Anasayfa > Öne Çıkan Haberler, Sağlık, Yaşam > Varis Hastalığı Çoğunlukla Öğretmenlerde Görülüyor

24.11.2015 Sal, 14:25

Varis Hastalığı Çoğunlukla Öğretmenlerde Görülüyor

Reklam

Özel Eskişehir TSG Anadolu Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Emin Can Ata, çoğunlukla öğretmenlerde görülen varis hastalığının tedavi süreci ve korunma yöntemlerini anlattı.

Op. Dr. Emin Can Ata, varisin bacaklardaki toplardamarların genişleyerek normal fizyolojik işlevini kaybetmesi sonucunda meydana gelen bir toplardamar rahatsızlığı olduğunu belirtti. Hastalığın başka bir deyişle bacaktaki hipertansiyon hastalığı olduğunu ifade eden Ata, “Toplumda yaklaşık olarak yüzde 20 oranında görüldüğü tahmin edilmekte olup, en yaygın tipi spider ven (örümcek ağı) şeklinde olanlardır. Sadece kozmetik sorunlara yol açar. Diğer varis tiplerinde ise hastalarda ciddi ağrılar, yanmalar ve kaşıntı gibi yakınmalar olabilmektedir” dedi.

“HER 3 VARİSLİ HASTANIN 2’SİNDE AİLESEL GEÇİŞ GÖRÜLÜR”

Varis oluşumunda kalıtsal faktörler çok önemli olduğunu aktaran Op. Dr. Emin Can Ata, ailede varis hastalığının olması, diğer bireylerde görülme ihtimalinin oldukça arttırdığını söyledi. Dr. Ata, “Her 3 varisli hastanın 2’sinde ailesel geçiş görülür. Ayrıca hormonal farklılıklardan dolayı, hamilelikte ve doğum kontrol hapı kullanımı sırasında varis daha sık görülür. Kadınlarda daha sık görülmesinin sebepleri bunlardır. Ayrıca bazı ırklarda daha fazla görülmesi varisin kalıtsal rolünün göstermektedir. Aşırı şişman kişilerde ve hamilelerde varis daha çok ortaya çıkar. Uzun süre hareketsiz ayakta duran ya da oturan kişilerde varis görülebilir. Bu durum varisin nedenlerinden biri olarak kabul edilmektedir ve mesleği gereği bu şekilde yaşayan öğretmen, iş adamı/kadını, pilot, hostes, doktor, hemşire, sekreter, memur, ev kadını gibi pozisyondaki kişilerin dikkat etmesi gerekir. Uzun süre araba ya da uçak yolculuğunun yapılması, sağlıklı kişilerde bile ayaklarda şişliğe ve toplardamarlarda yetmezliğe yol açmaktadır. Bunların dışında sıcak su, toplardamarların pıhtılaşıp tıkanması sonucu varis gelişebilir. Sıcak banyo ve kaplıcalar varisli kişiler ve varis riski taşıyanlar için zararlıdır” ifadelerini kullandı.

“VARİS HASTALIĞIN BELİRTİLERİ FARKLILIK GÖSTEREBİLİR”

Dr. Ata, varis hastalığının birkaç şekilde ortaya çıkabileceğini ve hepsinde aynı belirtilerin görülmediğine dikkat çekerek, “Örneğin cildin iç kısmındaki kılcal damarların kırmızı-mor renkteki çizgilerle ağ halini alması şeklinde görülen varislerde sorun sadece fiziksel görünümden ibarettir ve belirtiler çok hafif seyreder. Fakat varisin toplardamarlarda yani büyük damarlarda görülmesi sonucu belirtiler belirgin ve rahatsız edicidir. Sıklıkla bacaklarda ortaya çıkan bu tip variste, bacaklarda ağrı, ödem, kramp şeklinde ağrı, lekeler, sıcaklık hissi, toplardamarlarda tıkanıklık gibi belirtiler ortaya çıkar” diye konuştu.

VARİS HASTALIĞI NASIL MEYDANA GELİR?

Op. Dr. Emin Can Ata,varis hastalığının hangi nedenlerden dolayı meydana geldiğinden de bahsederek, şöyle devam etti:

“Varis, hareketsiz yaşam tarzına sahip, bu şekilde uzun müddet ayakta duran ya da oturan kişilerde sık görüldüğü için mümkün olduğu kadar bu durumdan kaçınmak gerekir. Bacakların rahatlaması için ayaklar havaya kaldırılmalı ya da baldır kasları için bacakların oturarak da olsa hareket ettirilmeleri gerekir. Ayakların ve bacakların dinlenirken biraz yukarıda olması hem rahatlık sağlar hem de koruyucudur. Bunun için yatağın ayak tarafı yükseltilebilir. Düzenli egzersiz, spor yapmak birçok hastalığı önlemede etkili olduğu gibi, varis oluşumunun da engellenmesi için oldukça etkilidir. Her gün bir saat yürümek çok faydalıdır. Bu şekilde kilo almanın da önüne geçilebilir. Unutmamak gerekir ki şişmanlık da varise neden olur. Yüzme, soğuk su ile bacakların ovulması faydalıdır. Fakat sıcak su varisin oluşumunu ve ilerlemesini kolaylaştırır. Bu yüzden sıcak sulardan kaçınmak gerekir. Ayrıca çok dar kotlar zararlıdır. Kasların hareketini engelleyebilir. Sigara ve alkolü az da olsa azaltmak gerekir.”

