Anasayfa > Ekonomi, Öne Çıkan Haberler > Türk Tarım Orman Sendikası Erzurum Şubesi’nden açıklama

15.02.2013 Cum, 10:28

Türk Tarım Orman Sendikası Erzurum Şubesi’nden açıklama

Reklam

E.MEHMET YILMAZ
ERZURUM (İHA) –

 

Türk Tarım Orman Sendikası Erzurum Şube Başkanı Adem Karadayı, sendika binasında düzenlediği basın toplantısında ”Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığında; 2005 yılında KÖY-MER Projesi adı altında başlatılan ve 2007 yılı başından itibaren de TAR-GEL Projesi olarak devam eden Proje çerçevesinde, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi 4B statüsünde sözleşmeli olarak teknik ve sağlık personeli istihdam edildi.” dedi.

 
Karadayı ”Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığında; 2005 yılında KÖY-MER Projesi adı altında başlatılan ve 2007 yılı başından itibaren de TAR-GEL Projesi olarak devam eden Proje çerçevesinde, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi 4B statüsünde sözleşmeli olarak teknik ve sağlık personeli istihdam edilmiştir. Bahse konu sözleşmeli personelin büyük bölümü ise, 02.06.2011 Tarih ve 632 Sayılı Kanun Hükmünde kararname ile, 22 Haziran 2011 seçimlerinin hemen öncesinde, 4 Haziran tarihine kadar kamuda istihdam edilen tüm 4B’li kamu çalışanları kadroya geçirilmiştir. TARGEL Projesinin Amaç Bölümünde; ’Bu usul ve esasların amacı; Bakanlığın ihtiyaç duyduğu yerlerde çalıştırılmak üzere, yöredeki üretim kapasitesi, arazi büyüklüğü gibi kriterlere göre Bakanlığın görev alanına giren konularda ziraat, su ürünleri ve gıda mühendisleri ile veteriner hekimlerin sözleşmeli olarak çalıştırılmasına ilişkin usul ve esasları belirlemektir.’ ifadesi yer almaktadır. Gerekçeden de anlaşılacağı üzere projenin amacı, Bakanlığın ihtiyaç duyulan yerlere personel istihdamı olarak belirlenmiş bulunmaktadır. Kadro işlemi gerçekleştikten sonra bahse konu bu personel için sözleşmedeki şartlar son bulmuş ve Bakanlık bünyesindeki diğer kadrolu meslektaşları gibi onların da, asli ve sürekli görevlerde, il ve ilçe merkezlerinde çalıştırılması zorunlu hale gelmiştir. Bu değişikliğe rağmen Bakanlık, ilgili personelin çalıştığı taşra kuruluşlarına bir tebliğ yayınlayarak, bahse konu personelin, yeni kadroya atanmasına rağmen yine de eski köy merkezli çalışmalara devam ettiğini emir haline getirmiştir. Bu gelişmeden sonra Bakanlığa itiraz yazısı yazılmış ve akabinde Bakanlık Tebliğinin Yürürlüğünün durdurulması ve iptali ile ilgili Danıştay’da dava açılmıştır. İtiraz gerekçemiz ise; Bakanlığın 03.06.2011 tarihinde çıkan 639 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede köy teşkilatı yer almamaktadır. Buna ilaveten 3046 sayılı “Bakanlıkların Kuruluş ve Görev Esasları Hakkında Kanun”da yer alan “çalışma şartlarına esas kullanılabilecek fiziki mekânın, söz konusu personelin görevlendirildiği pek çok köyde bulunmaması” ve 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu ve buna dayalı çıkartılan Kamu Konutları Yönetmenliğinde belirtilen “zorunlu konut şartların yerine getirilmemiş olmasıdır. Ankara’da Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Taşra İl Müdürleri ile bir toplantı yapmış ve bu toplantıda, söz konusu kadro almış personelin “köy görevlerinin” devam edeceğinin bizzat Bakan tarafından İl Müdürlerine ifade edilmiştir. Devlet Hizmetleri temelde Anayasamız olmak üzere Mevzuatlarla belirlenmiş sınırlar ve tanımlamalar çerçevesinde yürütülmektedir. Bu anlamda değerlendirildiğinde bahse konu personelin; köy şartlarında, zorunlu sürgün şekline dönüşmüş, ben yaptım-oldu mantığı ile; keyfi olarak uygulanan, asla ölçülebilir bir kamu yararı olmadığı pozisyonda ve mağduriyeti gitgide artan bir şekilde, bu şekilde çalışmaya zorlanması başta Anayasamızın 10. Maddesi olmak üzere, 639 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, 3046 sayılı kanun ve bu kanunlara dayalı çıkartılan yönetmenliklere aykırıdır. Köy şartlarında arkadaşlarımıza nasıl bir yetki ve imkan verileceği henüz netlik kazanmamışken, bu projeyle ilerde baş gösterecek personel arasındaki kadrolu kadrosuz, sözleşmeli sözleşmesiz, sen çalıştın ben yattım gibi sorunlar çalışma barışını bozacaktır. Ayrıca bu insanların da tayin yapma şansı yok denecek düzeye getirilmiştir. Köyden köye boş kadro olursa tayin yapabilir, boş köy olmasa ne olacak? ilk bakışta insana şaka gibi geliyor.böyle bir sürü sorun bizleri beklemektedir, amaç köylüyü düşünmekse köylü yetkisiz hiçbir donatımı olamayan elemanla iş yapamayacak ,amaç çalışanın köylüye faydalı olabilmesi ise bu psikolojideki bir çalışan nasıl faydalı olacak takdir kamuoyunun. Avrupa birliği şartlarında mademki uyum surecindeyiz her yönü ile bir Avrupa ya bakın birde bize. Aldığımız duyumlarda ilçe müdürlerinin bir kısmı arkadaşlarımızın ikametlerinin köye alınmasını istiyorlar.Köyde ikamesi olmayan bir uygulamanın çarpıcı uygulamaları başta Sayın Bakan olmak üzere, tüm bakanlık üst düzey yöneticilerini daha duyarlı olmaya davet ediyoruz.” diye konuştu.

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.