Anasayfa > Slayt Haber, Yazar > Otogar belası

13.10.2013 Paz, 20:17

Otogar belası

Reklam

’Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil.’’

 

Son bir aydır bilhassa Cumhuriyet Caddesi’nde ve Öğretmen Evi’nin önündeki kalabalığa dikkat ettiniz mi hiç?

Ya da şöyle sorayım, başta ve çoğunlukla çıkan sözlü tartışmalara ve kısmen de olsa hafif kavgalara dikkat ettiniz mi hiç?

Ne oluyor, hatta ne dönüyor burada dediniz mi?

Demediyseniz, merak ediyorsanız ben size cevabını hemen vereyim.

 

 

‘’OTOGAR BELASI’’

Yeni uyduruk, kıytırık ve değişik otogarımızın yapım aşamasından yapımına kadar birkaç yazı kaleme aldım. Bu yazılar sayesinde kısmen de olsa medyamız da ve toplumda ses getirdim de sayılır.

 

 

Fakat bu sefer konu bunlar değil. Bu konuda yapılan yorumlardan aklımda kalanı şuydu : ‘’ Ölen öldi,giden getti. Boşver gardaş ilerisini takip et. ‘’

 

 

Bugün ilerisini takip ediyorum ve dün ne söyledikse hepsi aynen çıkıyor.

Erzurum öğrenci memleketi ağalar, beyler. Atatürk Üniversitesi’nin açıköğretim hariç öğrencisi 70.000 kişi ve bu yetmiş bin kişinin büyük çoğunluğu şehir dışından gelmektedir. Erzurum ekonomisine can veren bu öğrenci kardeşlerimizin bugüne kadar Erzurum’u seçmesindeki en büyük etkenlerden biri neydi biliyor musunuz? Bir taraftan Kampüs ile şehir merkezinin birbirine yakınlığı iken diğeri ve önemlisi de Otogar ile Kampüs’ün birbirine yakınlığıydı.

 

 

 

Kız-erkek fark etmeksizin isteyen her saatte otobüs bileti alıp sabahın köründe ya da gecenin karanlığında rahatlıkla yurduna, evine gidebiliyordu. Ama üst düzey akıllı ağabeylerimiz sayesinde otogarı öyle olmayacak bir yere yaptılar ki öğrenciler ya – Belirli olmak üzere – saatte bir bile gelmeyen otobüs’e ya da en aşağı 50 lira yazan taksimetrelere mahkûm edildi.

 

 

Üniversite’ye zaten lafım yok. Baştan sona ya uyuyorlar ya da bilgisayarlarından sosyal ve siyasal manada memleketi kurtarıyorlar.  Belediye ve seyahat acentelerine ise bu eleştirileri getirdiğimiz de onlar bize ‘’toplu taşıma araçları ‘’ Ve ‘’her yere servis’’ garantisi vermişti. Şimdi gelinen nokta ise tamamıyle hikâyeden ibaret!

 

 

Lafı daha fazla uzatmadan ben size açık seçik olanı biteni yazayım, okuyan okumayana anlatır inşallah.

1-      Belediye Otobüsleri ya yolcu fazla diye duraklardan yolcu almıyor ya da belirtilen saatlerde duraklarda olmuyor. Biri benim arkadaşım olmak üzere birçok kişinin bileti yandı ve hiç kimsenin umrunda olmadı.

2-      Şehir merkezinden otogara giden firmaların servisleri oldukça yetersiz. Tıka basa binilse bile çoğu arkadaşımız dışarıda kalıyor ve mağdur oluyorlar.

3-      Servisimiz var deyip bilet satan firmalar, otobüs otogara gelince servis yok deyip başınızın çaresine bakın diyor. Otogarda sabaha kadar ‘’mahsur’’ kalan çok kişi var.

4-      Servisi olan bazı firmalar ise bilhassa şehrin uykuda olduğu sabah 4-5-6 gibi saatlerde yolcuları ikamet ettikleri semtlere değil havuza ya da caddeye kadar bırakıp sadece ‘’Yallah’’ diyor.

 

Evet, ağabeylerim, ablalarım ve ‘’ UKALA BÖYYÜKLERİM’’ . Erzurum’da kimse ses etmese de bu manada büyük bir sorunumuz bulunmaktadır ve benim yazdığım meşhur buz dağlarının görünen yüzünden küçük bir kesit. Diğer meselelere girmek bile istemiyorum. Umarım birileri sesimizi duyar da günden güne geriletilen bu makûs talihli şehirde çözüm ya da çözümler üretir.

 

 

Selam ve dua ile.

( Okuyucuma not: İçeriği ne olursa olsun mesajlarınızın ve yorumlarınızın hepsine müteşekkirim. Sıkça hatırlattığınız Ukala Böyyükler mevzusunu da söz açıklayacağım.)

YORUMLAR

Toplam 2 yorum bulunmaktadır.

Ali

otogarın o canım yeri üç kuruşa resmen hediye edildi. bize de derdi gamı kaldı. Allah hesabını sorsun.

14.10.2013, 0:35
Lokman çakır

Abdullah Taşbaşı’nın fikirlerine aynen katılıyorum. ”Böyyüklerin” geytirdiği ”küçükler” ancak bu kadar yapabilir. ALLAH hesabını mutlaka soracaktır.

16.10.2013, 0:33