Anasayfa > Slayt Haber, Yaşam > Erzurum’dan ayrılışın bilinmeyenlerini anlattı

15.05.2013 Çar, 14:27

Erzurum’dan ayrılışın bilinmeyenlerini anlattı

Reklam

İçişleri Bakanlığı’nın son kararnamesiyle Antalya’ya ataması yapılan Vali Sebahattin ÖztürkErzurum‘un kendisi, ailesi ve özellikle de annesi için özel bir yeri olduğunu belirterek, “Annem, Antalya’ya tayinimin çıktığını öğrendiğince üzülüp, ağladı. ÇünküErzurum‘un manevi havasını, insanını her zaman çok sevmiştir.” dedi.

 

Şehirde, 4 yıldır halkla iç içe görev yapan ve makam odasının kapısını sonuna kadar vatandaşa açık tutan Vali Sebahattin Öztürk, ‘Ezelden aşinasıyım bu şehri kilidi mülki İslam’ın’ dediği Erzurum‘a gönül bağının güçlü olduğunu belirtti. Öztürk,”Her zaman doğal oldum. Yalan söylemedim. Davranış ve konuşmalarımda siyaset gütmedim. Mesajlarımı yeri geldiğinde kısa fıkra, nükte ve darb-ı mesellerle zenginleştirip akılda kalıcılığına önem verdim. Çünkü hitabette mizah önemli bir unsur.” diye konuştu.

 

 

 

“VALİDEM AĞLADI”

Trabzon doğumlu olan Vali Öztürk’ün, Antalya valiliğine atanmasına en çok annesi üzülmüş. Vali Öztürk’ün Antalya’ya tayininin çıktığını öğrenen annesinin, “Uy uşağım,Erzurum‘dan nereye gidiyorsun. Erzurum‘un maneviyatı güçlüdür. Bu kadar yakınıma gelmişken şimdi neden uzaklara gidiyorsun. Havası, suyu, insanı, tarihi güzel bir şehir hiç bırakılır mı?” diye gözyaşları içerisinde serzenişte bulunmuş.

Erzurum BANA ÇOK ŞEY KAZANDIRDI”

Açık hava müzesi konumundaki Erzurum‘un sahip olduğu kültürel zenginlik ve medeniyetlerin kendisini her zaman etkilediğini söyleyen Vali Öztürk, “Vali olmadan önce de Erzurum‘u seviyordum. Atatürk Üniversitesi’nde bir yıllık öğrencilik dönemim oldu. Vali olduğum için değil, kendimi bildim bileli Erzurum‘u ve Erzurumluyu sevmişimdir. Anadolu‘nun kimliği olan, kadim şehirlerinden birisi olan Erzurum, görev yaptığım 4 yılda bana çok şey kazandırdı.” şeklinde konuştu.

“ÜZÜNTÜLERİMİ UNUTAMIYORUM”

Erzurum’daki görev süresi içerisinde unutulmaz olaylar yaşadığını da hatırlatan Vali Öztürk, özellikle üzüntülü vakaların hafızasından silinmedğini dile getirdi. Aşkale‘de geçen yıl 5 TEDAŞ işçisinin gölette boğularak vefat etmesi ile göreve başladığı ilk yıl olan 2009’da Ovit’te, çoğunluğu ünivresite öğrencisi 18 kişinin çığ nedeniyle saatlerce mahsur kalmasını unutamadığını vurgulayan Öztürk, “Yaşadığımız sevinçli olayları unutuyoruz. Ancak felakatler hep hafızamızda kalıyor ve bizleri üzüyor.” dedi.

“HER ZAMAN İYİNİN İYİSİ VAR”

Görev yaptığı 4 yıl içerisinde, kamu adına yapılması gereken her şeyi yaptığını ancak yapılması gereken daha çok şeyin bulunduğunu sözlerine ekleyen Öztürk, “Her zaman iyinin iyisi vardır. Yapılanları hiçbir zaman yeterli görmemek lazım. Yeni hedefler belirlemek gerekiyor. Keşke yaptıklarımın daha iyisini yapabilseydim.”

Öztürk, tarım ve hayvancılığın Erzurum‘un vazgeçilmezleri olduğuna vurgu yaptı. Şehrin sosyo-ekonomik kalkınabilmesi için özellikle kış turizmine önem verilmesinin ve ülke gündeminde tutulmasının gerekliliğine de işaret etti. Öztürk, şöyle dedi: “Kar ve kış gibi doğal bir zenginliğimiz var. Sahip olunan bu zenginlik nedeniyle insanımızın cebine para girmesi lazım. Bu da kış turizmine önem verilmesi, ülke ve dünya gündeminde tutulmasıyla mümkün.”

“KIRMIZI ÇİZGİLERİM”

Kırmızı çizgileri konusunda da bilgi veren Vali Öztürk, fazla prensibin fazla ihlal anlamına geldiğine işaret ederek, şöyle devam etti: “Çok prensip, çok ihlal demektir. Az ama uygulanabilir prensiplerim var. Kendi kırmızı çizgilerimde daha çok muhataplarımın kırmızı çizgilerine riayet ederim, fakat benim için esas olan her zaman doğruyu söylemek ve konuşmak olmuştur. Hayat düsturum budur. Bir de randevularıma sadığımdır, randevuya sadakat, karşı tarafa saygının bir göstergesidir. Bir programa geç kalacaksam önceden telefonla açar bildiririm. Çünkü zamana dikkat ederim ve önem veririm. Medeni dünyada zaman önemli bir kavram.”

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.