Anasayfa > Gündem, Öne Çıkan Haberler > Bulutlar; Kıyılan nikahlardan utanıyorum

05.03.2013 Sal, 11:08

Bulutlar; Kıyılan nikahlardan utanıyorum

Reklam

Pusula Gazetesi Yayın Koordinatörü Sevda Güneş İncesu, Palandöken Belediye Başkanı Orhan Bulutlar’la konuştu. İşte o söyleşi:

 

İlçe belediyeleri arasında en iyi konumda olan Palandöken Belediyesi’nin iş yükü aslında hiç de göründüğü gibi kolay değil. Bir yanda modern binaların ve mahallelerinin olduğu bir ilçe, diğer yanda hala köy görüntüsünde olan küme küme evlerle çevrelenmiş sokaklar. Ama asıl önemli olan ise Erzurum’u Erzurum yapan Palandöken Kayak Merkezi’nin yer aldığı bir ilçe. Her yıl onlarca yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği ilçenin 4 yıldan beri başkanlığını yapan Orhan Bulutlar ile sohbet ettik. Nam-ı değer Dedektif Orhan Bulutlar ile ilçede yapılanları, yapımı devam eden ve yapılmak istenen projeleri masaya yatırdık.

 

Siz eğitimci iken Refah Partisi döneminde belediyeci oldunuz. Bir kaç Belediye Başkanı ile çalıştınız. Bir gün ‘bende başkan olacağım’ diye düşünüyor muydunuz?

 

 

Hayır, aksine nefret ettiğim bir işti belediyecilik. Benim siyaset geçmişimde Milli Gençlik Vakfı yatmaktadır. Biz buralarda biat kültürünü öğrendik. İnsana değeri öğrendik. Teşkilatlanmayı öğrendik. Siyasetin insan yararında yapılması gereken bir iş olduğunun gerçeğini ezberledik. Halka hizmetin hakka hizmet olduğunu öğrendik. Benim belediyecilik maceram Prof. Dr Ersan Gemalmaz ile başladı. Ben istemedim ama görev verildiği için zorunlu olarak belediyeye geçiş yaptım. O günler çok zor günlerdi. Bırakın belediyeyi ülke sıkıntılı bir süreçten geçiyordu. O ortamda belediyeci olmak daha da güç bir işti. Belediyede üç ayrı başkan ile çalıştım. Büyükşehir Belediyesi’nde görev alırken de Milli Eğitimde çalıştığım dönemlerde de araştırmacı ve denetleme yapım hiç değişmedi. Fakat açık yüreklilik ve samimiyetimle söylüyorum, belediyeden nefret ettim. Hatta bir ara gitmeye karar verdim. Evimi taşıyacağım aylarda kızım ve oğlum üniversiteyi kazandı. Kızımı buruda bırakamazdım. Mecburen kaldım. İşte o dönemde adaylığımız gündeme geldi ve Allah’ta nasip edince kendimizi bu koltukta bulduk.

 

 

Sevgili gazeteci arkadaşım Vedat Refayeli Fırfırık dergisinde size ‘dedektif’ adını verdi. Bir kahraman yarattı yani bir anlamda. Gerçek yapınızda bu var mı?

 

 

İlk dönemler bir iki kez bu isimle dergide olmak hoşuma gitti. Sonuçta mizahtı. Bir gün Vedat beyi aradım ve bu isimi değiştirelim diye konuştuk, baktık ki olmuyor. Adımız böyle kaldı. Özünde doğru, çok araştırmacı bir özelliğim var. Zaten asıl görevimde müfettişlik. İşimi çok önemseyerek yaptım. Milli Eğitim ve belediye de aldığım görevlerde çok eleyen sık dokuyan bir yöneticilik yaptım. Ben hiç bir belediye başkanın yapmadığı bir işi yaptım. Belediyenin bünyesinde Denetleme Başkanlığı kurdum. Müfettiş atadım. Ben dahil tüm belediyeyi denetliyor. Olur ki gözümüzden bir şey kaçar yanlışlıkla vatandaşın hakkına gireriz.

 

 

Bu durumu ‘kimseye güvenmiyorsunuz’ diye algılayabilir miyiz?

