Anasayfa > Ekonomi, Gündem, Öne Çıkan Haberler > Çin’in Çelik Piyasalarında Açtığı Tahribat Diğer Sektörleri De Tehdit Ediyor

23.11.2015 Pts, 11:48

Çin’in Çelik Piyasalarında Açtığı Tahribat Diğer Sektörleri De Tehdit Ediyor

Reklam

Türkiye Çelik Üreticileri Derneği (TÇÜD) Genel Sekreteri Dr. Veysel Yayan, Çin’in çelik piyasalarında açtığı tahribatın diğer sektörler için de tehlike arzettiğini söyledi.

Bu yıl onuncusu düzenlenen SteelOrbis Çelik Konferansı “Çelik Piyasalarında Yeni Ufuklar”, İstanbul Marriott Hotel’de gerçekleştirildi. Türkiye’nin önde gelen çelik üreticisi Erdemir Grubu’nun desteğiyle gerçekleşen toplantıda, çelik sektöründen 400’ün üzerinde katılımcı yer aldı ve oturum aralarında bir araya gelerek sohbet etme fırsatı buldu.

Konferansın birinci oturumunda Türkiye Çelik Üreticileri Derneği (TÇÜD) Genel Sekreteri Dr. Veysel Yayan, Türkiye’nin 2015 yılında ham çelik üretiminin 32 milyon mt’a ulaşmasın beklediklerini belirtti. Türkiye’nin Çin’den yaptığı ithalattaki artışa değinen Yayan, geçtiğimiz yıllarda yıllık tonajın 500.000 mt seviyelerinde seyrettiğini, ancak 2015’in ilk dokuz ayında Çin’den yapılan ithalatın 2 milyon mt’a çıktığını ve yılı 3 milyon mt ithalatla kapatmayı beklediklerini söyledi. Çin’in ticarette yol açtığı sorunun sadece çelik sektörüyle sınırlı kalmayacağı uyarısında bulunan Yayan, hiçbir ülkenin Çin’in bu tutumuna karşı sesiz kalmaması gerektiğini, Çin’in ise böylesine tahrip edici bir ticaretin kabul edilebilir bir ticaret şekli olmadığını anlaması gerektiğini belirtti.

Oturumda Erdemir Grubu pazarlama ve satış direktörü Fatih Çıtak, sektörde arz-talep dengesizliği sorununun devam ettiğini söyledi. Çıtak, “Şu anda kapasite kullanım oranlarında sürdürülemez seviyelere gelmiş durumundayız. Önümüzdeki dönemde 150 milyon mt üzerinde kapasitenin devre dışı kalacağını ve böylelikle kapasite kullanım oranlarının yüzde 80’e çıkacağını düşünüyoruz” dedi.

Dünya Çelik Birliği’nden (worldsteel) Barış Çiftçi ise Çin’in zirvesinin artık geride kaldığını ve büyüme modelinin değişmekte olduğunu vurguladı. Yatırımların Çin ekonomisinin yüzde 40’ından fazlasını oluşturduğunu belirten Çiftçi, ilave yatırımların cazibesi kalmadığı ifade ederek, “Çin büyüme modelini yatırımdan tüketime, üretimini ise ağır sanayiden başka sanayi kollarına ve servis sektörüne çevirmeye çalışacak” dedi.

Çin’de ekonomik büyüme hızı düşerken, Rusya’nın çelik üretimi artacak

Konferansın ikinci oturumunda, Çin Demir Çelik Birliği’den (CISA) Miaomiao Bai, MMK Rusya iş geliştirme ve performans yönetimi direktörü Maxim Lapin ve ekonomi yorumcusu, gazeteci Emin Çapa yer aldı. Bai, Çin ekonomisinin büyüme hızının yüksek hızlıdan orta hızlıya döndüğünü ve yıllık GSYİH’nin büyüme oranının yüzde 10’dan yüzde 6-8 seviyesine düştüğünü, bu oranların Çin’in yeni normalinin en önemli özelliklerine işaret ettiğini söyledi. Lapin ise Rus çelik üreticilerinin 2018 yılına kadar yeni çelik üretim ve işleme tesislerini sektöre tanıtacaklarını söyledi. Lapin, bu kapsamda, MMK dahil, birkaç Rus üreticinin 2018 yılına kadar kaplamalı çelik üretimini 2,7 milyon mt, ham çelik üretimlerini 4,1 milyon mt ve uzun çelik üretimlerini 3,5 milyon mt civarında artırmalarının beklendiğini belirtti.

