Anasayfa > 5'li Üst Haber, Siyaset, Türkiye > Bahçeli Erdoğan’a resti çekti

16.04.2013 Sal, 12:08

Reklam

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın araştırma komisyonu kurarak MHP’nin koalisyon dönemini inceleteceklerini açıklamasına yanıtı da sert oldu.

 

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında Türkiye’nin gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu.

 

 

MHP’nin koalisyon dönemine ilişkin fezleke hazırlanmasına tepki gösteren MHP lideri Bahçeli, “Bugüne kadar hiçbir soruşturmaya tabi olmayan şahsım hedef alınmış, hazırlanan fezleke Meclis’e gönderilmiştir. Anlaşılan hükümet, ihanet sürecine direnenlerden bu yolla hesap soracaktır. Hakkında birçok konuda fezleke bulunan birisi, bize dürüstlük dersi vermeye çalışacaktır. Sayın Başbakan, bilmelisin ki, senden korkan senin gibi olsun. Kalpazanlara eyvalahımız yoktur. Kamunun tüm bankalarını peşkeş çekenlerden öğrenecğimiz bir şey de olmayacaktır” diye konuştu.

 

 

Bahçeli’nin açıklamalarından satırbaşları şöyle:

Türkiye’nin dış borcu on yılda yüzde yüz 65 artış göstermiştir. İçborcumuz 2012 sonunda 408. 3 milyar liraya sıçramış, yüzde 63 yükselmiştir. Tüketic krediler ve kredi kartbatağı iyice derinleşmiştir. 2002 yılına göre kredi kartı borçları 89.6 kat artmıştır.

 

 

AKP zihniyeti, vatandaşlarımıza 10 ylılda 10 kat borçlandırmışlardır. Erdoğan’ın övündüğü ekonomik gelişmeler bunlarla sınırlı değildir. 2012 yılı büyümesi yüzde 2.2 olarak gerçekleşti. Bu büyüme oranıyla vatandaşlarımızın sorunlarına çare bulmak elbetteki çok zordurl. Türkiye 2023 yılında Dünyanın ilk 10 ekonomisi içinde yer alacaksa, yüzde 7 büyümükten başka şansı yoktur.

 

 

 

AK PARTİ İKTİDARINDA İŞSİZLİK ARTTI

Enflasyon başını kaldırmış, tükedtici fiyatları 7.3’e ulaşmıştır. Çoğalan borçlar, fakirleşen geniş toplum kesimleri, gelir dağılımındaki adaletsizlik, ekonomideki kara mizahın özeti şeklindedir. Emekli meseleri hala çözülmemiş, çiftçilerin külfeti azaltılmamıştır. Memur ise tedirgindir. Kamuoyuna yansıyan yeni düzenlemeler nedeniyle endişeli.

AKP’nin ekonomideki çizdiği toz pembe tablo gerçekleri yansıtmamaktadır. Vatandaşalrın hayatı perişan oldu, hacizler arttı. Mağduriyetler her yöne sıçradı. İşçi ve Memur zor duruma düştü, Emekli ekmek alamaycak duruma düştü, çiftçi tükendi, sanayici hükümet baskısından bunaldı. Dul ve yetimler uzanacak bir el beklemekte. Ne büyük bir tahilsizliktir ki, Erdoğan’ın mağdur ettiği insanların çığlıkları karşısında kalpleri ve vicdanları mühürlüdür.

 

 

 

HESABINI VERECEKLER

Yaptıklarının karşılığnı misliyle alacaklardır. Bunu yapmakta MHP’ye düşecektir. İşsizlik ve yoksulluk kader olmaktan çıkacak.

 

 

 

ÇÖZÜM SÜRECİ

Yargılanan milli varlık hakları Türkiye’nin elini kolunu bağlamaktadır. Türkiye’de iyi şeylerin umut verici gelişmelerin olmadığı tüm yönleriyle malumlarımızdır. Milli birliğimiz, huzurumuz ve saadetimiz budanmaya, tırpalanmaya çalaşılmaktadır. Nerden bakarsak bakalım, karşımızdaki meselelrin boyutu, ağır ve vahim bir düzeydedir. Türk milletinin çözülmesi ve bölünmesi çinkirli bir rekabet, utanma hissiyatını kaybetmiş vicdansızlar taraf2ından sergilenmektedir. Türki edair ne varsa rencide edilmekte, hırpalanmaktadır. Bfugünkü bunalım ortamında tüm sorunların mersezi olarak Türk kimliğinin varlığı gösterilmektedir. Bu iç karartıcı ve yürek burkucui tablo milil vicdanları hüsrana uğratmaktadır.

“ÇÖZÜM SÜRECİ HAİNLİĞİ” 

Maalesef ülkemiz her alanda ricat hali yaşamaktadır. Yenilgi her seviyede hissedilmektedir. Kötülük ivme kazanmakta ve karamsarlık alan genişletmektedir. Marjinal hevesler beslenmekte, köhne hesaplar canlandırılmaktad, küflenmiş arayışlar cesaretlenmektedir. Türkiye köklerinden koparılmaktadır. Tehditler had safhada artmış bulunmaktadır. Çözüm süreci isimli hainliği Başbakan Erdoğan kabullendirmek için başvurmayacağı çirkinliğin olmayacağını şimdiye kadar ispatlamıştır.

