Anasayfa > Ana Manşet, Araştırma-İnceleme > Rakamlarla PKK

30.10.2012 Sal, 1:05

Rakamlarla PKK

Reklam

2 bin 270 terörist tek tek incelendi. PKK’nın eleman kazanma yöntemleri ve örgüte katılımı etkileyen bireysel faktörler tespit edildi.

 

Ailevi sorunlar 2’nci sırada yer aldı

2 bin 270 terörist üzerinde yapılan araştırmadan çarpıcı sonuçlar ortaya çıktı. Ailevi sorunlar, arkadaş etkisi, etnik milliyetçilik, işsizlik ve özenti gibi 15 neden örgüte katılıma gerekçe olarak sayıldı. Kırsala götürülmek istenen çocukların yaşının 10’a kadar düştüğü belirlendi.

 

TERÖRÜN KUCAĞINA İTEN 15 NEDEN

Polis Akademisi bünyesindeki Uluslararası Terörizm ve Sınıraşan Suçlar Araştırma Merkezi‘nce (UTSAM) 2010-2012 yılları arasında yakalanan 2 bin 270 örgüt üyesi üzerinde yapılan araştırmadan çarpıcı sonuçlar çıktı. “Terör örgütlerinde militan kimlik inşası ve eleman profili” adlı araştırma; terör örgütünün cahillik ve işsizliği nasıl kullandığı, eleman temin etmesindeki yöntemler ile nemalandığı alanları gözler önüne serdi.

 

TEK TEK SIRALANDI

Doç. Dr. Süleyman Özeren başkanlığındaki akademisyenlerce gerçekleştirilen çalışmada Terörle Mücadele birimlerinin arşivinde bulunan 2 bin 270 teröriste ait özgeçmiş mektupları, ifade tutanakları ile resmi kayıtlar içerik analizine tabi tutularak örgüt üyelerinin genel profili çıkarıldı. 500 ifade tutanağı rastgele seçilerek “örgüte katılım nedeni” açısından analize tabi tutuldu. Teröristlerin ağzından örgüte katılım nedenlerinin genel dağılımı şu şekilde oluştu:

 

“Cezaevinde propaganda yüzde1.27, intikam duygusu yüzde 1.69, evliliğe zorlanma yüzde 2.54, yargılanma ve aranıyor olma yüzde 2.97, özenti, takdir edilme arzusu yüzde 2.97, kardeşinin dağ kadrosunda olması yüzde 2.97, duygusal ilişki sebebiyle yüzde 3.39, örgütsel yayınların etkisi yüzde 3.81, akraba etkisi yüzde 3.81, arkadaş etkisi yüzde 7.20, işsizlik ve ekonomik sorunlar yüzde 10.59, kaçırılma, zorlama, tehdit yüzde 11.02, etnik duygular yüzde11.86, ailevi sorunlar/aile baskısı yüzde16.95, örgüt propagandası, gençlik kolları faaliyetleri yüzde16.95.”

 

YAŞ 10’A DÜŞTÜ

Araştırmada, örgütün zorla kırsal yapılanmasına götürdüğü çocuklarının yaşının 10’a kadar düştüğü saptandı. Terörist ifadelerinde örgütün çok çocuklu aileleri, “çocuklarını örgüte gönderme” konusunda zorladığı sıklıkla ifade edildi. Genel olarak örgüte katılma yaşı 15 ile 21 yaş arasında yığılma gösterdi. Genç yaştaki bireylerin terör örgütüne daha kolay katıldıklarının görüldüğü araştırmada, “Çocukların zorla örgüte götürüldükleri örnekler de dikkate alındığında PKK‘nın Sri Lanka’daki Tamil Kaplanları’nı model aldığı dikkat çekmektedir. Bu durum örgütün gençlere yöneldiğini, çocukları neden örgüte götürdüğünü ve okulları yakarak neden çocukları sokaklarda tutmak istediğini açıklamaktadır. Kısacası örgüt yaşlanma riskini çocuklara yönelerek gidermeye çalışmaktadır” denildi.

 

KCK ETKİLEDİ

Kırsal ağırlıklı bir terör örgütü olün PKK‘nın KCK yapılanmasıyla aynı zamanda kent merkezli bir örgüte dönüşmeye çalıştırığnın vurgulandığı çalışmada, “Demokratik Toplum Kongresi, Siyaset Akademileri, Öz Savunma Birlikleri, Kent Meclisleri ve Demokratik Yurtsever Gençlik Meclisi, KCK yapılanması içinde yer alan kritik yapılardır. Bunların yanında Eğitim Destek Evleri, Özgür Yurttaş Dernekleri gibi yapılar da eleman kazanma için oluşturulmuştur” ifadesine yer verildi.

 

 

YÜZDE 72’Sİ İLKOKUL MEZUNU

PKK mensuplarının eğitim ile sosyo ekonomik durumları da irdelendi. Teröristlerin yüzde 72’sinin ilköğretim mezunu ya da daha düşük düzeyde bir eğitim geçmisine sahip olduğu saptandı. Lise mezunlarının oranı yüzde 16, üniversite mezunu ya da terklerin oranı yüzde ise yüzde 12. Kardeş sayısının incelendiği çalışmada, kardeş sayısı az olanların örgütteki oranının kardeş sayısı fazla olanlara göre daha düşük olduğunu gündeme getirdi. Hocalar, örgüt üyelerinin ailelerinde çalışan olup-olmadığını inceledi. Ailelerinde hiç çalışan olmayanların oranının yüzde 71 olması dikkat çekti.

