Anasayfa > İz Bırakanlar, Slayt Haber > Teyyo Pehlivan

30.09.2013 Pts, 19:23

Teyyo Pehlivan

Reklam

“Yalan” insanlığın varoluşuyla başlayan bir gerçek. Mazisi kutsal kitaplarda anlatılan Adem ile Havva’nın cennetten kovulmasına kadar eskiye dayanmaktadır. O günden beri insanlar durmadan yalan söyler. Yalancılık günümüzde bir meslek ve hatta daha da ileri, bir sanat olmuş. Politikacılar, sanatçılar, bilim adamları kısacası tüm meslek dallarında rastlayabiliriz yalan ve yalancılara örnek çoktur.

 

Söylediği yalanlarla Türkiye’yi güldüren Teyyo Pehlivan(Tayyip İde), ise yalanda alışılmışın dışında bir çizgi ortaya koydu. O’nun yalanları, kimseyi incitmedi veya zora sokmadı.

Pasinler İlçesi’nde dünyaya gelen ve 86 yaşında iken 1999’da hayatını kaybeden Teyyo Pehlivan ardında onlarca‘yaşanmamış’ olay bıraktı.

Atatürk Üniversitesi Halkla İlişkiler Müdürü Süreyya Çarbaş,Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti tarafından çıkarılan  Rakım 2000 Dergisi’nde Teyyo Pehlivan’ı  o kadar güzel anlattı ki.

İşte o yazı:

“Gardrobu çok zengindi. Yaptırdığı elbiselerden 444 takımını giymek nasip olmamıştı. O İngiliz kumaşına, Altınyıldız’a bakmazdı. Tercihini hep şeker çuvalından yana kullanırdı… Kemer takmaz, beline ip bağlardı. Çermik (kaplıca) yolunda gezdi mi herkes kenara çekilirdi. Hem tespihini sallar hem de “Al yeşil geymiş allanır” türküsünü mırıldanırdı.

Seksen küsur yıllık yaşamında kadın eli tutmamıştı. Ama yatak odasından kimler geçmemişti ki. Çünkü onun fantezileri çok lükstü. Liz Taylor, Sophia Loren, Marlyn Monreo, Grace Kelly, Lady Diana, Prenses Süreyya yıllarca onun peşinden koşmuştu. Sharon Stone 53. karısı olmuştu. O çok namuslu bir adamdı. Hasankale’den tanıdık bildik, konu komşu kızını nikahlayacak kadar namussuz değildi. Bu nedenle yabancılara meyil salmıştı. Alaska’dan Yağmur Ormanlarına, Kanarya Adaları’-ndan Yakutistan’a kadar onu tanımayan yoktu.”

Tayyip İde’nin özeti  bu kadar mı?

Hayır.

Pehlivan, sadece yalancılığı ile değil, hazır cevaplığı ile de ünlüdür:

Teyyo’ya ‘karga niye karadır?” diye sorarlar

Yanıt verir:

“Oğlum buni bilmiyeceg ne var. Güneşe yahın uçtuğu için”

MHP amblemindeki 3 hilalin anlamını sorarlar:

“Re ki oğlum re ki. Onlar üç aylar: Recep, Şaban, Ramazan.

 

Pehlivan, Türkiye Gündemine Nasıl Geldi

 

Ekonomik sıkıntı ve terörün bunalttığı günlerdi… Gazete sayfaları, ekonomik  buhran ve terörün acı yüzünü ortaya koyan haberlerle doluydu. İnsanları gülmeye hasretti.

 

Atatürk Üniversitesi’nden Şenol Kantarcı Hoca, Erzurum Belediyesi tarafından hazırlanacak ansiklopedi niteliğindeki bir kitapta Teyyo Pehlivan’ın yalanlarının da kullanılacağını söylediğinde,  gündemi değiştirmeye karar verdik.

Pehlivan’ı  Tebriz  Kapı’da küçücük bir kahvede  otururken buldum.

Sohbet için garsonu devreye soktum,  kabul etti; masasına gittim. Ciddiydi, yüzüme bile bakmıyordu. Bir süre sonra, sol gözü hafif yumuk vaziyette  başını kaldırdı, yüzüme baktı;“Vola hele çay söyle de içeg” dedi. Rahatlamıştım… Dostluk çayını  yudumlarken  sohbete başladık.

