Anasayfa > Sağlık, Slayt Haber > Erzurumlu çift, İstanbul’da çare arıyor

05.02.2013 Sal, 19:15

Erzurumlu çift, İstanbul’da çare arıyor

Reklam

Erzurum’un Aziziye ilçesine bağlı Başçakmak köyünde yaşayan ve bu güne kadar biri kız 13 çocuklarını 1 yaşına gelmeden kaybeden Bayanka çifti İstanbul’da umut arıyor.

 
13 ÇOCUĞU OLDU; HEPSİ 1 YAŞINA GELMEDEN ÖLDÜ

15 yıllık evli Sara ve Köksal Bayanka çifti, biri kız 13 çocuklarını 1 yaşına bile gelmeden kaybetti. Sara Bayanka (39) ile eşi Köksal Bayanka (37) bir doktorun vasıtasıyla davet aldıkları İstanbul’da özel bir hastaneye geldi. Çocukların ölümüne bir türlü teşhis konulamayan çift, 14. çocuklarının dünyaya gelmesini bekliyor. 3 aylık hamile olan Sara Bayanka’nın hamilelik süreci İstanbul’daki doktorlar tarafından gözlemlenecek.

 

” ÇOCUKLARA BAKIYORUM VE BENİM DE OLSUN DİYORUM “

14. çocuğuna hamile olan Sara Bayanka, ” 13 çocuğumu kaybettim. En sonuncu çocuğum 1 yaşına girmesine iki gün kala öldü” dedi. Ölen çocuklarından ilkinin kız diğerlerinin erkek olduğunu belirten Sara Bayanka, ” Çok istiyorum. Çocuklara bakıyorum ve inşallah benim de olsun diyorum. Kızım yaşasaydı 13 yaşında olacaktı. Okula gidecekti ” dedi. Annesinin 23 çocuk dünyaya getirdiğini 17 kardeşinin öldüğünü de söyleyen Sara Bayanka, ” Annem en büyük ablamı dünyaya getirmiş. Ondan sonrakiler ölmüş. O zaman doktora götürmemişler ” diye konuştu.

 

Doktorlara güvendiğini dile getiren Bayanka, “Hayırlısını isterim. Önce Allah sonra da doktorlara güveniyoruz. İnşallah bu hayırlı evlat olur ” diye konuştu. Kız ya da erkek çocuğun fark etmeyeceğini söyleyen Bayanka, ” Benim için fark etmez bana ikisi de lazım. Kız da lazım oğlan da lazım. Buna Allah ömürler versin. Can sağlığı versin bir tane olsun hayırlı olsun ” şeklinde konuştu.

 

“YETER Kİ TEŞHİS KONULSUN”

Köksal Bayanka da 13 çocuğunu nasıl kaybettiğini anlattı. Bayanka, ” Eşim Nene Hatun Kadın Doğum Hastanesinde doğum yaptıktan sonra çocuklarım 2 -3 gün müşahade altına alındı. Ondan sonra taburcu edildiler. Taburcu edildikten sonra eve getirdim rahatsızlandı yine hastaneye götürdüm. Bu sefer çocukta kalp yetmezliği ve solunum sıkıntısı var dediler. Üniversite hastanesine gönderdiler. Çocuk servisindeki doktorlara ’ Kasılmalar oluyor. Bunlar neden meydana geliyor ? ’ dedim . Tahlil sonucunda ’ İyiye gidiyor ’ dediler. Ben ’ Beni gereken yerlere gönderin. Ben de başımın çaresine bakayım ’ dedim Bana ’ Hiçbir problem yok ’ dediler ” şeklinde konuştu. Çocuklarında ateşlenme ve kasılma olduğunu söyleyen Bayanka, ” Müdahale yapıyorlardı çocuk kendine geldikten sonra hastaneden çıkarıyorlardı. Yani bir çaresini bulamadılar” dedi. Eşinin şu anki hamileliğiyle ilgili ” Nasip kısmet ” diyen Köksal Bayanka, ” Olmasını istiyoruz. Doktorumuzdan bir ümidimiz var. Allah’tan ümit kesilmez. Hocamızın sonucu bize bildirmesini istiyoruz. Teşhis konulsun ’ Çocukların bu nedenden dolayı ölüyor ’ desinler biz de önlemimizi alırız. Başka çaremiz yok. Yeter ki teşhis konulsun ” dedi. Şimdiki bebeğin de aynı akıbete uğraması halinde ne yapacağı sorusuna Bayanka, ” Takdiri ilahi. Bir tane daha düşünmem. Demek ki nasip değilmiş derim ” yanıtını verdi. Çocuklarının sağlığı için çok para harcadığını söyleyen Bayanka, ” Bugünün parasıyla 150 milyar para harcadım. Tahliller için para yatırarak sonuçları Ankara’ya, İstanbul’a , İzmir’e gönderdik. Ama doğrusunu mu yaptılar orasını Allah bilir ” dedi. Erzurum’da inşaatlarda işçi olarak 4 ay çalıştığını 8 ay ise işsiz olduğunu anlatan Bayanka, ” Hep cepten yiyoruz. Kazancımız yok ” dedi. Kendisi için erkek ya da kız çocuğunun fark etmeyeceğini de söyleyen Bayanka, ” Kız ya da erkek fark etmez. İkisi de aynı evlattır. Yeter ki olsun evimde bir çocuk olsun ” şeklinde konuştu.

