Anasayfa > Siyaset, Slayt Haber, Türkiye > Başbakan Erdoğan, suçlamalara cevap verdi

30.04.2013 Sal, 10:05

Reklam

Başbakan Tayyip Erdoğan, çözüm sürecinde terör örgütüyle pazarlık yapıldığı ve taviz verildiği iddialarına sert çıktı.

Dün Kızılcahamam Asya Termal Tesisleri’nde düzenlenen AK Parti İl ve İlçe Başkanları Teşkilat İçi Eğitim Programı’nda konuşan Erdoğan, pazarlık yapmayı ‘alçaklık’ olarak niteledi. Başbakan, “Türkiye’nin başını öne eğecek, şehitlerimizin ruhunu incitecek, onların ailelerini rencide edecek hiçbir girişimin içinde değiliz.” dedi. Taviz verme ve pazarlığın asla söz konusu olmadığını vurgulayan Erdoğan, “Anamuhalefetin, yavru muhalefetin genel başkanlarına, varsa bu düşüncede olanlar onlara, bizi İmralı ile pazarlık sürecindeymişiz gibi gösterenlere sesleniyorum: Bu milletin menfaatlerini pazarlık konusu yapacak kadar düşmedik, alçalmadık, asla da alçalmayız.” ifadelerini kullandı.

AK Parti’nin il ve ilçe başkanlarını topladığı Kızılcahamam tesislerinde yoğun güvenlik önlemleri alındı. Ambulans helikopteri otel önünde hazır bekletilirken polis ve Özel Harekât helikopterleri de program bitene kadar tesislerin üzerinde uçtu. Ayrıca gazeteciler içeri alınırken bomba uzmanı köpekler tarafından arandı. Salonda da biyolojik ve kimyasal saldırı tedbirleri alındı. Başbakan, konuşmasında özetle şunları söyledi:

 

 

 

Şu anda tarih yazılıyor: Silahlar susacak, sağlıklı çözümler üreteceğiz. Bu süreçten Türkiye güçlenmiş, büyümüş olarak çıkacak. Allah’ın izniyle milletimizin desteği ile Türkiye artık çok güzel sabahlara, aydınlık sabahlara uyanacak. Şu anda Türkiye’de, unutmayın, tarih yazılıyor.

 

 

 

Dün lakabı ‘çoban’ olanlar, şimdi İşçi Partisi’nin koyunu oldular: Şu anda çözüm sürecinde aynı blok, aynı cephe, birkaç eksiğiyle, fazlasıyla, yine tesbih taneleri gibi AK Parti’nin karşısında dizildiler. CHP, MHP, Türkiye Komünist Partisi, emekli siyasetçiler, milletin defterini dürdüğü siyasetçiler, sandığa gömülüp oradan çıkamayan siyasetçiler, dikkatinizi çekiyorum, İşçi Partisi’nin önderliğinde, yeniden kucaklaştılar. Dün lakabı ‘çoban’ olanlar, şimdi İşçi Partisi’nin koyunu oldular. Güya ulusalcı CHP, İşçi Partisi’nin piyonu oldu. Güya milliyetçi MHP, İşçi Partisi’nin yedeği haline geldi. İşçi Partisi’nin şu anda Silivri’deki lideri, 1990’lı yıllarda Bekaa Vadisi’ne gitti, terör örgütü liderleriyle sarmaş dolaş fotoğraflar çektirdi. MHP, CHP, İşçi Partisi, ortak eylemlerinde bir zahmet o fotoğrafları da kullansalar da kimin ne olduğunu millet daha iyi görse. Şimdi bir kez daha takke düştü, maske düştü. Bunların ellerinde tek bir tutunacak dal vardı, o da terördü. Şimdi o da sona eriyor. İnanın, bunlar farz-ı muhal iktidara gelseler, Kandil’e davetiye gönderir, Türkiye’den çıkacak teröristleri mağaralarına geri buyur ederler.