Maceralarını dinlerken, gülmemek için kendimi zor tuttuğumu çok iyi hatırlıyorum. Zirâ gülmem, Pehlivan’ın alınması ve sohbete nokta koyması demekti. Yaklaşık 2 saat sohbet ettik. Fotoğrafını çektim, yanından ayrıldım.

Ve Türkiye’yi güldüren haber 5 Şubat 1989 yılında Hürriyet Gazetesi’nde “Ansiklopedik Yalanlar” başlığı ile yayımlandı.

Teyyo yalanları ile ses getirmiş ve bir anda Türkiye’nin ilgi odağı olmuştu.  Televizyonlar, gazeteler Teyyo Pehlivan ile röportaj için yarışa girmişti.

Haberin yayınlanmasından 15 gün sonra atv’de “A’dan Z’nin yapımcısı Esra CeyhanTeyyo Pehlivan’ı programına konuk etmeyi başardı.

İstanbul’a giden Teyyo Pehlivan izlenme rekorları  kıran programda da  yalanlarını  sürdürdü:

 

İstanbul’dan Erzurum’a Geder Yaya geldim…

 

Esra Ceyhan Teyyo Pehlivan’a soruyor:

“Pehlivan İstanbul’a ilk kez mi geliyorsun?”

Yanıt:

“ Yoh, ikinci gelişim. 5 yıl önce bir arkadaşımla İstanbul’a goyun getirdig. Satip, Erzurum’a dönecektig. Ama arkadaşım beni ekti, gaşti. Erzurum’a gelecam, cebimde beş guruş param galmadi. Neydim? Ben de İstanbul’dan Erzurum’a geder, o köy senin bu köy benim, yaya geldim.”

İşte Teyyo’nun ‘Yaşamadığı’ Diğer Anıları

 

Paşam, Ya Bizim Ev…

Rahmetli Atatürk‘ün yanında otiriram.

Gazi, İngiltere Cumhurbaşkanı Çörçil ile tavla oynir…

Hem de iddiasına.

Gazi, Çörçil’e  ‘Yenersem bana ne verecagsan ?’  diye sordi

Çörçil, ‘Sana Kuzey İrlanda’yı veririm’ dedi.

Paşa da  ‘Vola, ben de yenilirsem sene Doğu Anadolu’yu verirem’ diyince ben hemen itiraz ettim: ‘Paşam ya benim ev’ deyince, Paşa geri adım atti. Çörçil‘e  ‘Teyyo Pehlivan’ın evi hariç’ dedi.

Çörçil yan çizdi: ‘Teyyo Pehlivan’ın evi yoksa Doğu Anadolu’yu ne yapim gardaş’  diyerek cıgızlandi, oyundan vazgeçti.

 

İnönü Gözlerimden Öpti…

-Şah Rıza Pehlevi, İsmet İnönü ile beni İran’a devet etti.Gittik dünyanın sayılı liderleri orada.

Bizi av partisine götürdüler. Silahını nişan alan avı vurir.

Sıra bene geldi.

İnönü eğildi kulağıma, ‘Vola Teyyo ne olur yüzümüzü kara çıkarma’ dedi.

Aldım silahı elime sığındım yaradana, havada uçan ördeklereateş ettim.

İki ördek anında yere düşti.

Ancak bir vızıltıdır ki gopti.

Kurşun ateş olmuş, dolanir, ördek arir.

Üç-beş derken ördeklerden biri kayalıkların arkasına gizlendi.

Kurşun onu da kayalıkların arkasında buldu ve öldürdi. Türkiye’ye adım atar atmaz İnöni, ‘Yav Teyyo sen olmazsan bizim halimiz harap olurdu’ dedi ve beni gözlerimden öpti.

 

Ermeni Uçağını Daşnan Düşürdüm…

-Türkiye işgal altında, her taraf yagilir,yıgilir.

Bizim Pasinler’e henüz düşman ayağ basmamış.

Bir sabah uyiram.

Komşulardan bir figan: ”Yetiş Teyyo Pehlivan. Ermeni uçagları Pasinler’i bombalir’ diye bağırdılar.

üstümi geydim ve dışarı çıktım.

Baktım Ermeni uçakları, bomba yagdirir.

