Anasayfa > Slayt Haber, Yazar, Yerel Yönetimler > Erzurum, Eskişehir gibi olabilir mi?

19.09.2014 Cum, 14:31

Erzurum, Eskişehir gibi olabilir mi?

Reklam

Sıkça soruyorlar?

– Türkiye’nin Sibiryası olan Erzurum’da kışın kahrını çekenlere ne ödül var?
Ben de tüm içtenliğimle yanıtlıyorum:
– Yetmez mi? Toprağın, doğanın uyanmasına tanıklık etmek ve serin bir yaz mevsimi.
Herkes sıcaktan kavrulurken biz yaz mevsimini sanki de terlemeden geçirdik.
Sonbahar’la birlikte Erzurum’a 10 gün kadar veda ettik.
Uçakla Ankara’ya, orada yol arkadaşım Süreyya Çarbaş ile buluştuk ve hızlı trenle ‘görülmesi gerekli 10 şehir’ arasında gösterilen Eskişehir’e geçtik.
“Niye Eskişehir?” diyenlere açıklayalım:
Şimdi 77 yaşında olan Yılmaz Büyükerşen’in muhalif bir belediye başkanı olarak bir kenti nasıl değiştirdiğini görmek için.

TRAMVAY GELMİŞ, TRAFİK DERDİ BİTMİŞ
Eskişehir’e son 1999′da gitmiştim, o yıl da Büyükerşen belediye başkanı seçilmişti.
O gün yüzüne bakılmayacak bir kent olan Eskişehir’i şimdi tanıyamadım.
Kentte hem park halinde hem de yollarda otomobil, taksi, minibüs trafiği ‘yok’ denecek kadar az.
“Nasıl olur?” diye hayretle sorduk, yanıtını da peşin aldık:
-Yaklaşık 40 kilometreye ulaşan hat üzerinde sefer yapan tramvayla ulaşım sorunu çözüldü.

TEMİZ KENT
Kenti, Eskişehir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Yılmaz Karaca ve DHA Eskişehir Büro Şefi Eyüp Kelebek ile birlikte gezdik.
Pis kokular yayan Porsuk Çayı gitmiş, yerine balıkların yüzdüğü, etrafına hayat veren bir başka bir nehir gelmiş.
Gondol gezileriyle turizme katkıda bulunan ve kent merkezini ortadan bölen Porsuk’un çevresine eğlence mekanları, kafeler, restoranlar sıralanmış.
Biraz ötedeki ‘Odunpazarı Evleri’ adeta göz kamaştırıyor.
Tarihsel ve kültürel önemi göz önüne alınarak belediye tarafından restore edilen Odunpazarı evleri dünya çapında üne kavuşmuş.
Türkmen izleri taşıyan bu evlerin arasında 500 yıllık Kurşunlu Külliyesi, Odunpazarı’na ayrı bir güzellik katıyor.
Burada Lületaşı’ndan ürünler yapan bir usta ile tanıştık ve çayları yudumlarken beyaz lületaşının nasıl işlendiğini gözlemledik.

400 DÖNÜMLÜK PARK OLUR MU?
Meslektaşımız Yılmaz Karaca, “Sizi Türkiye’nin en büyük parkına götürüyorum” dediğinde bayağı meraklandık.
Evet Sazova Bilim Kültür ve Sanat Parkı, tam tamına 400 bin metrekare.
“Atatürk Üniversitesi yerleşkesi kadar” desem her halde abartmış olmam.
İçerisinde restoran, kahve evleri, masal köşkü, uzay evi, sualtı dünyası, amfi tiyatro, bilim deney merkezi, korsan gemi, gezi ve oyun alanları barındıran bu parkı gezmek için yarım gün yetmiyor.
Zamanınız kısıtlı ise Sazova parkı ücretsiz küçük trenden yararlanarak gezebilirsiniz.

24 SAAT YETMEDİ
Eskişehir’in ikinci büyük Kentparkı, otogar yakınında.
En önemlisi Kentpark’ta Türkiye’nin ilk ‘yapay’ plajı var.
Porsuk çayının geçtiği parkta oyun gurupları, yürüyüş parkurları, restoran ve kafeler yer alıyor.
Eskişehir Balmumu Heykel, Lületaşı müzelerine görmeye sıra gelmedi.
‘Şehr-i Aşk Adası’na ise yanımızda eş ya da sevgilimiz olmadığı için giremedik.
Bir köprüyle ulaşımı sağlanan Porsuk Çayı üzerindeki yapay adaya gitmeyi, müzeleri gezmeye sonraya bırakarak Eskişehir’e veda ettik.

ERZURUM HEDEFE KOŞUYOR MU?
Eskişehir’e çağ atlatan, bir Avrupa kenti yapan Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen’in 15 yılda yaptıklarından bazı önemlileri bunlar.
Peki bu dönemde ‘Erzurum ne yaptı?’
Tam 10 yılını Ahmet Küçekler ile geçirdi.
Bu süreçte Erzurum’da neler değişti?
Geçtiğimiz 17 Eylül günü Şahsuvaroğlu’na ait ‘Ssangyong’ tanıtımında Vali Ahmet Altıparmak ile Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen’in hedeflerini ‘can kulağıyla dinledim.’
Vali Altıparmak ve Başkan Sekmen hep ‘bardağın dolu tarafından bakıyor.’
Aynı açıdan bakarsak ‘Bir gün Erzurum, Eskişehir gibi olabilir’ deriz.
Bardağın boş tarafını görürsek ‘Erzurum’dan bir halt olmaz’ demek mi gerekir?
Ya da Erzurum ‘önemli bir kavşakta’, şimdilik yorum yapmak için erken mi?

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.