Anasayfa > Yazar > Korkunç Sona Doğru

20.07.2012 Cum, 23:31

Korkunç Sona Doğru

Reklam

Bu hafta gazetedeki köşemde Türkiye’nin başka bir sorununa değinerek görüşlerimi aktaracaktım.

 

Ama ülke gündeminde öylesine korkunç ve acı verici olaylar olmaya başladı ki, onları gündeme almadan başka bir konuya değinmeyi uygun göremedim.

Fenerbahçe ve Galatasaray arasında derbi olarak nitelenen futbol karşılaşması ve bu karşılaşmanın sonunda meydana gelen olaylar ülkemizin büyük bir bölünmeye doğru koşar adımlarla gittiğini bize gösterdi.

Televizyonlardaki ve gazetelerdeki o korkunç sahneleri görünce bu sahnelerin sadece bir futbol fanatizmine bağlama imkânı olmadığını, toplum olarak kabul etmeli ve sonuç neden ilişkisini iyi kurarak bu gidişin nasıl önleneceğini düşünmemiz gerekir.

Öncelikle bu acımasızlığın nedenleri üzerinde durmalıyız.

Televizyonlarımızı açtığımızda karşımıza her gün birbirine ağza alınmayacak sözcüklerle saldıran liderleri görüyorsunuz. Kadın vahşeti olarak değerlendirilen katliam ve vahşetleri korkarak izliyoruz. Üniversite öğrencilerin, sendikaların yaptıkları gösterilerin şiddetle bastırılması ve burada uygulanan yöntemlerin acımasızlığı gözler önüne seriliyor.

Trafikte, sokakta şiddet, hoşgörüsüzlük, kavga ve ölüm. Bunlar patlama noktası olarak cumartesi günkü maçın zirve şekli ile karşımıza çıktı.

Ülkede devam eden operasyonlar, bitmeyen mahkemeler, huzursuz, memurlar, işçiler, çaresiz köylüler ve onların bitmeyen sorunları…

Komşu ülkelerle hükümetin çekişmeleri, ülkenin her gün savaş senaryoları ile çalkalanması kurumların birbirini itham etmeleri, yani kısaca ülkedeki kargaşanın kafalarda bıraktığı infial bir anda patlama noktasına varmış, karşımıza derbi maçtaki ve sonrasındaki kimsenin onaylamadığı zorbalık görüntüleri çıkmıştır.

Bu olayın nedenlerine baktıktan sonra çok iyi değerlendirmemiz gerekir.

Ülkede yıllardır maçlar oluyor, şampiyonluklarda son maçlarda alınan sonuçlarla belirleniyor. Daha önce böyle olaylar olmadığına göre son yıllardaki ülkede meydana gelen çalkantıların bir sonucu olduğundan şüphe etmediğim bu olayların sonucu ise çok vahim olabilir.

Rakip takımı tutan seyircilerin ayrışması, düşmanlaşması ülkedeki bölünmenin ve parçalanmanın en korkutucu sonucudur.

Devleti yönetenler, siyasetçiler başta olmak üzere tüm toplum kesimlerin bir az daha anlayışlı, sadece kendi doğrularının var  olduğunu düşünüp, diğer kesimleri yok saymamaları, hoşgörü ve karşılıklı anlayışın egemen olduğu bir ortamın oluşabilmesi için daha ılımlı, kavga ortamından uzak, olumlu sonuçlara varan toplumu germeyen, insanları bölmeyen, benimki doğrudur, öteki tümü ile yanlıştır, kabulüne dayalı inkârcı ve yok edici söylemlerin terk etmeleri gerekir.

Yoksa işte sonuç ortada. İnsanlar geri dönülmeyecek noktaya gelmiş, psikolojileri bozulmuş, saldırganlaşmış ve her ne pahasına olursa olsun birbirlerini yok etme anlayışına varmışlardır. Sınır aşılmıştır. Bu son uyarıyı sadece bir futbol fanatizmi olarak ele alamayız.

Sorumlular; akıllarını başlarına toplayıp, her şeyi kırıp dökmeden, ülkeyi yok etmeden birbirlerine ellerini uzatmalıdırlar. Yoksa korkunç sona gelmiş bulunuyoruz. Bu yoldan geri dönülmesi mümkün olmayabilir. Onun için biraz daha hoşgörü , sabır, saygı ve insanları sevme anlayışına bu ülkenin yöneticileri sahip olmak ve uygulamak zorundadırlar.

Yoksa bu ağır vebalin altından hiç kimse kalkamaz. Basit değerlendirmelerle her zaman olduğu gibi kendimizi kardırmanın bir sonuca varacağını düşünmemeliyiz.

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.