Anasayfa > Slayt Haber, Yazar > Otopsi istiyorum otopsi!

24.04.2014 Per, 15:04

Reklam

Dertli söylegen it üregen olur. Biz söyleyelim ve yazalım, diğerine de kocaman bir HOŞT diyelim. Fukaranın çocuğu çabuk aşık olur. Düşünceside cebi gibidir garibimin..Bu milletin milli refleksleri eceliyle ölmüş olamaz.Otopsi istiyorum otopsi!

 

Demokrasi dışında, Anarşist marjinal gurup, demokrasi içinde, faşist ırkçı ve dinci mi bu millet? Yoksa yolsuzluk ve rüşvet tramvayının demir aksamını oksitlenmesin diye yağlayan fabrika işcisimi? Vur de vuralım, ölde ölelim diyenler neyin nesidir sizce?

 

 

Aklımızın başımıza gelmesi için hep dua ederiz ya; Aklımızın başımıza gelmesi için, siyasi tilki ve düzenbazları gelin hep birlikte kovalım derim.

 

 

Buzlaşan yürek ve bedenler, yüzünüzü bir kere olsun güneşe çevirin. Keder ve mihnet denizinde boğulmamak için çırpınır bu yürek. Kanayan yaramı açmak ve tuzlamak yerine, dağlayın bu kanayan yarayı diye feryat ederim. Hani dostunun sunduğu gülün, dikeninin avucunda oluşturduğu yara acıtır ya işte öyle yüreğim çok acıyor benim bu günler.

 

 

 

Olayları takip edip inceler ve değerlendirirken, kalemimi bir başkasının tutmasına izin vermediğim gibi yüreğim de Milliyetçi Türkiye ve Turana kadar emrinde olacaktır!

Başarılarını kendilerine paye, başarısızlıklarını millete dönek diyerek aşağılayan siyasi dinozorlar mevcut koltuklarda. Ne bir fakir hoca efendi, nede bir siyasetçi gördüm. Gördüğüm ve duyduğum “ haram ve günah işleme özgürlüğünü” bir kere kullanan siyasi cambazlardır!

 

 

 

Siyasi liderler koltuklarını yüzde hesabıyla, yazar ve çizerler okur sayılarıyla, çalışan ve emekçiler de aldıkları ücretle, siyasete bulaşmış din adamları da, Cuma günü fetva verir gibi çıkan kanun ve yasalara uyun diye öğüt vererek koltuklarını korurlar. Havva anamızın ihtirası bir elma değil mi bizi cennetten kovduran. Düşündüğümüzü değil, ağzımıza geleni yazar ve konuşur olduk. İşte şimdi tam zamanıdır dostlar oynatmaya az kaldı doktorum nerde yerine, hiç müzisyen başbakanım olmadı. Şu akil adamlardan birisi olan Orhan Gencebay’a ne dersiniz? Makam ve mevkilerin devre mülk gibi görüldüğü şu günlerde neden olmasın diyenleri duyar gibiyim vallahi.

 

 

 

Demokrasi mi o da ne? Biz hep kandık. Pardon sandık dendi? Çevrilen bu yeni filmde baş aktör, acıların çocuğu küçük Emrah’ın rol almasına da karşı çıkmazsınız herhalde…

 

 

 

Hizmetkâr olarak başa geçenler, şimdilerde ikinci mareşal paşa olmak hevesindeler! İktidarın övülmesini, muhalefetin sevilmesini tercih edenler siz ne dersiniz? Fakir fukaraya fitre zekât, devlete vergi veren, zengin açlarımızı doyuramadığımıza! Kişi başı milli gelir10 bin dolar yaptık diye övünenler, kişi başı milli borç miktarını neden açıklamazlar? Milletin şuur şar telini indirdiniz. BRAVO SİZLERE! Siyaha renkli gözlükle bakıp beyaz diyen bakanlar kuruluşum. Görenler kuruluşu olarak sizler neden kör ve şaşı bakarsınız? Kaşları çatık, ateşi yüksek (kendini yakan) Kemal’im Devlet’im; Bloke olmayan seçmen,” Nedir bu çektiğim senden, Gönül derdin hiç bitmiyor. Yediğin darbelere bak. Bu damı sana yetmiyor. Uslan artık deli gönül” şarkısını söylüyor!

 

 

 

Ülküyle esen kalınız.

 

NOT:” Gözlerinin karası, oldu yürek yarası/ Bu gönül macerası yaktı beni.” Ferdi Tafur hayranı, basınımızın örnek alınacak kişisi Erzurum’un yüz akı, Yusuf yüzlü dostum Sayın Vedat Refayeli’ye armağanım olsun.

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.