Anasayfa > 5'li Üst Haber, Türkiye > Askeri kaynaklara göre çekilme 15-20 günü geçmez

26.03.2013 Sal, 9:55

Reklam

ANKARA’da siyasi kulisler; PKK’lıların sınır dışına çekilmesi konusunda, “takvim” ile “hukuki zemin” koşullarına odaklanmışken; askeri kaynaklar, çekilmenin “İyi bir planlamayla 15-20 günlük bir süre içinde tamamlanabileceği” görüşünü paylaştı.

 

Konuyla ilgili bilgisine başvurduğumuz güvenilir askeri kaynaklar, ülke içindeki PKK’lı sayısının “900-950 civarında” olduğu bilgisini vererek, “Bölgenin zorlu coğrafyasını çok iyi bilen PKK’lıların sınır dışına çekilmesini aylar sürmeyeceğini” vurguluyor. Bu değerlendirme yapılırken de “Bir PKK’lının, Van’dan Irak’ın kuzeyine yürüyerek rahatlıkla bir buçuk günde geçebildiği” örneği veriliyor.

 

 

Bu çerçevede; gazeteci Hasan Cemal’in Kandil’de konuştuğu Murat Karayılan’ın “çekilmenin sonbaharı bulabileceği” ifadesi de çözümlenmeye çalışılırken;  “zaman kazanma” ihtimali  dikkate alınıyor.

 

 

HENÜZ RESMİ DİREKTİF YOK

ASKERİ kaynaklar, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın dün akşam Bakanlar Kurulu çıkışında “Elbette bir düzen içinde olacaktır” dediği çekilme süreci konusunda henüz “hükümetten askere verilmiş bir direktif olmadığının” altını çizdi. Bu direktif gelinceye kadar geçecek süre içinde de “Düzen içinde hayata geçirilecek bir çekilme konusundaki altyapının oluşturulacağı” öngörülüyor.

 

 

PROVOKASYON ENDİŞESİ

DÜN yaptığım görüşmelerin en etkileyici sonucu şu oldu: Kamuoyunun neredeyse tamamı gibi, asker kanadı da olası bir provokasyondan büyük kaygı duyuyor. Bu kaygının dayanağı ise herkesçe bilinen sır: PKK’nın bütün unsurlarının “çözüm süreci” konusunda yekpare görüşte olmaması. Nitekim, Karayılan’ın “orta düzeyde komutanları ikna” konusundaki cümleleri, dikkatle not edilmiş. Yanı sıra Fehman Hüseyin-Suriye ilişkisi değerlendirmede.

 

 

Askeri kaynakların endişe ve hassasiyeti, provokasyon ihtimalinden söz ederken “Allah korusun” diyecek kadar belirgin. Türk askerinin kaybıyla sonuçlanabilecek bu olasılığın gerçekleşmesi halinde, sürecin büyük darbe alacağı dile getiriliyor ve buna meydan vermemek için de azami dikkat sarf edildiği anlaşılıyor.

 

 

Nitekim mevcut bilgi ve gösterilen bu hassasiyet, gazetemizin manşet haberiyle de paralel okunabilir. “Dağda” küçük gruplar halinde dolaşan PKK unsurları ile istenmeyen bir çatışma, provokatif bir saldırıyla karşı karşıya kalınmaması için fiili bir çekilme olduğu anlaşılıyor.

 

 

“GÖZ DEĞER”

BU bağlamda, manşette duyurduğumuz gelişme, konunun daha çok “çatışmasızlık” kararıyla ilişkili. Bu konuda görüştüğüm bir kaynağıma, “direktif gelip planlama yaptıktan sonra”, kısaca  çerçeve netleştiğinde; “çekilmenin nasıl kontrol edileceğini” sordum. Gelen yanıt kısa ama yeterliydi:  “Mutlaka gözümüz değer.”

 

 

Bizlerin aşina olduğu tek göz değmesi “nazar” olsa da; asker bu kavramla yüksek teknolojik kapasitesi dahilindeki elektronik-dijital gözleri kastediyor kuşkusuz. Fakat amaç yine aynı: Kayıp olmasın.

 

“Sınır dışına çekilme”, “çatışmasızlık” gibi sanki yıllardır biliyor gibi konuştuğumuz pek çok konuyla gerçekte ilk kez tanıştığımız bir dönemdeyiz. İşte bu kadar sıra dışı bir dönemde,  askerin de “provokasyon” ihtimaline karşı geliştirdiği bu yüksek hassasiyete kıymet vermek gerekiyor. Sebebi mi? Aslolan hayattır.

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.