Anasayfa > İz Bırakanlar > Fetullah Gülen

12.07.2012 Per, 20:29

Reklam

 

 

Yorumlar farklıdır Erzurumlu Fetullah Gülen hakkında.. Kimine göre, Türkiye’yi aşan, Sovyetlere, Balkanlara, Uzak-doğu’ya hatta Amerika’ya kadar uzanan bir yayılımın öncüsüdür o. Bir başkasına göre, Türk Bayrağı’nı yabancı topraklarda dalgalanmasına vesile olan ve onlara İstiklal Marşı’nı söyleten büyük idealisttir. Veya şeriatcı.

 

Bir diğerine göre, pantürkizm ekolünün en büyük temsilcisi…

 

Gerçek olan şu ki, Bülent Ecevit’in yakın dostu,Cemalettin Kaplan’ın sınıf arkadaşıdır.

 

Son 25 yıldır Türkiye’nin gündeminden inmeyenFetullah Gülen 1939 yılında Erzurum’un Pasinler İlçesi Korucuk Köyü’nde dünyaya geldi.

 

Küçük yaşta hafız oldu. Edirne ve İzmir’de imam hatiplik yaptı. 12 Mart 1971 muhtırası ve 12 Eylül 1980 ihtilalinde kovuşturma geçirdi. Adı ile anılan“Fetullahcılar” grubunun liderliğini yapan Gülen 1986 yılında hakkında verilen takipsizlik kararı ile temize çıktı. Özellikle eğitim alanında dev yatırımların yapılmasına öncülük eden Gülen, bilime verdiği önemle yaşlısından gencine  her kesimin taktirini kazandı. Türkiye’de açtırdığı kolejleri yurtdışına da taşıyanGülen, Türkiye’nin tanıtılmasına önemli katkı sağladı.

Gülen, Papa 2. Jean Paul’un daveti üzerine 9 Şubat 1998 tarihinde Vatikan’da Papa ile görüştü. Ancak bu görüşme dönemin Ankara DGM Başsavcısı Nuh MeteYüksel’in Gülen hakkında açtığı dava konusu içinde yer aldı.

 

Gülen, sağlık sorunları nedeni ile halen Amerika’da yaşıyor

 

 

Kaplan’ı İran değiştirdi

GülenCemalettin Kaplan ile Osman Hoca’nın kursunda birliktedir. Gülen, o dönemlerde medrese arkadaşı olduğu Cemalettin Kaplan’ı gazeteci Oral Çalışlar’a şöyle anlatır:

     “Rahmetli Cemalettin Hoca bizden biraz yaşlıydı. O dönemde bu tür düşünceleri yoktu. İlahiyat okurken de bu tür düşünceleri yoktu. Muvakkaten 1965-1966 döneminde de Diyanet İşleri Başkanlığı yaptı. O dönemde de böyle düşünceleri yoktu. Adana’da müftü iken hafif bir inhiraf gibi bir şey oldu. Devletle, diyanetle arasında bir sürtüşme oldu. Sonra Milli Görüş Teşkilatı’na intisap etti. Sonra onu da götüremedi, bozuştu onlarla. Zannediyorum o esnada İran’a gitti.  İşte ne olduysa Cemalettin Hoca’ya ondan sonra oldu.  Bundan sonra kendisiyle hiç görüşmedim.”

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.