Anasayfa > Yazar > Ülkem için ciddi endişelerim

20.07.2012 Cum, 22:07

Ülkem için ciddi endişelerim

Reklam

Ülkede terörü yönetenlerin, teröre destek vermek suçuyla hapse mahkûm olanların medya ve Türkiye için karanlık, gizli emelli örgüt veya şahısların Hasip Kaplan’ın milletvekili olmasını “demokrasi” adına savunup desteklemektedirler.

Bir ülke aklını kaybetmemişse, ülkeyi yönetenlerin, yorumlayanların henüz hür iradeleri ve akılları kalmışsa; yapılmaya çalışılan, zorla TBMM’ye sokulmaya çalışılan terörden hüküm giymiş insanların, fikirleri ve terör örgütü için burada da mücadele vereceklerini en azından tahmin edebiliyorlardır.
Kaldı ki; terör örgütü ile sokak gösterileri yapan, isyan ve tehditten çekinmeyen, provokasyon yapan milletvekilleri, bugün hâlâ polisle cadde ve sokaklarda çatışmakta, olaylar çıkarmaktadırlar.
Bölücü Kürtlerin ülkeyi açıkça tehdit etmeleri, Türk’üm diyen insanların onurlarını yaralamaktadır.
Açılım ve Kürtlere vaat edilen gizli – aşikâr özgürlük hakları, Türkiye’nin üniter yapısından, “tek dil”, “tek bayrak” ve “vatanın bölünmezlik” konuları gibi Türkiye’yi parçalanmaya götürecek tehlikeli açılımlar için pazarlık yapmak, bu ülke âşıkları ve Atatürk’le bağımsızlık fikirleri örtüşenleri, Türk’üm diyenleri, Türkleri yok saymak ve kendi vatanlarında yok etmek anlamına gelecektir.
Türkler kendi kanlarıyla, canlarıyla kazanıp, kurdukları, kurtardıkları, canlarından aziz bildikleri vatanlarında özlük haklarıyla, vatandaşlık haklarıyla, özgürlüklerinin teminatı olan Ayyıldızlı Bayrağı’yla ikinci sınıf, itilen, tartışılan, kendi kararını kendisinin veremediği bir duruma düşürülmeyi kabul etmesi anlamına gelen tavizlerle hakarete uğramaktadır.
Siyasi ağızlar, medyanın büyük kesimi, entel-dantel takımı, sözde demokrasiyi içine sindirmiş yalakalar da sürekli Türk’ü yok sayma hatasının maliyetini bilseler bile tekrar tekrar söylemlerinde, yazılarında dillendirmektedirler.
AKP ve CHP yöneticileri seçim sürecinde ve sonrasında ağızlarına “Türk” kelimesini almaktan kaçınmışlardır ve “Türk” konusunda düşüncelerini, bakışlarını ve yapacaklarını bu şekilde içeri ve dışarıya ifade etmişlerdir.
Bir grup Türk’e karşı olanlar; “Türkçülük” yapanları “şövenist”, Kürtçülük başta olmak üzere başka bir milletin milliyetçiliğini yapmaları ise; “demokratlık” olarak görülmektedir!
Türklerin kabul edemeyecekleri boyutlara ulaşan anti-Türkçülük siyasallaşmış cemaatlerce de desteklenince; Türk olduğu halde kalabalıkların rüzgârına kapılarak, Kürtçülüğe de alıştırılmış zihni oyunlar ve medyanın sürekli pompalaması ile de Türklerin bir kısmı da artık umursamaz hale getirilmiştir.
Gençliğin günümüzdeki yabancı hayranlığı, yerli- yabancı sanatkârlar için beslediği sempati, kültürel emperyalizmin etkisi ile de milliyetçilik düşüncelerini arka plana itmiştir.
Genç erkekler-bayanlar ise memleketin ciddi sorunları karşısında daha fazla duyarsızlaşmaktadırlar.
Bu memleketin ayrışması, bölünmesi halinde “özgürüm” diyebilecek vurdumduymaz kalmayacağı gibi, başımıza gelmesi muhtemel esaret zinciri ise ahrete kadar duyarsız ve olayları okumasını ve mücadele etmesini bilmeyen insanların boyunlarında birer lanet haltası gibi asılı kalacaktır.

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.