Anasayfa > Yazar > Raci Alkır’ın Ardından

20.07.2012 Cum, 23:21

Raci Alkır’ın Ardından

Reklam

Raci Alkır, okuduğu türkülere verdiği aheng ve okuma tarzı ile değişik bir üslup geliştirdi. Bu tarz onu hep zirvelerde tuttu. Okuduğu deyişler, halk türküleri ve özellikle Alvarlı Mehmet Efendinin besteleri ile bütünleşti, onun eşine arz rastlanan sesi ile zirveye ulaştı.

 

Gazetedeki yazılarıma işlerimin yoğunluğu ve zaman, zaman sağlık sorunlarım nedeni ile ara verdim.

Böyle bir yazı ile tekrar yazmaya başlamak ise biraz hüzünlü, ama gene de Erzurum’un ölümsüz bir değeri ile karşınıza çıkmakta onurlu bir iş diye düşünüyorum.

Sayın Raci Alkır’ın Erzurum’un ünlü mahallelerinden doğup, büyüdüğüm ve gençliğimin ilk yılarının geçtiği mahallem (Gavurboğan Mahallesinden) tanırım

Rahmetlik babası Şefik Amca’nın benim Dedemle olan yakın ilişkileri daha sonrada Raci Ağabeyinin terzi olan dayımlarımla meslek ilişkileri bizim onunla olan bağlarımızı hiç koparmadı.

Erzurum folklor denince ilk akla gelen isimler Raci Alkır, Mükerrem Kemertaş, Lütfü Ortakale, Saz Üstadı Cahit Uzun ve halen sanat yaşamını başarı ile sürdüren Mehmet Çalmaşur’dur. Bunlar Erzurum Türkülerini bütün Türkiye’ye tanıttılar.

Mehmet Çalmaşur çok güzel bir ses ve yaşayan Erzurum Folklorudur. Onu dinledikçe aklıma 93 savaşındaki Erzurumlunun direnişi, 1915 Ermeni katliamı gelir. Onun ezgileri birer hüzündür ve Erzurum’un sesidir.

1960’lı yıllarda kurulan Erzurum Radyosu bu güzel sesleri ve derleyicileri bir araya topladı. Onlar taaa dedelerinden, ninelerinden, babalarından duydukları türküleri Doğudan Sesler Korusu ile bütün Türkiye’ye tanıttılar.

Raci Alkır, okuduğu türkülere verdiği aheng ve okuma tarzı ile değişik bir üslup geliştirdi. Bu tarz onu hep zirvelerde tuttu. Okuduğu deyişler, halk türküleri ve özellikle Alvarlı Mehmet Efendinin besteleri ile bütünleşti, onun eşine arz rastlanan sesi ile zirveye ulaştı.

Raci Alkır sanatı ve sesi ile Erzurum’u taaa yüzlerce yıllık çilelerinden günümüze taşıyan ve destanlaşan tarihi ile bütünleşen bir ses ve haykırıştır.

Bence, Raci Alkır değerini tam bulamamış bir Erzurum’ludur. Gerek Atatürk Üniversitesi ve gerekse Folklor araştırmacıları onun eşine rastlanmayan sesi ile okuduğu tüm türküleri ve halk deyişlerini bir araya getirip, notalara dökmeli, sesini gelecek kuşaklara ulaştıracak çalışmalar içerisine girmeliydiler.

Son nefesine kadar Erzurum’u terk etmedi; hep buraların insanları ile ve sorunları ile bir arada oldu. Halktan hiç mi hiç kopmadı.

Doğup büyüdüğü kentin insanları, değerleri ile yoğrulmuş kişiliği aynı zamanda hep öğündüğümüz Dadaş Kimliğinin en güzel ve zirve örneklerini bize sundu.

Onu tanımayan Erzurumlu yoktur. Onu sevmeyen bir Erzurumluda olduğunu zannetmiyorum.

Yalnız şunu da belirtmeden geçmemeliyim. İçimizden biri Türkiye çapında bir sanatçı olan bu insanı hep arkadaş, dost, ağabeyi olarak kabul ettik. Ama ne yazık ki, bütün Erzurumlular ona hak ettiği değeri veremedik.

Tıpkı büyük Halk Ozanı Yaşar Reyhani’nin Erzurum’u terk ederken söylediği “Giderem” şiirinde ana duygusunu bulan vefa borcumuzu ödeyemedik.

Dilerim ki, diğer Erzurum’un sembol isimleri gibi unutulup, bir kenarda kalmaz. Adına yaraşır şekilde çalışmalar yapılarak onun Erzurum’a yaptığı hizmetlere küçükte olsa bir karşılık veririz.

Allah günahlarını affetsin, rahat uyu değerli büyüğümüz. Folklor üstadı Raci Alkır ağabeyi. Erzurum sana çok şey borçlu inşallah bu borçlarının karşılığında hiç olmazsa seni unutmaz ve hak ettiğin yere taşır.

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.