Anasayfa > Slayt Haber, Yazar > Tarihi Hakikatler

21.01.2013 Pts, 13:14

Tarihi Hakikatler

Reklam

Haram yüklü kırk Haramilerin katırlarını ürkütmeye, kuyruğu sıkışmış tilki sincap gibi sıçrayan bukalemun gibi deri değiştirenlerle, günümüz iktidarının gerçekleri kara bir çarşafla örtmeye çalıştığını gördüğümden, aklıma çarşafla ilgili tarihi bir gerçeği paylaşmak, Örtüsü beyaz, bahtı kara Erzurum ve içerisinde yaşayan dadaşlarımla, tarihte kısa bir gezinti yaparak tarihi gerçekleri hep beraber tekrar gözden geçirmek niyetindeyim.

 

Son günlerde ülkemizde gördüğümüz ve sıkça giyilmeye başlayan “Çarşafı değerli tarihçimiz rahmetli İsmail Hami Danişmed, tarihi hakikatler kitabında çarşaf ’la ilgili gerçeği şöyle açıklamaktadır”. Tesettür’ ün (örtünme) yanlış anlaşılmasından dolayı, bizde çarşaf İslam kadınının dini kıyafeti sanılır. Ve işte bundan dolayı bir taassup mahsulü gibi gösterilir! Bu ifade tamamıyla yanlıştır. Tesettür’ ün İslam’daki yerini değil, çarşafın Türkiye’deki eğlenceli tarihine bakalım. Üçüncü Osmanlı Hükümdarı Murad-ı Hüdavendigar (birinci Murat) devrinde Bursa’da cereyan ettiği mühim bir sosyal olay hakkında ki rivayet kısaca şöyledir: <… O zaman kadınlarda yüz örtmek âdeti pek azdı. Yüz örtme âdeti sonradan adet oldu. (Karamanoğlu Alaüddin)in (Hamidoğlu İlyas diyarını katliam ettiğinde üç kabile Diyar-ı Osman’a firar etmişlerdi. O vakit bunları Murat Han görüp pek temiz ve uslu âdem olduklarından kendi şehrinde (Bursa)da yerleştirmişti. İşte bu kabile kadınları pek güzel olduklarından herkes bunları temaşa etmeye başlayınca ulema tarafından bu kabilenin hatunlarının yüzleri siper edilmesi emredildi. İşte ne vakit dışarı çıksalar o kabile kadınları yüzlerini siper ederlerdi. Fakat bu hal sonra diğer kadın ve kızların da pek hoşuna gittiğinden herkes daima güzelce her tarafını örtmeye başladı.>

 

 

          Birinci Murad’ın Bursa’ya yerleştirdiği üç Türkmen oymağının dilber kadınları halkı heyecan içinde bırakınca din büyükleri ortalığı yatıştırıp her hangi bir olayı önlemek gayretiyle Türkmen güzellerine yüz örtüsü güzellik sembolü sayılmış ve nihayet kendilerine hiç de çirkin bulmayan Bursa hanımları da o güzellik sembolünü bütün vücutlarına teşmil edip el birliğiyle kullanmaya başlayarak “çarşafın” genel bir kıyafet mahiyeti almasına, sırf kıskançlık yüzünden sebep olmuşlardır. Erkeklerin çarşaf meselesinde hiçbir günahı yok demektir.

              Bütün mesele şehir hanımefendilerinin Türkmen güzellerini kıskanmalarından doğmuş, fakat buna rağmen çarşaf köylere yayılamamıştır.

      Günümüzün siyasi tartışmalarından uzaklaşarak okuma alışkanlığımızın olmadığı eksikliğimizin giderilmesine yardımcı olur kanısıyla, değerli tarihçimizin kitabını paylaşarak zaman zaman tarih yolculuğu yaparak tarihimizle ilgili gerçeklerle buluşmaya devam edeceğim. Bir sonraki yazımda, ülke gündemini hayli meşgul eden” Muhteşem Yüz yıl” dizisiyle Kanuni Sultan Süleyman’ la, gerçeklerle buluşmak dileklerimle. Ülkü İle Kalınız.

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.