 

 

(Koltuğuna yaslanıyor, biraz düşünüp ve söze devam ediyor )

Tam da öyle değil. En azından bu benim kurumum için geçerli, kimsenin bilerek bir hata yapacağını düşünmüyorum. Ama dalgınlık diye bir gerçek var. Her gün yüzlerce evrak bir o kadarda insanla muhatap olunuyor. Gözden kaçmalar olabilir. Eğer bizim gözümden kaçarsa denetçilerin gözünden kaçmaz diye düşündüğüm için bu birimi kurdum.

 

 

4 yıl oldu. Belediye Başkanı olarak kendinizi başarılı buluyor musunuz?

Buna vatandaş karar verir. Biz kendimize not veremeyiz, fakat şunu söyleyebilirim, verdiğim sözlerin hepsini tuttum. Benim belediye başkanı olduğum ilçe diğer belediye başkanlarına göre biraz daha farklı. BDP’nin güçlü olduğu bölgeler var. Asla bir ayrım yapmadım. Kayakyolu’nda da aynı çalışma yapıldı, Abdurrahmangazi ve Palandöken Mahallesi’nde de. Mesela ‘3 aylık asfalt dökmeyeceğim’ dedim dökmedim. Bazı kazı çalışmaları dışında asfaltsız yer kalmadı. Bakın 4 yılda 22 milyarlık asfalt dökmüşüz. Yani 4 yılda 2 milyon metrekare standartlara uygun sıcak asfalt attık. İlçe merkezimize 23 yeni park ve 19 köy mahallemize 19 çocuk oyun alanı yaptık. 20 yılda Palandöken ilçesine 123 dönüm yeşil alan kazandırılırken, biz ilçeye 4 yılda 80 dönüm yeşil alan kazandırdık. Palandöken Dağı’nın eteklerini imara kapatarak 35 bin metrekare alana sahip rekreasyon alanı oluşturduk. Belediyemize ait ilk 500 kişilik kapalı spor salonu inşa ettik. Yine belediyeye ait üç katlı ilk 12 derslik kültür merkezi yaptık. Bunlar ilk aklıma gelenler. Çalışmaları yaparken hep halkımızın duası ve desteğini arkamızda hissettik ve başardık. Ben halkıma ne vaad ettiysem onu yaptım. Ama takdir yine onlarındır.

 

 

 

Özellikle Erzurum’da bayanlar için hanım meclisleri dışında sosyal hayata dair bir çalışma görmüyoruz, sizin hanımlara bakış açınız ne?

Ben annemi çok severim. Anne annemi de çok severdim. İki kızım var, onları da çok seviyorum. Cennet bile anaların ayağının altında denmiştir. Bu hadis-i şeriftir. Benim kızlarım imam hatip mezunudur. Bir kızım hala ilahiyat fakültesinde okuyor. Kadına bakışım islamiyetle aynıdır. Yani yapı gereği muhafazakarım. Ama bu demek değildir ki kadınlar dört duvar arasında kalacak. Ben çocuklarımı bile çağın gereğine göre yetiştirdim. Değer yargımız belli. Doğu’da kadın çok eziliyor. Sosyal hayatları ev gezmeleri. Başka yapacak hiçbir şeyleri yok. Ben başka illerde kadınları gördüm, çalışıp para kazanıyorlar. İşte bu yüzden hanımlar çarşısı projesini yaptık. İstedik ki hanımlar üretsin kazansın. Son yıllarda hanımlar çok daha fazla eziliyorlar. Ağır işlere boyun eğmek zorunda kalıyorlar. Kadın yapısı gereği narindir, erkek gibi değildir. Ben de hemen sana sorayım, sen çalışır mısın ağır işte, erkekler gibi?

 

 

Eğer başka çarem yoksa yaparım ekmek parası bu, kimseye muhtaç olmak istemem ama bana ‘erkek kadın eşit midir’ diye soruyorsanız? Hayır. Güç erkeğe ait bir kavramdır. Kadın bedeni narindir. Allah çaresiz bırakmasın derim.