Yerden bir daş alıp yaradana sığındım.

Bir hollikledim. Pilotun gafasına ‘dınk’…

Pilot sersemledi.  Etrafa aval aval bakir

Beni gördi; ‘Vola Teyyo yine mi sen’  dedi, öldi.

 

Uçağı Peliklemesine Galdırdım…

-Kore savaşındayam. Orta yer bir cehennem sanki.

Amerikan uçağı ormanın içine düşmüş çıgardamirler.

Beni seslediler.

‘Teyyo bu uçağı galdırırsan ancak sen galdırırsan’ dediler.

Acıdım herifleri.

Uçağa bindim, vitese taktım, gaza bastım.

Uçağı peliklemesine (yanlamasına) galdırdım.

Havada gidirem. Baktım bir başka uçağ içinde bir cücük gözli herif. Bene işaret edir.

Cami açtım ‘Ne vola ne diyirsen?’ diye sordum.

Dedi ki, ‘Teyyo, bu savaş biznen Amerika’nın savaşı Allah’ın seversen sen garışma’

Onlara da acıdım. Uçağı teslim ettim, at sırtında Türkiye’ye döndüm.

 

Beni Hitler Gurtardi…

Bir gün Pasinler’deki kaplıcaya tank düşmüş, çıgardamirlar.  Albay beni çağırdi.

“Gurban olim Teyyo, sen büyüksen, tanki kurtar’ dedi.

Dumdum suya. Gavatlar, suyu boşaltma vanasini gapatmamış-lar. Delikten girdim, yüzirem.Bilmirem nereye gidirem.

Bir baktım Suveyş ganalındayam .Yanımda yöremde it (köpek) balıkları. ‘Hav hav’ diye peşimden gelirler. ‘Hoşt, hoşt’diyirem, gidecağlari yok.

Sonra denizden kafamı çıkardım, baktım bizim Hitler otirir.

‘Vola Hitler sen bilirsen beni gurtar” diye bağırdım.

Sağ olsun Hitler, beni denizden çekip aldi da gurtardım.

 

Muhammet Ali’yi Müslüman Yaptım…

O dönemler Muhammed Ali, gavur.

Benim de ünüm dünyanın ta öbür ucuna kadar getmiş.

Ali ‘Gelsin onunla dövişağ’ diye haber göndermiş bene.

Durur mi Teyyo, atladım Amerika’ya gettim. Ringe çıktık.

O vurir, ben vururam, vurişirig. Derken buna bir gumsik (yumruk) çaktım. Ortada fırfırik gibi döndi, döndi düşti.

Gorttum. Ölir diye yanına gettim.

‘Volo oğlum öleceksen kelimeyi  şadet getir” dedim.

Hemen getirdi.

Şimdi sık sık beni arar ve “Teyyo doğru yoli senin sayende buldum” der.

 

Ronald Reagan’a 2 Bin At Götürdüm…

Gahvede otiriram, Regan telefon açtı. ‘Teyyo bize Orta Asya’dan at lazım’ dedi.

‘Oğlum, Vayne’yi (John Wayne) arasan ya’ dedim.

‘Akıllı ol, bu o işi başaramaz’ dedi.

Severem keratayi, gıramadım. Gittim 2 bin tene at topladım.

Ben uçakla, atlar karadan Amerika’ya gettik. Beni Mehter Marşı ile karşılayan Reagan gözlerimden öptü.

O zamanın parasıynan 100 bin lira verdi.

Sonra öğrenedim ki, gavat neyitmiş o atlari.

 

Fatih Terim’e Taktik Verdim…

Milli Takım Macaristan’la  oynir.

Tam 2-0 mağlubuz.

Devre arası baktım telefon çaldi.

Kaldırdım bizim Fatih Terim.

Nasıl yalvarir: ‘Teyyo Pehlivan maçı televizyondan seyredirsendir. Çok zordayam. Ne olur taktik ver’

‘Vola oğlum’ dedim ‘Anu Feyyaz’ı niye oyuna almirsan. Niye yanlari gullanmirsan’

İkinci yari dediğimi yapti, sahadan 3-2 galip ayrıldıh.

 

Uche Çöğenderlidir…

Anu Fenerbahçeli gara oğlan Uche var ya herkes oni gavur sanir. Değil oğlum.

