Anasayfa > Ana Manşet, Araştırma-İnceleme > Korkutan Açıklama

13.08.2012 Pts, 12:17

Reklam

İran’ın Türkiye sınırına yakın bölgede meydana gelen deprem gözlerin Türkiye’deki fay hatlarına çevrilmesine sebep oldu.

 

Jeoloji Mühendisler Odası Kayseri İl Temsilcisi Adnan Evsen, İran’da meydana gelen depremle birlikte bir kez daha Türkiye’deki diri fay hatları ve yaşanan depremacılarının gündeme geldiğini ifade etti. Adnan Evsen, Türkiye’nin 2012 yılı fay haritasına göre diri fay sayısının artarak 326’ya ulaştığını söyledi.

 

Adnan Evsen, 11 Ağustos 2012 Tarihinde İran’ın Doğu Azerbaycan eyaletinde yerel saatle 16.53 ve 17.04’te meydana gelen 6 ve 6,2 büyüklüğündeki depremlerde, ölü sayısının 300 civarında, yaralı sayısının birkaç bin civarında olması dünyanın ve ülkemizin depremselliğini ve deprem zararlarını bir kez daha gündeme getirdiğine işaret etti. İran’da meydana gelen depremin merkez üssü olan Eher, Verzegan ve Heris ilçelerine bağlı 6 köyün yerle bir olduğu, 60 kadar köyün de ağır hasarlı olduğu kayıtlarda yer aldığını açıkladı. “Ülkemiz de jeolojik konumu nedeniyle dünyada deprem tehlikesi en yüksek olan ülkelerden birisidir” diyen Evsen, son yüzyılda meydana gelen depremlerden yaklaşık yüz bin civarında vatandaşımızın hayatını kaybettiği, milyarlarca dolar paranın kül olması da milli kaynaklarımızın tükenmesine sebep olduğuna dikkat çekti. Evsen, şu bilgileri verdi: “Bugünkü teknolojik imkanlar ile doğal bir afet olan depremleri önlemek mümkün değildir. Ancak deprem zararlarını en aza indirmek bilimsel çalışmalara dayalı olarak üretilen planlama çalışmaları ile mümkündür. 2012 Yılı güncel Türkiye Diri Fay Haritasına göre ülkemizdeki diri fay sayısı toplam 326 adet olmuştur. Söz konusu 326 adet diri faylar, alt segmentleri ile birlikte değerlendirildiğinde deprem üretebilecek fay sayısının yaklaşık 485 adet olduğu anlaşılmaktadır.”

 

DİRİ FAYLARDAN KUZEY ANADOLU VE DOĞU ANADOLU FAYI YAKICI DEPREM ÜRETEBİLİR 

Adnan Evsen, bu diri faylardan Kuzey Anadolu Fayı (1350 km) ve Doğu Anadolu Fayı (580 km) tek başına yıkıcı deprem üretebilecek alt parçalardan oluşan büyük fay sistemlerine sahip olduğunu dile getirdi. Bugüne kadar Kayseri ve yakın civarını doğrudan etkileyen en önemli fay “Ecemiş Fayı” olduğunu anlatan Evsen, “Güncellenen diri fay haritasına Kayseri ve yakın civarını etkileyecek olan yeni bir fay daha ortaya çıktı. Bu fayın literatürdeki adı Sarız Fayıdır. MTA tarafından yayınlanan 1/1 250 000 ölçekli Türkiye Diri Fay Haritasına göre; Sarız fayı en az Ecemiş fayı kadar uzunluğa sahip ve yaklaşık uzunluğu 200 kilometre olan aktif bir fay olarak haritalarda gösterilmektedir. Sarız fayı Kayseri şehir merkezine yaklaşık 80 kilometre, Yahyalı, Develi ve Tomarza ilçelerine 40 kilometre mesafeye kadar yaklaşmaktadır.” diye konuştu.

 

Jeoloji Mühendisi Adnan Evsen, güncellenen Türkiye Diri Fay Haritasına göre, Kayseri ve yakın civarını etkileyecek olan Ecemiş fayı ile Kayseri’nin kuzeydoğusunda yer alan Deliler fayını birleştirildiğine işaret etti. Deliler fayı ile Malatya fayı, Malatya fayı ile Elbistan fayı ve Elbistan fayı da Kahramanmaraş’ın batısından Akdeniz ile irtibatlandırıldığını belirtti. Güncellenen Türkiye Diri Fay Haritasına göre, kuvvetli ihtimalle Kayseri ve ilçelerinin “Deprem Bölgelendirme Haritası” değişebileceğinin altının çizdi. Sarız ilçesi 4. derece deprem bölgesinden 3. veya 2. derece deprem bölgesine dönüştürülebileceği gibi, Kayseri şehir merkezi de 2. derece deprem bölgesine dönüştürülebilme ihtimaline dikkat çekti.

 

“KAYSERİ’DEKİ YATIRIMLAR BİR KEZ DAHA GÖZDEN GEÇİRİLMELİDİR” 

Adnan Evsen, bir deprem kenti olan Kayseri’deki güncellenen diri faylara göre yatırımcı kurum ve kuruluşlar tarafından planlanan, projelendirilen, ihale edilen veya ihale aşamasında olanların güzergah ve yer seçiminin gözden geçirilmesi gerektiğini savundu. Evsen, “Otoyol, tünel, baraj, gölet, sulama tesisleri, liman, santral, köprü, viyadük ve imara açılan alanlar, sanayi ve organize bölgelerin yer seçimi, demiryolu, karayolu, petrol ve doğal gaz boru hatları, mevcut sanat yapıları, ulaşım altyapısı, isale hatları, çizgisel yapıların güzergah seçimi, mühendislik tasarım ve yapıları gibi pek çok projenin hayata geçirilmesi değişikliğin olduğu yerlerde bir kez daha gözden geçirilme zorunluluğu ortaya çıkmıştır.” dedi.

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.