Anasayfa > Yazar > Değerlendirme

20.07.2012 Cum, 21:58

Değerlendirme

Reklam

12 Haziran 2011’de Türkiye Sandık başına gitti. Yapılan sert ve çoğu yerde seviyesizleşen lider tartışmalarından sonra Türk Halkı tercihi yaptı.

                        Türkiye geneli seçim sonuçlarına göre yaklaşık AKP % 50, CHP, % 26, MHP % 23, ve BDP’nin desteklediği bağımsızlar % 6 oranında oy aldılar.

                        Bu seçimde oylarını artıran üç parti var. AKP, CHP, ve BDP ama seçimin başarılı olan partileri ise AKP ve BDP’dir.

                        Çünkü AKP lideri Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın koyduğu çizgiyi AKP aşmıştır. Başbakan % 45 civarlarında oy alacaklarını söylüyordu. Tahminini 5 puan aşarak % 50 civarında oy oranına ulaşmıştır.

                        BDP ise kendi sözcülerinin ağzından 30 civarında milletvekili çıkaracağını söylerken bu sayı 35’e ulaşmıştır. Yani her iki partide tahminlerinin üzerinde oy almışlardır.

                        CHP ile MHP’ye gelince :

                        CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu oybirliği ile seçildiği 22 Mayıs 2010 kurultayında iktidarı hedefliyordu. Referandumda hayırların daha fazla çıkacağını söyledi. 2011 genel seçimlerinin hemen arifesinde CHP’nin % 40’tan daha düşük oy alması halinde kendilerinin başarısız olduğunu kabul edeceklerini söylemiştir. CHP. değil % 40’ı % 30’u dahi tutturamadı. Böylece genel Başkanın öngörüsü tutmamış oldu.

                        Bu halde CHP. Genel Başkanın ağzından söylenmiş olsa dahi bu seçimde başarılı olamamıştır.

                        MHP’ye gelince 2007 ve 2009’a oranla oyları düşmüştür. Milletvekili sayısı da azalmıştır. Ama MHP’ye kurulan tuzaklara rağmen elde ettiği sonuç küçümsenmemelidir. Her şeye karşın MHP’de bu seçimin galipleri arasında sayılamaz.

                       CHP’nin ürettiği politikalar, söylemler ve sağ taraftan transfer ettiği milletvekili adayları ile yaptıkları listeler halktan onay görmemiştir.

                        Bu duruma göre CHP. Genel Başkanın önünde iki seçenek bulunmaktadır.

                        Birincisi bundan önce 1999’deki başarısızlıkla o zamanki Genel Başkan Sayın Deniz Baykal’ın göstermiş olduğu tavrı göstererek ve kamuoyu önünde verdiği sözü de tutarak zaman kaybetmeden görevlerini bırakarak CHP’nin önünü açmalıdır.

                        İkinci yol ise partinin önünün tıkandığını görerek derhal söz verdiği gibi çarşaf liste ile kurultayı toplayarak CHP’nin başarısızlığını tartışıp, bir çıkış yolu aramalıdır.

                        Eğer bunları yapmaz, dün akşamki kabul edilemeyecek toplumda şok etkisi yapan şaşırtıcı açıklamalarının doğrultusunda hareket etmeye kalkarsa tabanın tepkisini çekeceği gibi inandırıcılığını da kaybedip, CHP’nin önünü tıkayacaktır.

                        MHP’ye gelince :

                        Oylarını ve milletvekili sayısını azaltan MHP’nin de derhal durumunu götsen geçirip, parti yönetiminden tabanın seslendirdiği ve onayladığı isimlere yer vererek en kısa zamanda bu partinin de yenilenmek amacı ile kurultaya gitme zorunluluğu vardır.

                         Yoksa tıpkı CHP gibi tıkanmış görünen partinin bundan sonraki seçimlerde başarısı daha da düşecektir.

                        Erzurum sonuçlarına gelince :

                        Erzurum’da Ak Parti 2007 sonuçlarını tekrar etmiştir. Erzurum Halkı demek ki bu partinin hizmetlerinden memnundur. Başbakana ve listelere güven duymaktadır.

                        AKP. Erzurum’dan güç alarak çıkmış, Türkiye ortalamasına göre oldukça yüksek olan oy oranı ile moral bulmuştur.

                        İkinci parti olan MHP Erzurum’dan oy oranını önemli derecede düşürmüş gözüküyor. Bu sonuçta Erzurum listelerinin büyük payı vardır. MHP’nin ikinci sıra adayı Kamil Aydın liste 1 olarak halkın önüne çıkarılsa idi, benim edindiğim izlenime göre MHP. Erzurum’da daha başarılı bir sonuç alabilecekti. Listelerde yapılan yanlışları bu başarısızlıktan etkili olduğunu sanıyorum.

                        Ve senelerce politika yaptığım gençliğimi uğruna harcadığım partim CHP’ye gelince :

                        Sonuçlara göre CHP. beklenin çok altına bir oy alarak başarısız olmuştur.

