmasıdır.Ben inanıyorum ki bu zincirler bu dönem kırılacak serhat şerhimiz gereken kalkınmayı sağlayacak, somurtkan yüzlerin yerini, dadaş gülümsemesi alacaktır.Selam ve saygılarımla.

28.05.2013, 11:58