 

 

Bakın işte aynı şey. Benim aslında yapmak istediğim projelerden biri de nikah sarayları. Gittim batı da gördüm, insanlar nikah için sıra bekliyor. O bitiyor diğeri giriyor. İçerisinde şekerci dükkanından tutun, çiçekçisine kadar, hatta yemekli nikahlar yapılması için restoranları olan bir nikah sarayı yapmak istiyorum. Şu an mahzenlerde nikah kıyıyoruz, utanıyorum, vatandaşlarımız bunu hak etmiyor. Alım gücü belli, öyle insanlar var ki düğün yapacak parası yok. Maddi geliri olmayan insanlar gelir ücretsiz nikahını iyi bir salonda kıyar. Ben hep sosyal belediyecilikten yana oldum. Tüm çalışmalarımı buna göre yaptım. Şimdi hanımlar çarşısı için erkek esnaflar ‘bizde ihaleye girebilir miyiz’ diye soruyorlar. Hayır. Bu çarşıda tamamen hanım arkadaşlarımız çalışacak, onlar ihaleye girip kendi ayakları üstünde duracaklar. Hani argo da bir söz vardır ya ‘git sana belediye baksın’ diye, tam da onu yaptık. Bakmamız gereken insanlara baktım, vicdanım çok rahat.

 

 

Uygulamalarda Büyükşehir Belediye Başkanı ile sürekli karşı karşıya geliyorsunuz. Aranızın iyi olduğu da söylenemez. Siz ilçe belediyesi olarak Büyükşehir Belediyesi’nden yardım alıyor musunuz?

 

(Gözlüklerinin altından önce dikkatli bakıyor, yanlış bir cümle kurmamak için soruyu analiz ediyor ve devam ediyor)

Ben Başkanımız Ahmet Küçükler ile uzun süre aynı çatı altında çalıştım. Şimdi roller değişti. Ama ben başkan olmadan önce de Ahmet Bey’e uygulamalar ile ilgili olarak bilgi verirdim. Kişisel bir problemimiz yok. Ama fikirsel ayrılıklarımız oluyor. Yasalar belli hepimizin sınırları ve görevleri de belli. Yargıya giden konular bizim kişisel sorunlarımız değil, vatandaşın sorunlarını ve hakları. Bizim uzlaşamadığımız konuların ortak noktasını yargı çözüyor.

 

 

 

Normal de Ahmet bey ile bir araya çok geliriz. Ben yine ona telkinlerde bulunurum. Ben yaşça onun abisiyim. Tek derdimiz vatandaşa hizmet. Ancak son yıllarda Erzurum’da ciddi bir fikir yozlaşması ve çekememezlik var. Kimse kimsenin başarısını çekemiyor. Yanlış anlaşılmasını, bunu belediye başkanları için söylemiyorum, her alanda durum böyle. Bir Erzurumlu olarak bu olaylar canımı çok sıkıyor.

 

 

Tekrar aday olacak mısınız?

Bitirmek istediğim projelerim var. Ama bu işler arz talep işidir. Partimizin kararı benim için esastır. Seçimlere hala uzun bir süre var. Şu an gündemimiz de böyle bir konu yok. Her şey nasip işidir. Hala devam eden ve bitirilmesini gereken işlerimiz var, bunların yarısı tamamlandı, bazıları bitirilme aşamasında, bunları bitirmeye çalışıyoruz. Bazı işler nasiptir. Kulun istemesiyle ilgisi olmayan konular vardır. Başkanlıkta bunlardan biridir ve ben bu olaya böyle bakıyorum.

 

 

Orhan Bulutlar ile sohbetimiz uzun bir zaman dilimine yayıldı. Dakikalarca güldüğümüzde oldu derin derin düşündüğümüz anlar da. Samimi bir yapıya sahip olan Başkan Bulutlar’ın kadın haklarına duyduğu saygı bekli de beni en çok etkileyen yanı oldu. Ve bir kez daha anladım ki, insanlar konumu ve makamı gereği içindeki çocuğu ve duygusallığı bir kenara itmek ve kendine biçilen hayatı yaşamak zorunda kalıyor. Teşekkürler Sayın Bulutlar…

 

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.