Anasayfa > Slayt Haber, Yazar > Ölüyü- diriyi bıraktınız

28.02.2013 Per, 11:49

Ölüyü- diriyi bıraktınız

Reklam

Bundan birkaç ay önce Beyaz Tv’de Derin Futbol adında güzel bir tartışma programını seyrediyorum.O zamanlar konuk Fenerbahçe’nin eski kaptanı Ümit Özat…Rasim Ozan telefonla bağlanıyor ve Ümit Özat’la aralarında sert bir tartışma geçiyor.Rasim Ozan’ı bilirsiniz bağrış, çağrış hızını alamıyor, Ahmet Çakar’a da aradan bir laf sokuyor.Ahmet Çakar her ne kadar Rasim Ozan’dan farksız bir kişilik olsa da bu programda biraz ağırlığı olduğundan lafı hazmedemeyip herkesi susturuyor ve toplumumuzda aşağı yukarı herkesçe bilinen ” Rasim Ozan ! Ölüyü diriyi bıraktın gözü bana mı diktin ” diyerek veryansın ediyor…

 

Bugünlerde Ahmet Çakar’ın bu sözü nedense sık sık aklıma geliyor. Bazı çevrelerden ara ara aleyhte duymuş olduğum sözlerden olsa gerek…

 

Önce ki gün çok sevdiğim bir ablamı, hocamı ziyaret etmek üzere kapısını çaldım.Hararetli bir telefon görüşmesi sırasında rahatsız ettim kendisini.Beni görünce çok sevdiğinden hemen telefondaki kişiye benden bahsetmeye başladı. Bense görüşmesinin özel olabilme ihtimaline karşı ayakta beklerken hocanın bu tutumu karşısında karşısındaki koltukta yerimi aldım. Telefonun ucundaki gür ses neredeyse odanın içerisinde yankılanırken konuşmanın bir kısmına istemeyerek vakıf oldum.Konu benimle alakalıydı.Karşı tarafın her söylediği sözde hocanın yüzü giderek asılmaya başladı.Çünkü hoca benim konumu açarken karşı taraftan olumlu sözler duymayı bekliyordu.Az çok bende konuşulanları işittiğimden mahcup olmuştum.Saygı duyduğum bir insana, hakkımda bu tür sözler söylendiğinden, yerin dibine girmiştim adeta.

 

Hani dedim ya ! Aslında bugünlerde duymadığım şeyler değildi ama şahsımla alakalı bir konuda değildi ! Daha önce yazdığım gazetenin düşüncesi, inancı yada kafa yapısı hakkında yorum alıyordum. Bu muhabbet ile hiç alakam olmadığından farklı kişiler tarafından adımın zikredilmesi hoşuma gitmediği gibi gözümün önünde sürekli olarak Ahmet Çakar’ın o fotoğrafı beliriyordu !  ” Ölüyü diriyi bıraktınızda, gözü ……… ”

 

İsmini, cismini dahi bilmediğim, tanımadığım kişiler o kadar güzel konuşuyorlardı ki…Maaşallah !  Gazeteci ya hani ! Geçmişte yazmış olduğum yerlerden birisi öyleymiş, böyleymiş…Neden o kadronun içinde bulunmuşum falan, filan… Kardeşim ! Bulunduk, bulunduk da çıkıp orda burda kimseyle gezip tozmuş muyum ?  Yok !  Bir yerlerde oturup konuşmuş, görüşmüş müyüm ?  Yok !  Bir kuruş paraları mı boğazımdan geçmiş ?  Yok !  Vaziyet böyleyken kim, ne konuşuyor ?  O öyleymiş, bu böyleymiş…Banane kardeşim ! Beni  ben bağlarım ! Çok mu bilinçli davranıyorsunuz bu konuda ? Bir ay önce bahsi geçen kuruluşun sahibi ile değerli gazeteci Sayıl Narmanlıoğlu arasında bir durum söz konusu oldu.Hanginiz gazetenizde yer verdiniz ? Bu mu sizin samimi duruşunuz ? Kulis yapmayı bırakında hakiki samimiyetinizi gösterin ! Birileri üzerinden birilerini karalamak yakışmaz.

 

Ben sizler gibi gazeteci değilim ! Yine söylüyorum gazeteci sıfatını kabul etmiyorum.Ben yazarlık tahsili gören bir köşe yazarıyım.Tahsilimin gerektirdiği gibi Yazarlık yapıyorum. Benim ki, bazıları gibi BOŞ ZAMANLARIMI DOLDURMA AMAÇLI YADA HOBİ OLARAK YAPILAN DURUM değil, mesleki bir durum ! Demem oki gerçek bir yazarın nerde yazdığı ile değil, neler yazdığı ile ilgilenmeniz gerekir ! Bunun içinde okumak gerekir.Gazete basmayla yada çıkarmayla olmaz bu işler.Ha ! Olacağı da varsa bir gazete de biz açarız.Zor birşey değil.Sağolsun sizlerden kat kat bilgili, destek olacak gazeteci ağabeylerimiz, dostlarımız mevcut, lakin ; bizler karalama yapmayız.Gerçi karalama yapanların okur sayısınıda biliriz ya neyse ! Sizin gazetenizin okur sayısı kadar unutmayın ki milletin ailesinde fert var.

 

Son olarak ; Bu memleket Dursun Ali Codur’lar, Selahattin Codur’lar, Sebahattin Codur’lar da gördü.Bir Codur daha eklenmesi sizi bu kadar düşündürmesin.Yarın Hürriyet’te olur, Milliyet’te olur, A’da olur B’de ( ki buna sevinmeniz lazım ) ama hangisi olursa olsun, kimileri gibi sağcıyla sağcı, solcuyla solcu, akla ak, karayla kara olmak bizim duruşumuza yakışmaz. Ne olursa olsun, hangi çatı altında olursak olalım ! Ne BİLDİĞİMİZDEN şaşarız ne de DOĞRUMUZDAN…

YORUMLAR

Toplam 1 yorum bulunmaktadır.

Gürhan Özorhan

Yiğidim, taş atan kol taştan önce düşer.Doğru yolda yürümeye, kötülükleri demet yaparak insanımıza hizmet ettiklerini zanneden berbatlar, sizin yürüdüğünüz yolun çakıl taşlarıdır.Selam ve sevgilerimle.

28.02.2013, 17:29