Anasayfa > Öne Çıkan Haberler, Türkiye > Maganda kurşunu kaydırakta vurdu!

29.08.2012 Çar, 8:04

Maganda kurşunu kaydırakta vurdu!

Reklam

İZMİR’in Konak ilçesinde, annesi ve 8 yaşındaki ablasıyla gittiği parkta kaydırakta oynayan 6 yaşındaki Umut Ceylan, kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce açılan ateş sonucu öldü. Bu yıl okula başlaması gereken küçük Umut’un serseri bir kurşunla hayata gözlerini yumması, yakınlarını üzüntüye boğdu. Önceki gün anne babası onu Hüseyin Akdağ İlköğretim Okulu’na götürüp kaydını yaptırdı. Bir beyaz eşya firmasında çalışan baba 37 yaşındaki Ufuk Ceylan ile ev kadını anne Gülhan Ceylan, Umut’u okula kaydettikten sonra evlerine döndü.

 

Tişörtünden kan sızdı

Umut, ablası Doğa’yla akşam saatlerinde parka gitmek istedi. Annesi, iki kardeşi evlerinin 100 metre aşağısındaki parka götürdü. Parktaki diğer çocuklarla oynamaya başlayan Umut, 22.30 sıralarında kaydıraktan düştü. Sesi çıkmayan ve tişörtünden kan sızan küçük çocuk, düşerken yaralandığı sanılarak hemen hastaneye götürüldü. Hastanede öldüğü belirlenen Umut’un vücudunu kontrol eden doktorlar, sırtının sağ tarafındaki kurşun yarasını fark etti. Durum, polise bildirildi. Ceylan çifti, çocuğun ateşli silahla yaşamını yitirdiğini öğrenince şoke oldu.

 

 

Silah sesi duymadılar

Olay yerine yakın oturan ve parkta bulunan vatandaşlar, silah sesi işitmediklerini vurguladı. Emniyet güçleri uzaktan ateşlenen bir tabancadan çıkan serseri bir kurşunun Umut’u yaşamından etmiş olabileceğini kaydetti. Ceylan ailesinin küçük Umut’unu yaşamdan alan kurşunu kimin ateşlediğinin belirlenmesi ve yakalanması için çalışma başlatıldı.

 

 

1 km2lik alan tarandı

Olayın ardından çevredeki araştırmalarında mermi kovanını bulamayan polis, tabanca mermisi menzilinde bulunan yaklaşık 1 kilometrelik alanı harita üzerinde belirledi. Ardından da ekipler, bu bölgedeki sokaklarda inceleme yapmaya ve evlerdeki kişilerle tek tek görüşmeye başladı. Bu yöntemle ipucu ya da görgü tanığı bulmaya çalışan polisin, her bilgiyi de anında değerlendirdiği açıklandı. Metal arama dedektörlerini de kullanan polis, olay yerine uzak bir bölgede mermi çekirdeği buldu. Bu çekirdeğin, Umut Ceylan’ın otopsi sırasında vücudundan çıkan çekirdekle karşılaştırılacağı öğrenildi.

 

 

Çevredeki silahlara el kondu

Polis, olay yeri bölgesinde oturan ve bulundurma ya da taşıma ruhsatlı tabancası bulunan kişilerin de silahlarına el koydu. Talihsiz Umut’tan çıkan mermi çekirdeğinin, ayrıca kriminal laboratuarında inceleneceği ve bu tabancalardan çıkıp çıkmadığının tespit edileceği bildirildi.

Bir yılda 2 bin mağdur

Umut Vakfı tarafından hazırlanan rapora göre, geçen temmuz ayından bu haziran ayına kadar bireysel silahlanma nedeniyle bin 221 olay meydana gelirken, 1.944 kişi mağdur oldu. Son 12 ayda gazetelerdeki haberlerden elde edilen verilere göre hazırlanan raporda, aile içi şiddet olaylarında en çok avcılık sporu yapma görüntüsünde edinilen tüfeklerin kullanıldığının altı çizildi.

 

8 milyon

Yine Umut Vakfı verilerine göre, Türkiye’de 2.5 milyonu ruhsatlı olmak üzere toplamda 8 milyon civarında ateşli
silah bulunuyor.

Oğlumun katilini bulun!

Umut Ceylan’ın anne ve babası büyük acı yaşadı. Baba Ufuk Ceylan, “Sırtında, kürek kemiğinin oradan kurşunun, oğlumun kalbine doğru girdiği ortaya çıktı. Benim ve doktorların aklına maganda kurşunu gelmedi. Ama oğlum, maganda kurbanı oldu. Bu saatten sonra, oğlum gittikten sonra sanık bulunsa ne olacak? İki gün sonra unutulacak. Ama o acıyı biz nasıl kaldıracağız, biz nasıl unutacağız?” diye gözyaşı döktü. Anne Gülhan Ceylan da, “Tek isteğim var, oğluma kurşun atanın bulunması. Oğlumun katili bulunsun. O kişi şimdi gülüp oynayıp geziyor” diye feryat etti.

