Anasayfa > Slayt Haber, Yazar > Ders veren bir anı

22.11.2012 Per, 13:44

Reklam

II. Mahmut Dönemine gelinceye kadar Osmanlı Ordusunun çekirdeğini oluşturan yeniçeriler ilk isyanları II. Murat Döneminde olmak üzere her dönemde askeri mahiyette isyan çıkararak birçok padişahı tahtan indirip, indirmekle kalmayıp, kendilerine zarar gelmemesi için öldürmüş, hatta işkence etmişlerdir.

 

Bu isyanların sonucunda sayısız devlet adamı ve önemli sadrazamlar kellelerini kaybetmişlerdir.

 

 

En son olay III. Selimin kurduğu Nizami Cedit Ordusunu tehlike gören yeniçerilerin sarayı basıp, bu sanatçı ve ileri görüşlü padişahı yok etmeleridir.

 

 

Amcasının ölümünü gören II. Mahmut artık askeri ihtilallere son vermek amacıyla tahta çıktıktan kısa bir süre sonra yeniçeri ocağını ortadan kaldırmış, hiçbir iz kalmaması içinde mezar taşları dahi yok edilip, dünyanın ilk savaş bandosu mahiyetindeki mehteran müziğinin notalarını da yok etmiştir. Amaç yeniçerilerden bir iz bırakmamaktır.

 

 

Bu uğurda Osmanlı uygarlığının birçok eseri de ne yazık ki yok olmuştur. II. Mahmut yeni kurulacak ordunun alt yapısını ve kuruluşunu hazırlamadan Asaki Muhammediye adlı batı teknolojisiyle eğitim gören yetmişbin kişilik orduyu kurup, merkezi yönetime bağladığından, sınırları koruyacak bir askeri gücü kalmamıştı.

 

 

Eğitim için yeni kurulan asker ocağına eğiticileri, Prusya’dan getirtti. Eğitim için gelen subaylardan Moltke ‘nin anı ve mektupları ders verici mahiyettedir. Moltke yazdığı uzun bir mektubunda  ayrıntılı tahlillerde bulunur. Sonuçta tespitleri şunlardır.

Osmanlı İmparatorluğunu koruyacak artık güçlü bir asker varlığı yoktur.

 

 

Büyük savaşlar ve şehitlerle  kazanılan topraklar antlaşmalarla kaybedilmektedir. Hatta Girit’in yıllar süren ki, 8 yıl süren bir savaştır- savaş sonucunda 70 bin şehit verilerek alınmasından sonra hiçbir silah patlatılmadan terk edilmesi, Yunan isyanı, bağlı devletlerin vergilerini dahi vermemeleri ve Osmanlının savaş gücünü kaybetmesi, gelir kaynaklarını kurutmuştur.

 

 

Bir zamanlar fetihlerle elde edilen toprak ve gelirler, yerini vergilere ve her gün değerini kaybeden para birimi ile uğraşmaya bırakmıştır. Topraktan alınan güç, yerini tamamen yapay olan borçlanmalara bırakmış, devletin tüm hayalleri ve batıya yönelme çalışmaları ise medreseler, ulema ve bunların etkisinde kalan tutucu halk tarafından engellenmiştir.

 

 

Tüm devlet kuruluşlarının Avrupa’nın tam tersi medrese ve dini eğitim görenlerin yönlendirilmesi nedeniyle Osmanlı; önündeki uygarlaşan toplumlardan tamamen kopmuştur.

 

 

Kendi valileri dahi isyan etmiş, hatta bağımsızlık ilan etmişlerdir. Bunların en önemli örneği Kavalalı Mehmet Ali Paşa’dır. Mısır’da bağımsız devlet kuran bu Paşanın Oğlu İbrahim Paşanın kumandasındaki kuvvetler  ile Kütahya’yı geçmiş, Osmanlı payitahtını değiştirme gücüne erişmiştir. İşte bu dönemde çaresiz kalan II. Mahmut en büyük düşmanından, Rusya’dan yardım istemiş, Ruslar  170 bin kişilik ordusu  ile  Anadolu’nun içlerine gelerek Osmanlı Payitahtını koruma görevini üstlenmiştir.

 

 

İşte böylesine güçsüz bir devletin artık ayakta kalamayacağını taa o dönemde söyleyen bu yabancı komutanın bütün gözlemleri doğru çıkmış ve Osmanlı İmparatorluğu sadece boş sözlerle yönetilmeye devam ettirildiği için tarih sahnesinden silinmiştir.

 

 

Mustafa Kemal Atatürk  ve arkadaşları sahneye çıktıktan sonra din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasını , ordunun güçlü hale getirilmesi bu teşhislerin Avrupa’da yaygınlaştığı ve başarıya ulaştığı dönemlerin ülkemize yansımış şeklidir. Kısaca Osmanlı devletini yıkan nedenlerin Türkiye Cumhuriyeti Devletinde tekrar ortaya çıkmaması gerekmektedir. Bunun için demokrasi ve laiklik Türkiye’nin vaz geçilmez öğeleridir.

 

 

Bu anı ve gözlemler bence sadece II. Mahmut Dönemi değil, bu gün içinde geçerli ve uyarıcıdır.

YORUMLAR

Toplam 2 yorum bulunmaktadır.

feti kara

sayın akbaş olaylar arasındaki münasetler belki doğruda yani türk milleti ve devleti darbe tehdidi altında 3.dünya ülkeleri gibimi yaşamın sürdürsün amerikalı kovboylar gibi silah bende güçlü benim kuralımı işlesiin ben bu ülkede sosyal demokrat geçinen insanları daha insalcıl ve özgürlük taraftarı bilirdim halbuki onların hukukçu olanları bile darbeci ve dikta yanlısı çıktılar yoksa ben yanılıyormuyum çünkü bu ülkede askei 80 yıl siyasetin dışına rahmetli atatürkte dahil hiç kimse çekememiş o zaman bunun neresi cumhuriyet oluyor….

29.04.2013, 19:25
burhan yildiz

Feti bey hukuk ve adalet kisisel bir ego olarak olarak kullanilmamaktadir bu ulkede. Ayrica buraya ozgurce bir yorum yazmak bile CUMHURIYETTIR.. saygilar.

11.12.2013, 13:40