 

İŞSİZLİK EN BÜYÜK ETKEN

2 bin 270 teröristin yüzde 77’sini erkek, yüzde 23’ünü kadınlar oluşturdu. Örgüt üyelerinin yüzde 92’si bekar olmasına karşın evlilerin oranı sadece yüzde 8 çıktı. Erkeklerin yüzde 10, kadın teröristlerin ise yüzde 4’ü evli. Örgütteki kadınların çoğunun 18-25 yaşlarındaki gençlerden oluştuğu tespit edildi. Teslim olan örgüt üyeleri medeni hal ve cinsiyet durumlarına göre karşılaştırıldı. Buna göre, evli olanların bekarlara göre, yaşı genç olanların da yaşı büyük olan örgüt üyelerine göre daha fazla “teslim olma” eğiliminde olduğu ortaya çıktı. Araştırmada, örgüte katılmadan önce herhangi bir işi olmayanların oranı yüzde 78 çıktı. Yaklaşık her beş kişiden 4’ünün örgüte katılmadan önce “işsiz” olduğu anlaşıldı. Teröristlerin yüzde 1’inin örgüte katılmadan önce bir kamu kuruluşunda, yüzde 21’inin de özel kuruluşta çalıştığı belirlendi. Ailelerinden örgüt mensubu olanların oranı yüzde 13 olarak saptandı. Aile içinden örgüt mensubu olanların oranı ise yüzde 13 çıktı. Bu tablo, “örgüte bir aileden katılım olduğunda aynı aileden başka bir bireyin katılım eğiliminde olmadığını göstermektedir” diye açıklandı.

 

‘BERDEL YÜZÜNDEN KAÇTIM’

Araştırmada, örgüt üyelerinin “dilinden” katılımı etkileyen bireysel faktörler çarpıcı ifadelerle yer aldı. Örgüte katılım sürecinde ailevi sorunu su yüzüne çıkaran yaygın olaylardan birisinin zorla evlendirilme ve berdel olduğu belirlendi. İlk akla gelenin kızların zorla evlendirilmesi olsa da birçok erkeğin örgüte katılım kararı almasında zorla evlendirilmesinin ya da evlendirilmeye çalışılmasının etkili olduğu görüldü. Araştırmada, “Berdel, bölgede halen var olan bir zorla evlendirme türüdür” denilerek bir kadın teröristin şu ifadelerine yer verildi: “Lisede okurken ailemin baskısıyla okulu bırakmak zorunda kaldım. Sonrasında da ağabeyimin karısının erkek kardeşiyle berdel usulü ile evlendirileceğimi öğrendim. Bunun üzerine evden kaçmaya karar verdim. Gidecek bir yerim yoktu. Bir arkadaşım tek kurtuluşumun örgüte gitmek olduğunu söylemesi üzerine ben de örgüte katılmaya karar verdim.”

 

SGK’LI OLMA TESLİM OLMAYI 5 KAT ARTIRIYOR

Analatik karar ağacı modellemesine göre örgüt mensuplarında teslim olmayı etkileyen başlıca faktörler olarak; yaş, medeni durum, cinsiyet ile aile bireylerinden birinin sosyal güvenliği olan bir işte çalışıyor olması öne çıktı. Teslim olma oranı en yüksek 24 yaş altında görüldü. Bireyin yaşı arttıkça teslim olma olasılığının azaldığı anlaşıldı. Evli olan örgüt mensuplarının daha çok teslim olduğu belirlendi. Evli olan örgüt mensuplarının teslim olma oranı yüzde 19 çıktı. Araştırmada teslim olma faktörleri şöyle sıralandı:

 

* 27’den küçük yaşlarda kırsal kadro örgüt mensuplarından; erkeklerin teslim olma olasılığı kadınlara göre daha yüksektir

* Evli olan 27-39 yaş arasındaki teslim olma olasılığı, bekar olan 27-39 yaş arasındaki kırsal kadro örgüt üyelerinin teslim olma olasılığının yaklaşık 3,5 katıdır

* 39 üzeri yaş grubunda ise teslim olma olasılığını değiştiren en ayırıcı değişken ailede SGK kaydı olan bireyin olup olmamasıdır.

* 39 üzeri yaş grubunda ailesinde sosyal sigortalı bir birey olanların teslim olma olasılığı, diğerlerine göre yaklaşık 5 kat daha fazladır.

 

Eleman kazanma yöntemleri

Örgüte katılımda önemli etkenlerin başında devam eden yargılamalar geliyor. “Örgütün legal uzantılarıyla tanışan gençler buralarda yapılan propagandalar neticesinde sokak eylemlerine yönlendirilmekte ve doğrudan suça itilmektedirler. Bu şekilde suça itilen kişilere örgüt; daha çıkmayı, yargıdan kurtulma yolu olarak göstermektedir” denilen raporda PKK‘nın eleman kazanma yöntemleri şöyle sıralandı: “Gençlerin suça itilerek sabıkalı hale getirilmesi. Kaçırılma, zorlama, tehdit, kandırılma.  Örgütle ilişkili yapıların kazanma sürecinde kullanılması.  Örgütsel yayınların etkisi. Cezaevi ve Avrupa faaliyetleri.”

 

ÇÖZÜM REÇETESİ

Araştırmada çözüm reçetesi şöyle açıklandı: “Bu noktada ekonomik alandaki yatırımlar, eğitim kalitesinin yükseltilmesi, bölgeye kaliteli kamu hizmetinin (personel, yatırım, alt yapı hizmetleri gibi) götürülmesi gibi hususlar birinci öncelikli olarak ele alınmalıdır. Etnik temele vurgu sorunun özünü oluşturan ekonomik, sosyal, kültürel sorunların üzerini örterken bölgede uygulanmakta olan sosyo-ekonomik politikaların katkısının da görmezden gelinmesine neden olmaktadır.”

HABER: KAMİL ELİBOL / BUGÜN GAZETESİ

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.