Anasayfa > Yazar > Vakıflar Yasası Üzerine

20.07.2012 Cum, 23:19

Vakıflar Yasası Üzerine

Reklam

Yani bu yasa azınlık vakıfları ile kilise vakıflarına Lozan Antlaşmasından önce tanınmış bütün hakları geri iade etmektedir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti çok büyük oranda tazminatlar ve bedeller ödeyecektir.

 

Bundan yıllar önce Erzurum yerel gazetelerinden birinde “Neler oluyor?” başlığı ile bir yazı yazarak önemli konuları gündeme getirmiştim.

Dile getirdiğim bu konuların başında da 2762 sayılı Vakıflar Yasası ve Ülkemize getirdikleri işlenmiş idi.

“Vakıflar Yasası” olarak geçen haftaya mührünü basan ve üzerinde çok tartışılması gereken bu yasa demokrasi ve insan hakları örtüsü altında sunuldu ve ele dahi alınmadı. Hiçbir hukukçu, gazeteci veya düşünce adamı her ne hikmetse bu yasanın ucuna dahi dokunmadı.

Günlerdir gazeteleri takip ediyorum. “Vakıflar Yasası’na” ilişkin ne bir başlık, ne de bir görüş var. Sanki böyle bir yasa ülkemizde yürürlüğe girmedi.

Siyasi Partilerden  hiçbir tepki ve olayı aydınlatan açıklama gelmedi.

Hâlbuki bahsettiğimiz yasa 1936 yılında çıkarılan ve Lozan Antlaşması ile kabul edilen kazanımlar ile Türk Milletinin malı sayılan Milli Emlak ve hazineye devredilen, hatta şu anda üçüncü şahıslara devredilen tüm kilise vakıfları ile ilgili bir yasadır.

Yani bu yasa azınlık vakıfları ile kilise vakıflarına Lozan Antlaşmasından önce tanınmış bütün hakları geri iade etmektedir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti çok büyük oranda tazminatlar ve bedeller ödeyecektir.

Peki yasanın içeriğinde ne var ? buna da kısaca bahsedelim.

Bu yasaya göre cemaat vakfı olarak tanımlanan Ermeni, Süryani, Gürcü. Keldani, Bulgar Vakıfları ile birlikte Nasturi. Yezidi, Kipti ve Ortodoks Arap Vakıflar gibi vakıflarla birlikte İstanbul’da  Rum Cemaatinin 44 ilkokul, 9 ortaokul ve lise,  1 papaz okulu, Ermeni Cemaatinin 2 İlkokulu. 10 Orta ve Lise, Musevilerin 4 İlkokul ve bir lise olmak üzere 89 okulu adlarına tapu alacaklardır.

Yasa, adı geçen vakıflara yurt dışında şube açmasına. Dışarıdaki vakıflarla ilişki kurmasına bunların ülkemizde şubeler açmasına olanak tanımaktadır.

Kilise, manastır, ve sinagog yerleri üçüncü şahıslara geçmiş olsa dahi toprakların ve  binaların geri alınması, olmazsa tazminat ödenmesi gerekecektir.

Azınlıklar; Vakıflar Yasası  ile önemli imtiyazlar kazanacaklardır. Buna örnek olarak Ayasofya’nın kilise olduğunu iddia ederek geri isteyebilecekler, onu insanlığın tarihi kalıtıdır, diye kabul etmeyip, müze konumundan çıkarılacaklardır.

Yani  biz çıkardığımız bu yasa ile elimizi, kolumuzu sıkıca bağlayacağız.

Avrupa Birliği böyle istediği için kanun hükmünde kararname ile Vakıflar Yasası son şeklini bularak yürürlüğe girmiştir.

Bu bir Avrupa Birliği projesidir. Sonucunda Türkiye Neler kaybedecek, hep birlikte göreceğiz.

Daha şimdiden Amerika’da  bulunun bir, Ermeni ailesi dedelerinden kendilerine miras kaldığını iddia ettikleri “İncirlik Üssü için 100 milyon dolar tazminat almak amacıyla  ilgili mahkemelere başvurdular. Bu daha ilk başlangıç. Sonu ve devamı mutlaka gelecektir.

Avrupa ülkelerinin bu yasayı demokratikleşme  olarak nitelendirmelerinin birazcık olsun farkına varabildiniz mi?

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.