Anasayfa > Yazar > Helalleşme

21.07.2012 Cts, 0:30

Helalleşme

Reklam

Yazı başlığını okuyunca aklınızdan geçenleri duyar gibiyim. Yok yok düşündüğünüz gibi değil, bana tahammül ettiğiniz sürece bu köşemde sizlerle olmaya devam edeceğim.

 

İlkyazımda bahsettiğim gibi zaman zaman çıkan akortlu ve akortsuz seslere buradan cevap vereceğimi, dertleşip helalleşmeyi de göz ardı etmeyeceğimden bahsetmiştim. Yaklaşık on aydır bu köşede sizlerle siyasi ağırlıklı yazılarımla buluşuyorum. Beğenen, beğenmeyen, destek veren, vermeyen, seven sevmeyen, fikirlerimi paylaşan paylaşmayan. Yorum yapan yapmayan, küsüp incinen, methiler yazıp sonra kendisiyle çelişen, kızıp küfredenlerde olmuştur.

Ne kadar içten bir yazı diyeniniz de var, sallamış diyeninizde! Hepsini hoş gördük ve görmeye devam edeceğim.

Ahkâm kesmedim, ukalalık yapmadım desem yalan olur. Birilerini kırmadım, kızdırmadım desem külliyen yalan olur.

Düşüncelerimi, bilgi ve birikimimi, siyasi fikir ve inançlarımla harmanlayarak, okuyucularımla paylaşmayı becerebildiysem ne mutlu bana. Her yazıya ve yazara inanılmadığı gibi, benim yazdıklarıma da inanmamış olmanız da bir o kadar doğal bir gerçektir. Bu köşeyi işgal ederek, siyasi fikrini yaymak ve benimsetmek gayreti ve düşüncesinde olmadığımı söylesem; Vallahi inanmayacaksınız ama gerçek bu. İnanmanızı beklemekte bir o kadar saflık olur değimli.!

Günümüzde, iktidar aleyhine yazı yazmanın, eleştirmenin ne denli riski olduğunu söylemem de, bir abartı olmadığı gerçeğini idrak edenlerden olduğunuza inananlardanım. Haberleşmenin hızla yayıldığı dünyamızda, bizde payımıza düşeni alarak, kullanmaya gayret gösteriyoruz. İnternet ortamında sanal gazetecilik ve yazarlık yapanlar,( şahsımda dâhil) kum gibi çoğalmakta maşallah.

Sanal ortamda türeyen ciddiyetsiz sitelerde, klavye delikanlılığı yapanımı, kendini dev aynasında göreni mi, bulunmaz Bursa kumaşı zannedeni mi, Dünyayı elinin içinde sanan, parmak delikanlıları mı, gurbet yüreklerini kullanarak istismar eden yalaka gurbetçileri mi, yoksa yabancı kültürle yoğrulan ezik yüreklerini, sahte sözlerle, dolma ve çakma fikirlerini, ateist düşüncelerini paylaşarak, insanlık dersi vermeye çalışanlarımı, Hırant’laşarak hepimiz ermeniyiz diyerek güya insan haklarını savunmaya çalışanları yazmayalım mı.! Kınamaya yalım mı?

Gözlerini yastık, bedenlerini döşek, kulaklarını yastık yapıp, uyuyanlardan olmadım. Olmamda mümkün değildir..

Her ortamda, kim olduğumu hiçbir baskı altında kalmadan fikir ve düşüncelerimi mertçe, sanal olmayan kimliğimle delikanlıca savundum ve savunmaya da devam edeceğim. Hiç kimseyi hedef almayıp, görüp duyduklarımı, okuduklarımı ve yaşadıklarımı, gönül laboratuarından geçirerek paylaşmayı ve yazmayı şiar edinenlerdenim.

Sanal alemin bülbüllerine duyurulur.!

Suskunluğum, korkaklıktan veya cevap verememekten aciz olmamdan değil, edepli oluşumdan ve karakter yapı itibariyle, kimseyi kırmak istemediğimden kaynaklandığını, beni yakinen tanıyan dostlarımın bilmesinden ibarettir. Mensubu olmaktan daima gurur duyduğum Türk milletinin bir ferdi olarak Türklüğümle gurur duydum. İnandığımı Türk’çe duruşla, Türkçe savundum. Kavmimi çok sevdim; Kavmime karşı soykırım yapanları şiddetle kınıyor ve lanetliyorum. Baki selamlarımla.Ülkü İle Kalınız.

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.