                        2010 sonlarından ve 2011’in ilk aylarında CHP’nin Erzurum’da oy oranı % 10’lara ulaşmıştı. Şehir merkezinde 15 binin üzerinde oy alma ihtimali vardı, ve yaptığımız çalışmalar bu sonucu veriyordu.

                        Genel başkanın Erzurum’a yaptığı referandum mitingi ve daha sonra 20 Ocak 2011 gezisinde yükseliş trendi kendisini gösteriyordu. Özellikle meslek kuruluşlarını ziyaretimiz ve Tebrizkapı, Taşmagazalar, Mahallebaşı esnafını ziyaretlerimizde CHP’ye gösterilen ilgi yıllardır görülmeyen bir hareketliliğin görünümü idi.

                        Her gittiğimiz yerde sayın Genel Başkana CHP’nin başarılı olması için vatandaşlar bazı telkinlerde bulundular.

1-     CHP’ye dışarıdan aday getirmeyin.

2-     Halkın tanıdığı ve sevdiği devamlı Erzurumlularla birlikte olan , onun

 dertlerini takip eden, bir aday gösterin. Hiç çekinmeden Tuncer Aktaş ismi dile getirildi. Sayın Genel Başkan ve yöneticiler büyük bir yanılgıya düşerek bu ismi benim telkin ettiğimi zannettiler. Kişiliğimi bilen hemşerilerim şunu bilirler ki, yaşamım boyunca bu tür ufak ve seviyesiz işlerle uğraşmadım. Bu tavır kendiliğinden ortaya çıkmıştır. Vatandaş beni bir yerlerde görmek istediği için ismimi telaffuz etmişlerdir.

Erzurum’da AKP’ye oy verenler Genel Başkan Recep Tayyip Erdoğan’a

 oy vermektedirler. CHP ile MHP’ye oy verenler ise listelere bakarak adaylara göre tavırlarını ortaya koyup, oylarını kullanmaktadırlar. 2011 seçimleri bunun bir göstergesidir.

Sayın Genel Başkan ile Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin

 Erzurum’daki ilginin kendilerine duyulduğunu zannederek parti ile bu zamana kadar hiçbir ilgisi olmayan isimleri listeye aldı ve Erzurum’a ters düşen bir liste ile halkın önüne çıkmayı tercih ettiler.

Hep dillendirdikleri parti içi demokrasi ve örgütlerin sesine kulak verme

 bir kenara itildi. Bunun sonucunda da Bolu ve Sakarya’da yıllar sonra yakalanan milletvekili çıkarma şansı yok oldu.

                                                                                                                    

Bunu her gezdiğim yerde hemşerilerimin yanıma gelerek dile getirdiler.

 Onaylamadıklarını söylediler. Bu vesile ile Erzurumlu hemşerilerimin bana gösterdikleri bu yakın ve sıcak ilgiye de teşekkürü bir borç biliyorum. Erzurumlular hiçbir parti farkı gözetmeden bana duydukları sempatiyi ve yakınlığı hiç eksik etmediler. Onlara minnet ve şükran borçluyum.

Erzurum’dan genel merkezin her genel seçimde yaptığı yanlışlıklar

 tekrarlanarak bu kez dışardan değil ama parti ile hiçbir ilgisi olmayan aday ile yola çıkıldı, taban ve Erzurum bu uygulamaya evet demedi.

Şimdi Erzurum’da yapılması gereken şeyler nelerdir ?  Bunu düşünmek

 lazım. Erzurum Halkı ile birebir görüşüp, kimden yana iseler o insanları CHP’ye tekrar geri döndürmek zorunluluğu vardır. Çünkü CHP. Tabanı kırgın ve yorgundur. Genel Merkezin yıllardır süren yanlışları Erzurum’u yok olma noktasına getirmiştir.

İl yönetimi ve adaylar başarılı olamamışlardır. Aldıkları oy bağımsız

 adaydan da aşağılarda kalmış CHP. Örgütlerini moral olarak çökertmiştir.

Erzurum’daki bu hezimetin sorumlusu listeleri yapan genel merkez

 yöneticileridir.

                        Sayın Talip Tayfunoğlu’nun Erzurum’la ilgili yorumlarına gelince, tabandan ve Erzurum Halkından ne kadar habersiz tahminlere yer verdiği ve kendisinin de bu konularda birazcık gerçeklere kulak asmasını tavsiye ediyor, ona Erzurum’dan selam iletiyorum.

                        Birde Erzurum’da internet Gazeteciliği yapan bazı arkadaşlarımızın halktan ve CHP’den ne kadar kopuk oldukları yaptıkları tahminlerle ve yazdıkları yazılarla ortaya çıkmıştır. Onlarda sanırım derslerini almışlardır.

Demokrasimiz için her şeyin hayırlı olmasını ve hepimizin Türk Halkının

 tercihine saygı duymamız gerektiğini bir kez daha hatırlatmak istiyorum.

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.