 

 

 

Bütün etnik unsurlar Türk milletinin içinde: Şiddetin ve silahın çözüm yöntemi olmadığı, silah ve şiddetle hiçbir şey elde edilemeyeceği anlaşılmıştır. Biz Türk kardeşimle Kürt kardeşimin aynı zeminde kucaklaştığı bir vatan toprağını tesis ettik, ediyoruz. Biz yeni anayasaya da bir kavram oturttuk. Biz ne MHP’nin anladığı manada Türk milleti kavramını anlarız ne de başkasının anladığı. Bizim Türk milletini kavramı anlayışımız içerisinde Türkiye’de ne kadar etnik unsur varsa hepsi bu kavramın içindedir. Bizim yeni anayasa önerimizde de bu yerini aldı.

 

 

 

Yerel seçimlerde hedef büyükşehirler: 30 büyükşehir belediyesinin kahir ekseriyetini almamız gerekir. Türkiye için artık son derece kritik bir evreye girmiş bulunuyoruz. 2014 yılı Türkiye için kritik sonuçların alınacağı bir yıl olacak. Mahalli seçimler, cumhurbaşkanlığı seçimleri ve yine bu süreçte yeni anayasa çalışmalarının tamamlanmasıyla bir halkoylaması gündeme gelebilir. Açıkçası kurulduğumuz günden beri gireceğimiz en kritik seçimlere hazırlanıyoruz.

 

 

 

Başkan kral değildir: Başkanlık sistemi tartışılıyor. Bu bize yabancı bir anlayış da değil. Ecdadımıza baktığımızda, tarihe baktığımızda benzerini Osmanlı yaşamış. Dünyada en gelişmiş ülkeler bunu yaşıyor; ABD, Rusya aynı şekilde. Yarı başkanlık denilen sistem… Fransa bunu yaşıyor, Latin Amerika ülkeleri bunu yaşıyor. Dünyada yüzü aşkın ülke bunu yaşıyor. Ne diyorlar? ‘Parlamenter demokrasi başkanlık sisteminde yok’ diyor. Parlamentonun olmadığı bir başkanlık sistemi, kraliyetler hariç hepsinde vardır. Başkanlık siteminde başkan kral değildir. Bizdeki bazı cahiller başkanı bir kral olarak takdim etme cüretine girerek yalan söylüyorlar.

 

 

 

Çanak çömlek yüzünden Marmaray gecikti: Biz bir çılgın projenin gerçekleşebilmesi için bize hendek atlattılar. 3-4 sene bir projeyi gecikmeli olarak çıkarıyoruz. Niye? Önümüzde çok ciddi engeller var. Örneğin Marmaray projemiz var; basit  çanak, çömlek hikâyesi bize dört sene kaybettirdi. 3-4 sene önce Marmaray açıklanacaktı. Bak şimdi bu 29 Ekim’e yetiştirmeye çalışıyoruz. Yazık, günah değil mi?

 

 

Taksim Kışlası alışveriş merkezi olacak: Taksim gezi alanı dedik hemen buna da karşı çıktılar. Kışlayı yeniden orada yapacağız dedik, malum çevreler, başta anamuhalefet partisi ve destekçileri hep birlikte karşı çıktılar. Burada bir tarihî eser var, bu tarihî eseri kurul nasıl reddeder? Bu kurullar niçin var? Bu tarihî eserleri korumak için. Çanak çömleği koruyorsun da oradaki tarihî kışlayı neden korumuyorsun? Denizin dibinde 3-5 tane çanak çömlek, çatal kaşık bulunmuş, bunları koruyorsun ama Taksim Meydanı’ndaki devasa kışla, gayet güzel mimari estetiği, gayet güzel buna hayır diyorsun. İnşallah orada hem kışlamızı yapacağız, mimari olarak orada duracak. Ama altında alışveriş merkezinden toplantı salonlarına kadar belki rezidans, otel, vesaire ama arka planda da Divan Oteli tarafında da bir şehir müzesi yapmak suretiyle İstanbul’umuzun şehir müzelerini artırmış olacağız.

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.