 

Magandaların 1 aylık mesaisi

– Şırnak’ta 30 Temmuz 2012’de evlerinin önünde oynayan ilköğretim okulu öğrencisi 10 yaşındaki Gülcan Oğuş, magandaların açtığı tabanca ateşiyle göğsünden vurularak öldü.

– Niğde’de 7 Ağustos 2012’de bir düğünde alkol alan grubun masasında tüfekle ateş açıldı. Tüfekten çıkan saçma, 6 yaşındaki Ömer Muhtar Erdemir’e isabet etti. Küçük cocuk hayatını kaybetti.

– İstanbul Fatih’te 10 Ağustos 2012’de iki grup arasındaki sırasında açılan ateş sonucu tesadüfen yoldan geçen fayans ustası Kamer Kaplıca (40) ve Gökhan Gezer yaralandı. İki çocuk babası olduğu öğrenilen ve serseri kurşunların hedefi olan Kamer Kaplıca kaldırıldığı hastanede kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

– Tekirdağ’da 19 Ağustos’ta Ramazan bayramında bayram namazından çıktıktan sonra ’bayramı karşılamak’ için havaya rastgele ateş eden Turan Samast’ın tabancasından çıkan kurşunlardan biri, cami avlusunda bayramlaşan Murat Serdar’ı öldürdü. Trabzon’dan Tekirdağ’a göç eden Turan Samast, Hrant Dink’in katili Ogün Samast’ın akrabası çıktı.

– Konya’nın Seydişehir ilçesine bağlı Gökhüyük köyünde 23 Ağustos 2012 günü yaşanan bir başka olayda ise çeşmeden su dolduran Gonca Yaman (12) evlerinin önüne geldiğinde bir anda yere yığıldı. Gonca’nın çekilen tomografisinde, başında bir mermi çekirdeği olduğu anlaşıldı. Yoğun bakımdaki Gonca’nın hayati tehlikesi sürüyor.

– Trabzon’da dün evinin bahçesinde oturan 45 yaşındaki Ayşe Odabaş, nereden geldiği belli olmayan bir kurşunun koluna isabet etmesiyle yaralandı.

Patlamış mısır gibi kurşun yağıyor

İzmir’de 8 yıl önce maganda kurşununa kurban giden 2.5 yaşındaki Alistair’in avukat dedesi Tuncer Eşsizhan, Alistair gibi serseri kurşunların hedefi olan 6 yaşındaki Umut için de hukuki mücadele vereceğini söyledi: “Nasıl olduğu, kimden geldiği belli olmadan küçücük çocukları öldüren bir toplum olduk. Alistair’in davasında bir ilki gerçekleştirdik. Zanlı Daimi Akgün ‘taksirle adam öldürmek’ten değil, ‘olası kast altında adam öldürmekten’ mahkum oldu ve 36 yıl gibi rekor bir cezaya çarptırıldı. Bu cezanın en sevindirici yönü maganda kurşunlarıyla gelen ölümlerin artık kasten adam öldürme olarak yorumlanması. Bu sonuç suçu günahı olmayan insanların boş yere silahlardan çıkan kurşunlara kurban gitmesine verilecek cezaların üst sınırdan olacağının göstergesi oldu. Umut’un olayında kötü olan kurşunun kimden, nerden geldiği belli olmaması. Patlamış mısır gibi her yerden kurşun yağıyor artık. İlk işim Ceylan ailesini ziyaret edip, Umut için de aynı mücadeleyi vermek olacak. Bu davanın da peşinde olacağız.” Alistair’in İngiliz babası David Grimason da, Türkiye’de bireysel silahlanmaya karşı verdiği mücadeleyi küresel silah ticaretine karşı vermeye başladı.

 

‘Her haberle yaramız bir kere daha kanıyor’

Karabük Safranbolu’da 4 Kasım 2010’da evlerinin önünde oynarken başına isabet eden bir mermi yüzünden yaşamını yitiren 4 yaşındaki Edanur Avcı’nın davasında bu kadar yılda ilerleme yaşanmadı. 125. Jandarma Er Eğitim Alay Komutanlığı’nda yapılan atış eğitimi sırasında askerlerin silahından çıkan kurşunla ölen kızınlarının yasını tutan baba Yusuf Avcı, “Davada hiçbir gelişme yaşanmadı. Ne kurşunun hangi silahtan çıktığı tespit edilebildi ne de kimin attığı. Sadece bekliyoruz kimse bize bilgi de vermiyor. Ben bir baba olarak her haberde tekrar aynı şeyleri yaşıyorum, acımız hiç bitmiyor, yaramız hep kanıyor” dedi.

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.