Kendisi Hasankale’nin Çöğender Köyü’ndendir.

Daha önce amburanın insanına benzerdi.

Bir tarihte Arabistan’a iş aramaya gitti.

Olan ondan sonra oldu. Bizim Uche, Araplar’ın yanında çok kalınca, karardi geldi.

Sarıkamış’taki Deniz…

Birgün gahvede oturiram, telefon çaldi.

‘Pehlivan seni istirler’ dediler.

Gaktım baktım, bizim Kars Valisi:

‘Pehlivan, Sarıgamış’ta denize bir cip düştü! 

Biz uğraştık, çıkardamadık. Seni metettiler. ‘Bu cipi denizden çıkartsa Hasangalalı Teyo Pehlivan çıkardır’dediler.  Allahını seversen gel bize yardım et’ diye yalvardı.

Gıramadım herifi. Sarıgamış’a gettim.

Dumdum suya. Cip tam suyun dibinde.

Tahtım halati cipe. Bir eliminnen çekirem, digerinnen gulac atiram. Cip bir ağır bir ağır soymayın. Tikkatli baktım ki ne görim. Meğerse cipe bir de vapur takılmış.

Ben de gendi gendime ‘vola bu ne ağır cip’diyirdim.

 

Demi Vuruşumdan Tanıdi…  

Bir gün Hasankale’den belediye otobusuyla Amerika’ya gidirem.

Bir bağtım ki, otobosun biri gara (kar’a)  kakılmış.

Uğraşir cigardamirlar. İçinde kim olsa ey: Demi (Demi Moore)

Teyyo durur mi?

Allah sizi inandırsın, bir omuz verdim, otobosi bir seferde gurtartım.

Nasıl sevinirler.

Demi, beni akşam yemeğine davet etti. Gırmadım gariyi, gettim.

Garının gözleri bende. Tebi benimki de onda.

Sonra golumdan tutti  yatak odasına götirdi.

Yatağa girdih

Gari azgın, yerinde duramir.

Buna bir vurdum

Ne dese ey:

“Sen galiba Türkiyelisen”

“Hee” dedim.

İkinci vuruşta

“Valla sen Doğulu, hem de Erzurumlusan”

Bende bitme tükenme yok. Üçüncü  dıngıldadaşımda

tam tanidi:

“Vola Seni tanıdım” dedi “Sen Hasangalali Teyyo Pehlivansan!”

 

Bacısı Daha İyi… 

Teyyo Pehlivan bir gün kahvede oturur.

TV’de Micheal Jackson şarkı söylemektedir.

Kahvede oturanlar, Teyo’nun açığını yakalamak, isterler.

Bu yüzden kasıtlı olarak sorarlar:

“Teyyo; bu Maykıl Caksın nasıl bir karıdır?”

 Teyyo bu lafın altında kalır mı, hemen cevabı yapıştırır:“Valla bacisi bundan daha eydir”

 

Peki kim götürdi? 

Seferberlik zamanı bin koyunum var. Koyunlar Karkapazarı’nda otlir. Bir sabah kalktım heç biri yok. Ula bir araştırdım koyunları PKK götürmüş.

Dinleyenlerden biri sorar; “Pehlivan seferberlik zamanı PKK ne arirdi?” 

Teyyo cevabı yapıştırır; “Peki Vola, bizim koyunları kim götürdi?” 

 

Cilonton Akrabamdır…

Teyyo kahvede döktürür:

“Ula anu Cilonton varya yakından akrabamdır benim”

Kahvehanede gülüşmeler başlar sorar biri:

“Eeee Teyyo, akrabansa, koskoca başkan sana yardım etmez mi?”

Teyyo’nun cevabı ilginçtir:

“Ne diyersiz gavat zekatını bile vermir.”

 

Elizabet Aradi…

Teyyo oturmuş döktürür:

“Vola, Elizabet o gün beni aradi. Diyirem ki,

Bir at bulsam da getsem “

Sorarlar:

“Yav Teyyo, heç Amerika’ya at ile gidilir mi?”

Cevap verir:

“Oğlum siz garıdaki güzelliği görsez anam avradım yayan gidersiz”

Doktor Ağır Galdırma Dedi…

Teyyo Pehlivan, iki elini duvara dayamış vaziyette çişiniyaparken yakalanır.

