Anasayfa > Slayt Haber, Yazar > Ramazan Sona Ererken

18.08.2012 Cts, 3:59

Reklam

Çok sıcak günlere rastlayan Ramazan Ayını bitirdik. Bu kutsal ayda ülkemiz çok büyük sorunlar yaşadı.

 

Suriye ile, İran ile, terör belası ile zirveye ulaşan sorunlar yumağı ile uğraştı. Bu sorunlar ile ilgili hiçbir olumlu gelişmenin olduğunu da sanmıyorum.

 

Ülke kaosa doğru hızla giderken, liderler kavgacı üsluplarını  hiç yumuşatmadılar. Onların bu üslubu tabana da yansıdı. Kadın cinayetleri, töre cinayetleri gösterilerde  ve protestolarda polisin kullandığı orantısız güç ülkemizde olduğunu savunduğumuz demokrasiye hiç yakışmayan görüntüler içindeydi.

 

Ülke toz duman içerisinde; karamsarlığın ve ümitsizliğin karanlığında boğuşurken, yaşadığımız kentimizde de çok olumlu şeylerin olduğunu söyleyemeyiz.

 

Hoşgörünün ve barışın egemen olması gereken kutsal Ramazan Ayı, çevremizdeki ateş çemberinin ülkeyi etkilemesi yanında Erzurum’u da çepeçevre sarmaladı ve yön verdi.

İftardan sonra belediyelerin daha çok Ramazan’a yönelik müzik gösterileri halkın birazcık olsun deşarj olmasına neden oldu, ama su sorunu, genelde asayişsizlik ile birlikte çevre sorunları, trafik karmaşası kentin düzenini etkiledi.

 

Halk Eğitim Merkezinin söküldüğü alana kentsel yaşama hiç yakışmayacak şeyler konuldu. İftar çadırının yanında birkaç derme çatma tezgah ve bezler üzerine çizilmiş maketler konuldu. Kış mevsimine hızla gelinmesine rağmen, büyük iddialarla yıkılann tarihi mekân ve yok edilen yeşil alanların yerine yapılacak hiçbir şeyin izini göremedik.

Erzurum Halkı halinden memnun olacak ki hiçbir kimsenin tepkiselde olsa bir yaklaşımı yok. Demokratik kitle örgütleri bu tarihi mekanların yok edilmesine ses dahi çıkarmıyorlar.

 

Birkaç yıldır, tarihi mekanların yok edilmesi, yeşil alanların katli sürüp gitmekte.

 

Yakutiye’nin çam ağaçları artık yok. 70. Yıl Parkının ağaçları büyük oranda yok edildi. Lalapaşa Caminin bahçesinde bulunan tahta oymacılığının  yüz yıllık kalıntısı olan şadırvanın yerine hiçbir anlamı olmayan, mimari değeri de bulunmayan bir taş mekan konuldu.

 

Cumhuriyet Caddesi geceleyin müzik şovları yüzünden hareket edilemeyecek, trafiğin tıkandığı tek cadde olma özelliğini gene korudu. Bu caddede iyileşmeye yönelik hiçbir adım atılmadı. Otopark sorunu hala sürüyor. Caddenin her iki tarafı araçlarla dolu. Bunun üstüne birde geceleyin yapılan müzik şovunun aşırı kalabalığı yüklendi.

 

Diyeceksiniz ki, bu kentte hep olumsuzluklar mı var. Olumlu hiçbir şey yapılmıyor mu, olumlu bir şeyden bahsedeceğim ama onunda noksanlıkları mevcut. Eski hükümet binası restore edildi, sağlamlaştırıldı. Kentin merkezinde güzel görünümlü bir tarihi mekan olarak yükseliyor. Ama binanın içine dikkatle bakıldığında o binaya özelliğini veren yüksek tavanlar yok edilmiş, yerlerine daha alçak tavanlar yapılmak amacıyla asma tavanlar konulmuş, yani bina yüksek tavan özelliğini kaybetmiş. Hâlbuki o tavan yapısı binanın yaz sıcaklarında serin, kışın şiddetli soğuklarında daha ferah bir bina olarak hizmet sunmasını sağlıyordu.

 

 

İşte dıştan güzel görünümün altındaki olumsuz yapılaşma örneği de bu

Kent diğer komşu şehirlerine mukayese edilemeyecek bir pislik içinde, caddelerde çöplerden geçilmiyor, örneğin Menderes  Caddesinde asfaltlanan ara sokaklara baktığınızda, aylardır inşaat molozlarının kaldırımlarda bekletildiği , çöplerin haftalarca alınmadığı bir ortam içinde yaşamaya mahkum edilmişiz.

 

Ramazanla birlikte ses kirliği kenti kapladı. Her tarafta bomba patlamasını hatırlatan gürültülü barut patlama sesleri ile insanlar rahatsız ediliyor. Bu patlamalara ve gürültüye alınan hiçbir önleme ramazan boyunca rastlamadık.

 

Bu kente senelerde yaşamını sürdüren bir insan olarak bunları söylemeye ve dile getirmeyi kendimde hak buluyorum. Yetkililer inşallah bu eleştirilere kulak asma duyarlılığının gösterirler.

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.