Anasayfa > Slayt Haber, Yazar > Hanımköylü efsane!

05.03.2014 Çar, 22:24

Hanımköylü efsane!

Reklam

Şimdiki gençler çok tanımaz, bilmez onu elbet.

Ama bir şekilde bir yerde ismini de duymuşlardır.

‘İlk defa duyuyorum’ diyeceklerini hiç sanmam.

Hele futbolun içindekiler illa ki bilir.

O, sadece Erzurumspor’un ilk kalecisi olarak değil, file bekçiliği yaptığı dönem adı Milli takım için geçen önemli bir isimdi.

Güçlü fiziği, müthiş refleksleri ve bir futbolcu gibi oyunu okuması ve yönlendirmesi ile de futbol dünyasında ismi ezberlenmiş kalecilerden biriydi.

O’nu en çok popüler eden de sanırım, oynadığı Erzurumspor’un o sezon ligi namağlup bitirmesi ve namağlup o takımın kalecisi olmasıydı!

Zaten ‘efsane’ olması da ondan gelir..

***

 

 

Genelde öyle olur ya.

Anadolu’da çok yaygındır.

Vefat etmiş kişilerin isimleri sohbet esnasında geçtiğinde, ‘Canı rahmet istedi’ denilir.

Bizimkisi de öyle oldu galiba.

Erzurumspor’un efsane kalecisi Ersin ağabey ile dün karşılaştık bir yerde.

Sohbet ettik az biraz.

***

 

 

 

Özellikle 70’li yılların başlarında Didi’li Fenerbahçe ile Erzurum’da yapılan ve mavi-beyazlıların 3-0 galip geldiği o tarihi hazırlık maçındaki kurtarışları ile Türkiye’nin gündemine de gelen Erzurumspor’un kalecisidir Ersin.

Karadenizli olmasına rağmen sırf bu ilde ekmek yedi, bu ilde tanındı ve bu ilde evlendi diye Erzurum’da kalan, ‘bizden biri’ olan biridir Ersin.

Eniştemizdir..

İçimize karıştı, öyle de kaldı zaten.

O’na ‘Hanımköylü’ de diyebilirsiniz!

70’ine merdiven dayamış ve bugün tam 68 yaşında.

Ne zamandır göremiyordum da, özlemiştim de.

Her zamanki gibi yine ‘dinç’ gördüm bugün de onu.

Belki yaşlılıktan olsa gerek yürümesinde hafif yavaşlama olmuş ama yine de kendine iyi baktığı belli.

Konuşmalarından filan, gençlere halen daha taş çıkartır gördüm yine.

İyi olduğuna sevindim ben de..

***

 

 

 

Erzurumspor’u konuştuk elbette en çok.

Tabi şu an o da hayatta olmayan ‘rahmetli’ Erzurumspor’u!

Bir dokunmak yetermiş meğer!

Gözlerinin daldığını hissettim.

Hemen eskilere gitti.

Ama eskilerden konuşurken, daha doğrusu o eskileri anlatırken, anlattığı kişilerin çoğunun  rahmetli olduğunu gördük.

Öyle de hafızası kuvvetliymiş ki.

Tek tek saydı vefat eden hocalarını, takım arkadaşlarını.

Hep de hayırla yad etti onları.

Ve ardından ilave etti.

‘Canları rahmet istedi’ dedi.

İç çekti, gözleri hafif buğulandı, biraz da huzursuzlandı az, sonra değiştim konuyu.

Girmedim daha Erzurumspor’dan.

Üzmedim daha fazla..

***

 

 

 

Hazır yeni ‘Yoncalık’Ersin ağabeyiyi görmüşken Büyükşehir Belediyespor’u da sordum.

Merak etttim, o kadar yıl futbolun içinde bir adam diyedir herhalde.

Maçlarına gidiyor mu, takip ediyor mu diye.

‘Yok be!’ oldu ilk tepkisi.

‘Erzurumspor’dan sonra ısınamadım ona’  dedi.

Sonra sordum ona, ‘Ağabeyi teknik adamlığı niye düşünmedin hiç?’ diye.

”Girmedim hiç bir kursa, o yüzden nasip olmadı antrenörlük” diye konuştu.

Ersin ağabeye sonra ‘Canın böyle bu yaşta da çıkıp oynaman geliyor mu?’ diye sordum.

Zaten sohbetimiz de bu soruya verdiği cevap ile son bulmuştu. Oldukça anlamlı bir cevaptı:

Vallahi bugün bile içimden çıkıp oynamak geliyor. Keşke diyorum o oynadığım yıllarda olsaydım ama kafamda bu kafa olsaydı. O günkü kafam kafa değildi!

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.