Oturumda Emin Çapa ise katılımcılarla yeni dünya ekonomisindeki değişkenleri ve krizlerin neden ortaya çıktığı konularındaki görüşlerini paylaştı. FED’in dünya piyasalarına verdiği 3,9 trilyon $’ın bir kısmını gelecek dönemde geri almasının piyasalara ciddi bir etkisi olacağını belirtti.

CEVHER FİYATLARINDAKİ DÜŞÜŞ KARLILIK GETİRMEDİ

Konferansın öğleden sonraki bölümünde gerçekleşen birinci panelde, Erdemir Grubu demirli malzemeler alım direktörü Murat Demirci, Bilecik Demir Çelik genel müdürü Muammer Bilgiç ve NAB Holding demir çelik grubu başkanı Çetin Kaya hammadde maliyetlerindeki gelişmeler ve üreticilerin önündeki alternatifler konularında görüş belirttiler. Murat Demirci, 2016 yılında 45-55$/mt aralığında olacağı tahmin edilen cevher fiyatının, 2017-18 döneminde kademeli olarak yükseleceğinin öngörüldüğünü ifade ederek, şu an cevher düşük seviyelerde olmasına rağmen nihai mamul fiyatları üretim maliyetlerinin altında kaldığı için tesislerin yüzde 90’ının kar etmediğini söyledi. Muammer Bilgiç ise, dünyada cevherden üretimin azaldığına ve elektrik ark ocaklı üretimin arttığına işaret ederek, bu durumun hurda bulunabilirliğiyle bağlantılı olduğunu belirtti. Hurda fiyatlarında bu sene görülen düşüşün nedeninin Türkiye’deki talebin daralması olduğunun altını çizen Bilgiç, dünyanın en büyük hurda ithalatçısı olarak Türkiye’nin pazarın denetlenmesinde gücünü yeteri kadar gösteremediğini söyledi. Diğer yandan Çetin Kaya, Türk üreticilerin Çin ile olan rekabetinde belirleyici faktörün teknolojik dönüşüm olduğunu vurgulayarak, Türkiye’nin bugüne kadar devlet destekleri ve koruma önlemleriyle bir yere varamadığını ve bu gibi destekler nedeniyle ihracat pazarlarında soruşturmalara maruz kaldığını ifade etti.

Çelik kullanan sektörlerde gelişmeler ve beklentilerin masaya yatırıldığı ikinci panelde ise, Teknik Yapı genel müdürü Nazmi Durbakayım, inşaat sektöründe kullanılan çelik mamulleri makul fiyatlardan tedarik edebilmeleri halinde, inşaatlarda çelik kullanımının artacağını ve betonarme yapıların yerini alacağını ifade etti. Borusan Mannesmann başkan yardımcısı Taylan Karagül ise, hat borusu üretimi ve ihracatında standartların sürekli yükseldiğini ve çelik mamul tedarik edebildikleri sayılı üretici olduğunu belirterek, yerli çelik üreticileriyle çalışmak istemelerine rağmen teknik sebeplerden dolayı bunun pek mümkün olmadığını söyledi.

Panelde otomotiv sektörünü temsil eden Ford Otosan tedarik zinciri müdürü Gökhan Karadeniz, hafif olduğu kadar dayanıklı ve düşük emisyonlu araçlar üretebilmek için kullanılan tekniklerin değiştiğine dikkat çekti. Karadeniz, otomotivde 2.100 mm genişlikte saca ihtiyaç duyduklarını ve bu sacın çelik tüketimlerin yüzde 45’ini oluşturduğunu fakat yurt içinde en fazla 1.500 mm kalınlığında sac bulabildiklerini de sözlerine ekledi. Son olarak Borçelik ile Kerim Çelik genel müdürü Kerem Çakır, pazar paylarını artırmak için yeni ürünler çıkarmaya çalıştıklarını belirterek, otomotiv sektörüne tedarik ettikleri çelik mamuller içinde yeni nesil çeliklerin payının yüzde 70 seviyesine çıktığına dikkat çekti.

Panellerin ardından, KONDA Araştırma ve Danışmanlık genel müdürü Bekir Ağırdır, Türkiye ve dünyada son dönem ekonomik ve siyasi gelişmeleri değerlendirirken, Türkiye’de 7 Haziran ve 1 Kasım seçimlerinin sonuçları arasındaki farkları örnek vererek, toplumda karar alma biçimlerinin sosyoekonomik şartlara göre değiştiğini istatistiki verilerle ortaya koydu.

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.