Anasayfa > Gündem, Öne Çıkan Haberler > Memur Sen, çözüm süreci için rapor hazırladı

12.04.2013 Cum, 10:21

Reklam

Memur Sen Erzurum Şube Başkanı Abdullah Duman, demokratik çözüm sürecine katkı amaçlı olarak rapor hazırladıklarını açıkladı. Duman, hazırlanan raporun Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a sunulacağını ifade etti.

 

Memur Sen İl Başkanı Abdullah Duman, Türkiye’nin çözüm süreciyle önemli bir kavşağa ulaştığını ifade etti. Duman, ülkede akan kardeş kanının durması, birlik ve beraberliğin pekiştirilmesi için çözüm sürecinin tarihi bir dönüm noktasını oluşturduğunu ifade etti. Ülkenin siyasi, ekonomik ve sosyolojik problemlerinin çözümünün demokratikleşmeye dayandığını belirten Duman, “Demokratik bir toplum ve bu topluma hizmeti kendine şiar edinmiş sosyal hukuk devletini ortaya çıkarmanın ön şartlarından biri hiç kuşkusuz milli birlik ve beraberliğe, kardeşliğe yönelen bütün tehditlerin el birliğiyle ortadan kaldırılması şart. Demokrasi, milli egemenlik ve kardeşlik temalı milli birlik; aynı coğrafyayı ülke olarak gören insan topluluğunun temel asgari müşterekleridir.” dedi.

Duman, demokrasinin bütün kural ve kurumlarıyla tam ve koşulsuz yaşandığı Türkiye; ülkenin bütün bireylerinin kendisini eşit vatandaş görebilmesini gerektiğine vurgu yaparak, “Eşit vatandaşlığı gerçekten yaşanan bir değer haline getirmekse, insanı ve onurunu esas alan bir siyasal sistemle mümkündür. Böylesi bir siyasal sistem, huzur ve güven ortamı öncelikle aynı coğrafyada yaşayanların ortak iradesine ve mücadelesine ihtiyaç duyar. Ülkemiz, vatanımız, memleketimiz, medeniyet diyarımız, Anadolumuz; asrı aşan fakat özellikle son otuz yılda terörden beslenenlerce oluşturulmak istenen bir ayrıştırma iklimine mahkum edilmeye çalışılmıştır. Silahlanarak dağa çıkmanın makul, insani bir tavırla hak aramanın araz sayıldığı bir zemin oluşturmak istenmiştir. Bu iklimin oluşturduğu tablo ağırlıkla, kamu bütçesine maliyet bazlı verdiği zarar üzerinden okunsa da asıl zarar, hiç kuşkusuz beşeri sermayemiz üzerinde gerçekleşti. Birbirinin hısmı olan kültürleri birbirinin hasmı olarak gösteren fikir fakirliği, sistematik bir şekilde zihinlere dayatıldı. Kültürlerin birlikteliğine, farklılıkların zenginliğine dayanan medeniyet mozaiğimizin üzeri, kardeşliğin üstüne perde çekme heveslilerince daksillenmeye çalışıldı.” ifadelerini kullandı.

 
Yaşanılan çözüm sürecinde yapılması ve yapılmaması gerekenlerin hep birlikte, ortak akılla, yerli bir dille ortaya konulmasının gerekliğine de dikkat çeken Duman, şunları dile getirdi: “Akil İnsanlar’ın görev süresi, görev alanları belirlenmeli ve çalışmaları belirli aralıklarla gerekli hassasiyetler de gözetilerek kamuoyuyla paylaşılmalıdır. Çözüm süreci, etnik temalı değil insan hakları, insan onuru ve ifade özgürlüğü esas alınarak temel hak ve hürriyetler temelinde yürütülmelidir. Süreç, telaşla değil mutedil ve belirli bir takvime bağlı olarak yürütülmelidir. Siyasi bir kaosun oluşmasına ve toplumun tereddütlerinin fiili tepkilere dönüşmesine zemin oluşturulmamasına azami özen gösterilmelidir. Çözüm sürecinin, devlet-millet kaynaşması ve ötekileştirmeyen devlet aygıtının birlikte tesisi olduğu vurgusu ön plana çıkarılmalıdır. Türkiye genelinde kamuda uygulanacak kılık-kıyafet özgürlüğü, hem Türkiye’nin genel olarak demokratikleşmesine hem de dindar insanların yaşadığı Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun sürece daha olumlu katkılar yapmasına fırsat oluşturacaktır. Devletin bütün faaliyetlerinde, şeffaf ve hesap verebilir olması sağlanarak derin devlet yapılanmasına kapı aralayan hukuki boşluklar giderilmelidir. Çözüm sürecinin ana konusu ülkemizin mevcut sorunlarının ve vizyonunun bir kısmını ihtiva etmektedir. Süreç içerisindeki çabaların kalıcı değerler ve sürdürülebilir bir huzur ortamı inşa etmesi, yaşamakta olduğumuz sorunların varlığına kaynaklık eden ve çözüm çabalarının önünde set oluşturan mevcut anayasanın vesayetçi ve ötekileştirmeye dayanak yapılan ruhundan kurtulmaya bağlıdır. Bu nedenle, asli ve kalıcı çözümler ancak ve ancak katılımcı demokrasiyi destekleyen ve insan onurunu esas alan bir ruha sahip yeni ve sivil bir anayasayla mümkündür. Bu nedenle, yeni anayasa talebi ve iradesi süreç içerisinde mutlaka ifade edilmelidir.”

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.