 

 

 

Başbakan ve hükümet bölünmeden fayda ummaktadrı. Terörist Öclaan’dan hkmet beklemektedir. Kandil’deki camilerden lütuf beklemektedir. Elbette bunlar bir hükümet ve siyasi yönetim açısından yüz karası dtavırlardır. Başbakan Erdoğan’ın yaptığı bütün konuşmalarında, gezdiği konakladığı bütün yerlerde bir tek konusu Türk milletinin nasıl çözüleceği konusunada fikir öne sürmek olmuştur. Bunun dışında istismarın çamurlu sularında kulaç atmaktadır. Efendimizin kutlu mesajlarını eşkıyayı aklamak ve bölücü canileri haklı göstermek için yüzsüzce kullanmaktadır. Kontrolden çıkmış, dengeyi kaybetmiş, şuur kaybı eşliğinde insanı vasıflarını İmralı ve Kandil tezgahında kaybetmiştir.

 

 

 

PKK’YI MEŞRULAŞTIRMAK İSTİYORLAR

AKP hükümeti PKK’yı meşrulaştırmak için elinden geleni yapmaktadır. Bir yandan sözde akil insanlar heyeti, harıl harıl AKP ve PKK’nın emirnamelerini yerine getirirken,diğre yandan Başbakan ve arkadaşları milli vicdanları kanatmakla meşgul olmuşlardır. Bir diğer taraftan PKK’nın dağ kadrosuyla İmralı canisi arasıda mesajlaşma trafiği almış başını giderken, diğer yandan Kandil temasları sürmüştür.

 

 

 

4. YARGI PAKETİ

Bu sırada yargı paketi kabul edilmiş, PKK’ya bol kepçeli bir ikramda bulunulmuştur. Bildiri ve açıklamalarda bulunmak suç kapsamından çıkarılmıştır. Özet olarak PKK propogandasına yasal kılıf dikilmiş, Öcalan posterlerini taşımak yasal olmuş, terörist düşünceleri şiddete başvurmadan savunmak yasal hale gelmiştir. 8 kamu görevlisinin teslim tutanaklarıyla  alınmasının al ver sürecinin parçası olduğu bugün daha da netleşmiştir. Bugün de KCK sanıkları ailelerine kavuşmaktadır.

PKK üniter devlet yapısının sakatlanmasını teklif etmekte, AKP bunu iştahla hayat ageçirmektedir. PKK, Türk ifadesini her taraftan silmek istemektedir, AKP bunu hayata geçirmektedir. PKK, jest yapmakta, AKP mest olmaktadır. İmralı canisi 1921 Anayası’nı övmüş, aynısın Erdoğan’da söylemiştir. İmralı canisi sözde akil insanlar heyetinin kurulmasını, hakikatleri araştırma komisyonunu kurulmasını bastırmış, Başbakan Erdoğan’da gereğini yapmıştır. İmralı canisi ile Başbakan Erdoğan, tencere kapak misali birbirini bulmuş, hedefleri kesişmiştir.

 

 

 

‘AKİL İNSANLAR’DAN BÖLÜCÜLÜK CÜMLELERİ

Türkiye’nin farklı illerinde bölücülüğün kabullenmesi için 63 aklı karışık, çözüm ve barış ezberiyle ortalıkta dolanmaya şevkle koyulmuşlardır. Kimisi Kürt kökenli kardeşlerimizin toplam sayısın vermiş, 63 aklı karışıktan biri PKK’Ya tazminat verilmesini istemiş. Bir başkası teröristbaşının serbest kalmasıyla ilgili bayağı düşüncelerini paylaşmıştır. İşte sözde akillerin kısa zaman süresince seslendirdikleri düşüncelerden bazıları bunlar olmuştuir. Bu sözlerin sahipleri acaba bölücü değil midir? Bu sözde akiller PKK’nın mı  yoksa milletin mi yanındadır. Yoksa şerefli Türk askerinin mi yanındadır. Bizim 63’lüklerle ilgili söylediklerimiz bir bir ortaya çıkmaktadır. Hayatılarında bir tek gün Türklüğü ağızlarına almamış, bayrak diyememiş PKK havarileri bu 63’lükler içindedir. Akil insanlar Türk milletini sırtındaki kamburdur. Bunlar ünvan avcısıdır, para ve şöhret avcısıdır. Bunların derdi anaların ağlamaması değil, bölücülüğün kurumsallaşması ve PKK’nın dağdan inerek Türkiye’yi esir almasıdır.

 

 

 

YÜCE DİVAN

Başbakan Erdoğan, Moğolistan dönüşünde yaptığı açıklamada Meclis’te bir araştırma komisyonu kurarak, bizim de içinde olduğmuuz koalisyon hükümeti dönemini inceleteciğini açıklamıştır. Bugüne kadar hiçbir soruşturmaya tabi olmayan şahsım hedef alınmış, hazırlanan fezleke Meclis’e gönderilmiştir. Anlaşılan hükümet, ihanet sürecine direnenlerden bu yolla hesap soracaktır. Hakkında birçok konuda fezleke bulunan birisi, bize dürüstlük dersi vermeye çalışacaktır. Sayın Başbakan, bilmelisin ki, senden korkan senin gibi olsun. Kalpazanlara eyvalahımız yoktur. Kamunun tüm bankalarını peşkeş çekenlerden öğrenecğimiz bir şey de olmayacaktır.

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.