VARİS HASTALIĞININ BELİRTİLERİ NELERDİR?

Ağrı: Bu ağrı tüm bacağı ve özellikle diz altı bölgeyi etkileyen derin, künt ve bacağa ağırlık hissi veren bir ağrıdır. Uzun süre ayakta kalmakla artar ve bacağı yukarı kaldırmakla azalır. Yorgunluk ağrısı olarak da ifade edilebilir.

Kaşıntı: Bacak kaşınabilir ve sıcaklık, yanma hissi ve bazende zonklama olabilir. Genelde varisli damarların üzerinde olur ve yaygın bir his olmasa da bazen cilt değişiklikleri olduğunda ayak bileğine sınırlı olabilir.

Ayak bileğinde şişme: Özellikle akşamları, sıcak havalarda veya adet dönemlerinde ayak bileklerinde hafif, orta bazen de ileri dereceli şişlikler belirir.

Gece krampları: Yaygın bir şikâyet olup varis harici kalsiyum, magnezyum eksikliği, kansızlık, huzursuz ayak sendromu gibi durumlarda da karşımıza çıkabilir. Uzun süreli ayakta kalmak veya oturmak, adet dönemleri ve sıcak havalarda ağrı, kaşıntı, şişme, dolgunluk, gece krampları yakınmaları artar ve bu da varis hastalığı tanısını destekleyen önemli bir durumdur.

Bacaklarda yorgunluk, gerginlik hissi

Yüzeyel tromboflebitler: Yüzeyel varisli toplardamarların yüzeysel pıhtılaşması sonucu üstünde bulunan cildin enflamasyonuna (bakteri olması gerekmeden oluşan vücudun bölgesel cevabıdır) neden olur. Kendiliğinden oluşabileceği gibi toplardamara hafif bir travma, hareketsizlik veya uzun süreli yolculuklar sonucu da oluşabilir. Gizli tümörler gibi diğer nedenler de unutulmamalıdır. Akut dönmede cilt kızarık, sıcak ve çok hassastır. Aradan zaman geçince sert hassas olmayan damar üzerinde kalıntı ciltte renk değişikliğine neden olur. Sonuçta toplardamar yeniden açılabilir (rekanalize) ve süreç kendini tekrarlayabilir.

Ayak bileği cilt değişiklikleri: Bu değişiklikler hafif hemosiderin pigmentasyonundan (renk değişikliği), varis egzamasına, lipodermatoskleroz ve açık yaraya (ülser) kadar değişebilir.

Kanama: Yüksek ayak bileği basınçlarının olduğu durumlar da hassas cilde hafif bir travma olduğunda büyük kanamalar olabilir. Benzer şekilde belirginleşmiş bir damara olan bir travma da aşırı kanamaya neden olabilir.

Varis hastalığı klinik, etiyoloji, anatomi ve oluşan patolojik (KEAP sınıflaması) durumlara göre farklı şekillerde tedavi edilmelidir.

1.Medikal tedavi: Varis hastalığına bağlı ağrı, şişlik, yanma ve kaşıntı gibi şikâyetlerin giderilmesinde yararlıdır ancak oluşan varisleri tedavi etmez.

2.Kompresyon (varis çorabı): Medikal tedavi ile beraber kullanıldığında varis hastalığına bağlı semptomları daha etkili düzeyde düzeltir, yeni varislerin engellenmesinde yardımcı olur ancak varisleri yok etmez.

3.Klasik Varis Operasyonu: Genel yada spinal anestezi altında hastalıklı varis damarların tamamının çıkartılma işlemidir. Birkaç adet 1-3cm büyüklüğünde kesiler gereklidir.

4.Mikro Flebektomi: Lokal anestezi ile küçük varislerin minik kesilerle çıkartma tekniği.

5.Skleroterapi ve Köpük Tedavisi (İğne Tedavisi): Varis damarların içine sklerozan madde verilerek varislerin yok edilmesi. Bu teknikte bacağa hiç kesi yapılmıyor.

6.Lazer ve Radyo Frekans Ablasyon: Lazer tedavisinde temel prensip hastalıklı damara özgü dalga boyundaki enerji uygulamasıyla hastalıklı damarı devre dışı bırakmaktır. Lazer tedavisinin yüzeysel (cilt) varislerinde ve halk arasında iç varis diye bilinen varis tipleri olmak üzere iki değişik uygulaması vardır. İşlemin yapılmasına engel teşkil edecek damar yapısı mevcut olmayan her hastaya uygulanabilir. Yani lazer kateterinin girebildiği ve ilerletilebildiği her vakada kullanılabilir. Günümüzde bu teknik giderek klasik varis operasyonunun yerini almaktadır.

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.