Anasayfa > Slayt Haber, Yazar > Çanağı çatlaklar

21.03.2013 Per, 11:55

Reklam

Yorgun Anadolu yüreğimin tek ilacı gönül dostlarım! Gönül meyhanesinin acemi bir sakisi olarak, sizler okudukça, ben paylaştıkça uslanmıyor bu deli gönül?

Milliyetsizliği evrensel düzeyde egemen kılmaya çalışan çanağı kırıklara, gerçekleri haykırmak ülkücü bir eylemdir!

 

 

Yükselirken, kırarak çıktığın dalları inerken kullanmayacak olmanı, düşerken anlayacak olmana sadece kahkahayla güleceğimdir.

Benim vatanımın sınırları, Türkçe konuşulan yerde başlar, tek bir Türk’ün yaşadığı yerde biter!

 

 

“ Gizli aşk yaşayan beden açıkta doğurur.” Sözünün kıymeti kalmadı artık. Zina suç olmaktan çıktığı yıldan itibaren, bayağı sayıları arttı, anası babası belli olmayan ileri demokrasi diyerek tempo tutan çanağı kırıkların!

Ağırlaştırılmış muhebbet hapse mahkûm caniyle pazarlık yapanlar, barış için gerekirse el öpülür diyen ,(sakalsız veli) MHP genel Başkanına neden asmadınız diye söylenmedik söz bırakmayanlar, bu caniye ayda bir kez yirmi dört saat seks ihtiyacını karşılaması için imkân tanıyanlara, Ankara bed deresinde ne ad verilir?

 

 

Toplum virüslerini yok edecek, bilgisayar mühendisleri (ülkücüler) yakında çok yakında ayak seslerini hep birlikte duyacak, ele geçirilen, tutsak edilen zihinlere, nasıl format atılarak bu virüslerden kurtarıldığına şahit olacağınız gibi, beraber yürüdük bu yollarda şarkısını söyleyenlerin, dün hıyarım diyenleri tuzlayanların, nasıl dağılıp kaçıştıklarını, Türk ve Türkçeden alerji duyanları ibretle seyredeceksiniz!

 

 

Çanağı çatlak olanların etrafa yaydığı kokularla nefes alıp verenler, mezar taşları kadar soğuk, zifir karanlık kadar sevimsiz ve hilkat garibesi görüntüsü sergilemektesiniz.?

Kan içici vampirlerin otuz yıldır midelerinde biriktirdikleri kanları, yeni anayasa yazılmasında mürekkep olarak kullanmak için kollarını sıvamalarına şefkatle yaklaşanlar, sizin ne farkınız var bu ırkçı vampirlerden.!

Dik durduğunu sandığım bedenimin gölgesi eğik. Güneş ısıtmıyor, ay gökyüzünde yetim, geceler karanlık, gündüzler sisli, öfkeler bir sigara içimliği kadar yüreğimizde!

 

 

Gözlerimin dolduğu, yüreğimin zayıfladığını hissettiğimde elimi tutar Alpaslan yürekliler, Şeyh Şamil yüzlüler. Irmağımı kirleten, yeşil görünümlü yosunlar takılıyor oltama hoyratçasına.. Dik duruşumun yansıdığı gölgem ihanet içerisinde EYVAHHH!

 

 

Not: Ayrılık vakti geldi. Yine ayrılan ben, hasret ateşi yakarak yüreklere salan ben. Ayrılık ve hasret her zaman kırk parçaya böler yorgun yüreğimi, nasıl isyan etmeyeyim! Hasret din oldu yapıştı bedenimize? Ne ben onu bırakırım, nede o beni! “ Türklük bedenimiz, İslamiyet ruhumuz “ İşte tek tesellim.

Erzurum’da kaldığım süre içerisinde ilgi ve alakalarını esirgemeyen gönül dostlarıma şükranlarımı sunar, haklarını helal etmeleri dileklerimle, baki selamlarımla, Ülkü İle Kalınız.

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.