Görenlerden biri  “Utan pehlivan utan. İnsan o termaşanın uçundan tutmaz mi?” diye azarlar.

Pehlivan, “Mehsuz mi edirem Vola. Hesteyem da” diye kendini savunur.

“Neyin var” sorusunu ise öyle bir cevap verir ki,

‘Oğlum belim ağırır. Doktor ağır galdırma dedi.”

 

Hasan İle İki Gün El Ensede Galdıg…

Hasan Celal Güzel’i tanirsiz.  Geçen seçimlerde Erzurum’a gelmiş miting yapacak. Herkesle takalaşir, el ense çekir öpir

Ben de sıradayam. Geldi bir el ensede bene atti. Teyyo yutar mi? Ben de ensesine yapıştım.

O çekir ben çekirem….

Allah sizi inandırsın iki gün el ensede galdık. Sonunda dayanamadı.

‘Ula Teyya Malatya’da mitingim var ne olursan bırah gidim” dedi. Acıdım da bırahdım.

 

Zehra’nın İsim Babası Benem…

Hülya Avşar’ın kızının magazin dünyasının ilgi odağı olduğu dönemdir. Teyyo anlatır:

“Uşağ bilirsiz. Hülya doğduği gün beni aradi. ‘Pehlivan, isim yüzünden Kaya ile kavga edirih’ dedi. Bahtık çare yog, seni aramaya garar verdih. Ne olur kızımıza ismi sen goy’ Bilirsiz güzel gari, gıramadım. Düşündüm ne goyim ne goyim.

Rehmetli anam ahlıma geldi. Zehra anamın ismidir”

 

Diana’nın Düğünü…

Teyyo ünü yurtdışına taşmıştır. İngiliz Prensesi Diana’nın düğünü yeni olmuştur. Teyyo anlatır:

“Uşağ Gahvede otirirem. Diana’nın gaynanasi Kraliçe Elizabet telefonla aradi.

‘Vole Teyyo Diana ve prens Cars (Charsles) seni düğününde görmeh istir.

Ne olursan gel’ diye yalvardi.

Atladım terene gittim. Beni bando takimi ile garşıladılar. Garşılamaya gelen Diana hemen  goluma girdi. Saraya gidirig.  Baktım gezeteciler, resim çekirler. Biri yanıma yahlaştı. ‘Teyyo bey ‘dedi , “Seni tanirih da anu golan giren gari kim ?”

 

Randıman Alamadım…

Cuma vaktidir.

Kahve müdavimleri cami yolunu tutarken, Teyyo istifini bozmaz

Biri sorar:

 “Pehlivan sen camiye gelmir misen?”

Teyyo yanıt verir:

“Ula oğlum 40 sene gıldım bir randıman alamadım. Daha niye gılım!”

 

.avatlar Sanki Heç Gari Görmemişler

Teyyo Pehlivan kahvede döktürür:

Türkan Şoray, Galaya film çevirmeye gelmiş.

O zaman delikanlı çağım.

Bene tutuldi.

Sabah akşam birlikteyih  ‘Teyyo’ diyir, başka bir şey demir.

Bir gün Türkan golumda bizim eve gidirih

Esnaf işi bırahmış, bizi gollir.

Bir galanın gözi bizde

Ele süzirler ele süzirler ki,

.avatlar sanki heç gari görmemişler

YORUMLAR

Toplam 2 yorum bulunmaktadır.

selami TEYMUR

Teyo pehlivan bir yalancı değildi,bir dilencide değildi,Teyo pehlivan bir hayelciydi? hayelleride tarihin ve günlük olaylar üzeirne kurar oynardı. Zarf atıldığında konuşur yoksa sessiz durudu saygılarımla

16.04.2013, 22:50
ARİF BALGALMIŞ

TEYO PEHLİVAN’I MAALESEF TANIMA FIRSATIM OLMADI. TANIMAYI ÇOK ÇOK İSTERDİM. HAYALCİLİĞİN EN ALASINI UYGULAMIŞ VE İNSANLARI ÇOKÇA GÜLDÜRMÜŞ. ALLAH GANİ GANİ RAHMET EYLESİN.

30.09.2013, 22:54