Anasayfa > Yazar > Şeytan Üçgeni

20.07.2012 Cum, 22:14

Şeytan Üçgeni

Reklam

Dalkavukluğu hüner, işbirlikçiliği birlik orkestrası yapanlar, müzeye gelmiş gibi seyrettiler muhteşem gökyüzü kuşağını. Koçboynuzlu papyon kravatlı salon gösteri adamlarının şaşkın bakışları; Bedenlerini vatanlaştıran gönül şelale’lerinin dağına kar, sevdana bahar, yoluna kurban olan yüreklerin, tekbir sesleriyle uğurladığı, Kürşat’ların omuz vererek dayandıkları emperyalizm’in kale surlarını çatlatarak, kurduğun devlet ilelebet yaşayacak. Yüreği üşüyen bozkurt yürekleri öksüz bıraktın. Toros kaplanı Kıbrıs Mücahidi mekânın cennet olsun

Cumhuriyetimizle hesaplaşmaya ant içenler, bu kin yumağı düşmanlık korkutuyor beni. ! Bu sergilenen kin yumağı gittikçe kontrolsüz bir şekilde etrafımızı sarmakta olan şeytan üçgenine döndü.! Bu kin yumağının, anahtarı intikam, kilidi öfke, kapısı zindan, perdesi gölge, tiyatrosu demokrasi, seyircisi ceylanlar kadar uysal ve ürkek. Aktörleri dağ görünümlü sıska cüce palyaço.! Uzanamadığı dallara uzanmak isteyen, filkulağına küpe, aslan yelesine tarak olmaya hevesli sincap.!!

Peki; Koçboynuzlu papyon kravatlı salon şovmenleri ne yapmaktalar? Herkesin Ermenilileştiği bu ülkede, çarşaf kırışıklığı alın çizgili naylon siyasi dinozorlar, ekmek arası demokrasi pazarlığı yapılırken “ aç karın yüksek nalın, salın t…… salın “ edasında. Damları makyaj tazelerken, kendileri ikinci viski kadehini yudumlamakla meşgul; Salon ışıklarının eşliğinde, dudaklarından düşürmedikleri ileri demokrasi düşünceleri ve kaypak sahte gülücüklerini, patlayan flaşlara yansıtma gayretindeler.

Karanlıkların libasına bürünenler, bağdaş kurmuş gönüllere. Protez dişlerimin isyanı, birbirine vurmaktan damaklarım sızladı. Ölümün provası uykuda rüya gören şeytanın tarikatı müritleri ölülere bile ok atıyorken, Türklük sorgulanırken, yoksul sahiplenirken, ülke kaosa sürüklenirken, yalan cennetinin arsaları dağıtılırken, sadece söylemlerle medya karşısına çıkan konu mankenleri, okşamasını bilen yılanların buselerine kanan her beden çakallara yem, sazlıkta sivrisineklere bayram olmadı mı?

Dağına kar, sevdana bahar, yoluna kurban olan yürekler sonbahar bulutlarına döndü, bir toplanıp bir dağılan.! Bir sabun köpüğümü yüreğimizdeki sevdamız. Dayanılmaz bir işve ile dudaklarınızda garip bir türküyle, uykuya dalan ruhlara ninni söylemekte olduğunuzun farkında mısınız? Müzeye gelmiş gibi etrafı seyretmekle geçiyor ömrünüz…


             Hayatın tadını çıkaranlar, bir aşk randevusuna koşar gibi hızla bağrına sarıl, bu nazlı ülkü adlı gelinin; Mahzun dalgalanmadı, dalgalanmasında. Sözüm şaka kuşuna değil, bozkurt yürekleridir. Baki selamlarımla, Ülkü İle Kalınız.

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.