Anasayfa > Slayt Haber, Yazar > Demokrasi dedikleri

07.08.2012 Sal, 1:55

Demokrasi dedikleri

Reklam

Sahte tılsımlarla halka kendilerini beğendiren çeyrek dindarlar! Hangi suyu koyarsan dolan boş bardakları birer birer doldurarak, çeyrek münevver ve taklacı siyasilerle demokrasi diye halka sunmaktalar.

 

 

Demokrasi kapısını bir Fil’in gireceği kadar açık bırakırsanız, deniz kum ’undan yapılan binada oturan marka Müslümanların üzerine çok geçmeden çökecek olması kaçınılmazdır. İşte gerçek demokrasi örneği; “Allahtan kork ya Ömer diyen insanın, diğer sahabeler tarafından susturulmak istenmesine Hz Ömer bırakın bizim borcumuz konuşmak, o nun ki de budur.” Demesidir. Methiye tellakları tarafından okunmuş papaz suları ile kirli bedenleriniz yıkandıkça, deri değiştirmektesiniz. Sahte varlıklarının maskesi altında görkemli varlıklarını sürdürenler, bir kırıntıdan başka bir şey olmadığınızı elbette bu halkımız bir gün anlayacaktır!

 

 

Okuması kıt mahalle bekçisi, kurulmadıkça çalışmayan duvar, günde iki kere doğruyu gösteren bozuk saat gibisiniz. İflasınızda, Bir’in sıfıra düşmesine karşın, payınız bin’e çıkıyor ve yokluk, çokluk olarak seçmeninizi oluşturuyor. Pekleşe pekleşe çoğalttığınız yoksullukla, tehditleriniz nereye kadar gideceğini sanıyorsunuz.?  “Ne bulduysa onu yiyen, midesi yediğine göre şekillenen insan, ayarlanmış bir başıbozukluk içerisinde yaşamaktadır.”

 

 

Psikolojide bir kanun vardır; İrca kanunu. Çocukları korkutmak için umacı taklidi yaparlar, çocuklar korkar ama yapanı tanıyınca irca ederler ve sır sona erer. Önce ülkem ve milletim, sonra partim diyenlerle, Türk milletinin, gönül şelaleleri olan Ülkücüler, meydan ve alanlar senin artık. Bu korku imparatorluğunu senin azmin ve inancının yıkacak olmasına inancım tamdır.

 

 

Avucunda bir parça peynir bulunduranların kendilerini mandıra sahibi zannedenler, o kadar kıç yalayıp, boyası dillerine çıkmamış olanlara, birlik ve beraberliğimize yönelik tehdit oluşturan her unsura, dün olduğu gibi bu günde karşı durmandır. Koltuk için düelloya çıkanların, cumhurbaşkanlığı koltuğunu devre mülk gibi devredenlerin anne yüzlü maskelerini, ancak Yunus’ça yöntemlerle sizler indirebilirsiniz.! Suya sabuna dokunmamanın cezasını hep beraber çekmekte değil miyiz? Sonuç; bu olup bitenleri,Türk’süz Anayasayı milletime onaylatmak cambazlığı sergileyenleri, Mehmet Akif’in Türk’ten ne anladığını anlata bilmenin yolu da, gönül şelalelerinin çağlayarak akıp sel olmasından geçmektedir. Baki selamlarımla, Ülkü İle Kalınız.

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.