 

” ANİ ÖLÜMLERİN ÇOĞU KALPLE İLGİLİ OLUYOR “

Konuyla ilgili bilgi veren Medipol Hastanesi Çocuk Kardiyoloji Bölümünden Prof. Dr. Volkan Tuzcu ise,” Bize dün başvurdular. Bir doktor arkadaşımızı basından görmüş. 13 çocuklarını bebeklik döneminde kaybetmişler. Hepsinde birtakım sıkıntılar varmış ama ani ölümle kaybetmişler. Şu anda da bir hamilelik durumu sözkonusu. Annemiz hamilelikte 3. ayında. Dolayısıyla hiç yaşayan çocukları olmadığı için bu 14. çocukta ne yapılabilir diye bakmak istiyoruz. Genetik bir hastalık olma ihtimali neredeyse kesin. Bu çocukta da aynı hastalık varsa nedir ne yapılması gerekiyor diye bize gelmişler. Burada çocukların nasıl öldüğü bilinmiyor. Bu çocuklar Erzurum’da üniversite hastanesinde görülmüş eve gönderildikleri zaman aniden ölmüşler. Elimizde kayıtlar yok. Orada ne yapıldığını öğrenmeye çalışıyoruz . Biz o kayıtları almaya çalışıyoruz ki buna göre şu anki bebekle ilgili aynı hastalık var mı yok mu hangi tetkikleri yapalım buna karar vereceğiz” dedi. Bebeklerde meydana gelen ani ölümlerin çoğunun kalpten kaynaklı sorunlar olduğunu dile getiren Tuzcu, ” Ani ölümlerin çoğu kalple ilgili oluyor. Bir çocuk doğuştan kalp hastası olabiliyor veya ritm bozukluğu olabiliyor. Beyinle ilgili ihtimaller de var ama kalple ilgili ihtimaller de yüksek olduğu için bizdeler ” diye konuştu.

 
” İLK ÖNCE BEBEĞİN KALBİNİ YAPISAL OLARAK İNCELEMEMİZ GEREKİYOR “

Prof. Dr. Tuzcu, annede nasıl bir tedavi uygulanacağından da bahsetti. Volkan Tuzcu, ” Sara Hanım’ın hamileliğinin çok erken aşamasındayız. Yaklaşık 1 ay sonra ultrasonla bebeğin kalbini değerlendirmek güvenilir olacak. Yapısal olarak kalbi değerlendirebiliyoruz. Ama kalp ritmini bu aşamada değerlendirmemiz mümkün değil. Sara Hanım birçok kardeşini kaybetmiş. Sara Hanım’ın annesi de birçok çocuğunu kaybetmiş . Bu, büyük ihtimalle Sara Hanım tarafından gelen bir hastalık. Eğer biz bu genetik hastalığın ne olduğunu bulabilirsek anne karnından sıvı alarak o bebekte de aynı şey var mı yok mu bakma ihtimalimiz olabilir ” diye konuştu. Prof. Dr. Volkan Tuzcu, ” İlk önce biz çocuk kardiyologları olarak bebeğin kalbini yapısal olarak incelememiz gerekiyor. Ama ani ölümlerin bir kısmı elektriksel bozukluklardan oluyor. Onu anne karnında değerlendirmemiz sınırlı oluyor. Diğer çocuklarla ilgili elimize daha fazla bilgi gelirse, o zaman annenin karnından sıvı alarak genetik teşhis konulabilir. Hamilelik esnasında diğer hamileliklere göre yakın takip gerekecek. Onu da kadın doğumcu arkadaşlarımız yapacaklar ” dedi.

 

Bugüne kadar 13 çocuğunu kaybeden bir aile görmediğini belirten Tuzcu, ” Burada tabii herhangi bir teşhis konulamamış. Bu gerçekten ilginç. Genellikle bir teşhis koymak mümkün oluyor. Bazı hastalıklar var nadiren çaresi yok ama o hastalık mıdır öbür hastalık mıdır bakmak lazım. Ondördüncü çocuğa gelene kadar bir teşhis olması gerekirdi. O olmadığı için işimiz biraz daha zor. Elimizden gelen yardımı üniversite hastanemiz olarak yapmaya çalışacağız ” şeklinde konuştu. İstanbul’da bir akrabalarının yanında kalan Bayanka çifti, tedavi sürecinin başarılı olmasını bekliyor.

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.